AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Gökyüzüne yakın olmak...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nancy Agness
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Yay Maymun
Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Gökyüzüne yakın olmak...   Çarş. 8 Şub. 2012 - 16:58

Her zaman yapacak bir şey olmadığını söylüyordu. Ama düşününce son zamanlar da ne kadar çok meşguldü aslında. Bunu boş kaldığı şu anda anlamıştı. Beşinci sınıf olmak kolay değildi. Her şey daha da zorlaşıyordu. Dersler, ödevler ve sorumluluklar artıyordu... Bahçeye çıkmıştı ve temiz havayı içine çekti. Ödev yaparak geçirmediği bir öğle arası bulmuştu sonunda. Baharın yaklaştığını haber veren ılık rüzgar eşliğinde ıslak çimenlerin üstünden geçti. Ama hala ne yapacağına karar verememişti. Sanki kendini bildi bileli hiç boş zamanı olmamıştı. Öncede ne yapardı boş kaldığında? Birden gözü baykuşların tepesinde uçuştuğu baykuşhaneye takıldı. Eskiden oraya ne kadar da çok giderdi. Gökyüzüne yakın olmayı seviyordu çünkü. Olabildiğince yukarıda ve olabildiğince özgür olmak... Gökyüzü bunu hatırlatıyordu ona. Birinci sınıfta babasına ait yaşlı baykuşu ölmeden önce oraya her gün gidip onu kontrol ederdi. O öldüğünde ise döktüğü gözyaşları kuruduktan sonra arada sırada oraya gitmeye devam etmişti. O baykuş ile büyüdüğü için bu canını ne kadar yaksa da artık buna alışmıştı. Çünkü gökyüzünden ve verdiği histen ayrılmak istemiyordu. Hogwarts'da gökyüzüne yakın olan tek yer baykuşhane değildi. Ama baykuşların kanat çırpışları ona daha da huzur veriyordu.

Adımlarını oraya doğru çevirmişti. Hızlı adımlarla oraya gitmişti. Öğle arası bitmeden orada zaman geçirmek istiyordu. Eski kapıdan içeriye girip uzun merdivenleri tırmanmaya başladı. Buraya uzun zamandır gelmediği belliydi. Eskiden koşarak çıktığı merdivenlerde şimdi nefessiz kalmıştı. Biraz nefes alıp çıkmaya devam etti. Buraya gelmeyeli ne kadar olmuştu? Yaklaşık iki yıl olmuştur herhalde. Yukarıya vardığında girişin duvarına yaslandı ve "Evet olmuştur." diyerek onayladı düşüncesini. Biraz soluklandıktan sonra baykuşların kanat çırpışları ile yerden yükselen kuş tüyleri arasından geçti. Camın kenarına oturdu. Burası hatırladığından da yüksekti. Kanat çırpışları kulağını doldururken rüzgar aşağıdakinden daha sert bir şekilde yüzüne çarpıyordu. Buradan etrafı izlemek daha güzel oluyordu. "Sanırım burayı gerçekten özlemişim" diye mırıldandı tam önüne konan baykuşa bakarak. Bir süre kahverengi tüyleri arasındaki kocaman gözlerine baktı baykuşun. Ama kapının yavaşça açılması ile baykuş yeniden havalandı. Uçuşan tüylerinden biri gıdıklayıcı bir şekilde elinin üstüne kondu. Diğer eli tüye uzanırken kafası kapı tarafına dönmüştü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Wulfric
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Başak Ejderha
Mesaj Sayısı : 50
Kayıt tarihi : 22/01/11

MesajKonu: Geri: Gökyüzüne yakın olmak...   Çarş. 8 Şub. 2012 - 20:59

Her zamanki gibi dersten sonra arkadaşlarıyla buluşup eğlenicekti ama bir sorun vardı , hiç biri olduğu yerde yoktu. Biraz daha arayıp onlarla buluşmak için gittiği yerleri kontrol etmek için dolaşmaya başladı. Sırayla hadrig'in evinin orayı, ortak salonu ve baykuşhaneyi aramaya başladı. Son yere gelmişti ki onları bulmayı burda da ummuyordu. Kapıyı açmadan önce içerde birisi olduğunu anladı. Genellikle etrafındakileri sezebiliyordu ve asası sayesinde en ufak sesleri bile büyüyle duyabiliyordu. Kapıyı açtığında yavaşça etrafa bakmaya başladı ve en sonunda 5.sııflardan birisini farketti. Onu daha önce görmüştü ama ismini hatırlamıyordu. Ona aldırmadan kendi baykuşunu kontrol etmek için ilerlediğinde birden bir bağartıyla kıza baktı. Ayağını boşluğa basmış düşmek üzereydi. Hemen asasını çıkartarak "Wingardiyum leviosa" dedi ve kızı havada tutmayı başarabildi ama kız o kadar yaklaşmıştı ki saçları yere değiyordu. Kız ise yüzüyormuş gibi kollarını sağa sola savuruyordu. Aslında hali çok komikti ve güzelde gözüküyordu. Düştüğü için eteği biraz açılmıştı ama .... Aldırmadan asasını kaldırarak onu yanına kadar çıkardı ve yere yavaşça indirdi fakat kız bu sefer utançtan yüzünü kapattığı için yere kapaklanmıştı. Onu yerden kaldırmak için elini uzattı ve "Dikkatli olsan iyi olursun her zaman benim seni kurtarmamı beklememelisin." dedi ve sırıtmaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nancy Agness
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Yay Maymun
Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Geri: Gökyüzüne yakın olmak...   Çarş. 8 Şub. 2012 - 22:43

İçeriye bir çocuk girmişti. Başta onu tanımamıştı. Çocuk paketlerin üstüne konmuş baykuşuna yönelirken o da yeniden önüne dönmüştü. Baykuşların kanat seslerini dinlemeye devam etmeyi planlıyordu. Ama birden aklına gelmişti. Öğle arası bitmeden profosörden kaçırdığı dersin notunu alması gerekiyordu. Derse yetişmek için koşarken merdivenlerden kaydığı o gün derse girememişti. Revirde geçirdiği o öğleden sonra Nancy'e çok uzun ve sıkıcı gelmişti. O zamanda camdan gökyüzünü seyretmişti. Gökyüzünü ve baykuşları bu kadar sevmesinin nedeni babası olmalıydı. Nancy küçükken eve posta getiren baykuşları ona sevdirir ve sonra onlar hakkında konuşurlardı. Çok meşgul olan babası ile ancak bu şekilde konuşabilen Nancy boş zamanlarının çoğunu odasında gökyüzünü izleyerek geçirirdi. Bazen cama yaklaşan kuşları kısa mesafede kullanılan küçük, sıska baykuşlardan sanıp heyecanla yerinden kalkardı ama sonra hayal kırıklığı ile yerine geri otururdu. Onun bu heyecanını gören babasının ona ufak bir teleskop alması ile Nancy'nin gökyüzüne olan merakı daha da artmıştı. O teleskop hala evde odasında duruyordu. Babasından kalan nadir eşyalardan biriydi o. Annesi işkolik olan babasından ayrıldıktan sonra evde fazla hatıra bırakmamaya özen göstermişti. Nancy'nin zayıf bir kız olduğunu düşünüyordu. O yüzden o teleskobu da almaya kalkışmıştı. Ama o buna izin vermemişti ve şimdi o zamandan beri yaptığı gibi onlara aslında ne kadar güçlü olduğunu göstermek istiyordu. O yüzden de o notları alması gerekiyordu. Hızla yerinden kalktı ve boşluğa gelen ayağı ile dengesini kaybetti. Ellerini uzatıp bir yerlere tutunmaya çalıştı ama olmadı. Gitgide yere yaklaştığını hissedebiliyordu. Tam yere çarpacaktı ki büyülü sözleri duydu ve havada asılı kaldı. Eteğinin açılmıştı ama uzanamıyordu. Yüzünün kızardığını hissedebiliyordu. Çocuk onu bıraktığında bir anlık yüzünü kapamıştı. Bunu her utandığında yapardı. Kendine gelmesi için zaman kazanmasını sağlıyordu. Ama bu kez gerçekten yere kapaklanmıştı. O yüzden bu hareket bu sefer daha da kızarmasına neden olmuştu. Her ne kadar zorlansa da çocuk ona elini uzattığında kafasını ona doğru kaldırdı. O anda çocuğu tanımıştı. Geçen göl kenarında karşılaştıkları çocuktu bu. Nedense içi birden sinirle doldu. Bunun nedeni belki de önünde utanç verici bir duruma düşmesiydi ya da onun karşısında hep zayıf görünmesiydi. "Seni bekleyen yok zaten. Sen kendin ortaya çıkıyorsun. Kendi başıma kalkabilirim." diyerek ayağa kalktı. Kızaran yüzünü saklamak için kafasını öne eğdi ve saçlarının önüne düşmesine izin verdi. Bir yandan üzerini çırparken diğer yandan kızarıklığının hemen geçmesi için dua ediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Wulfric
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Başak Ejderha
Mesaj Sayısı : 50
Kayıt tarihi : 22/01/11

MesajKonu: Geri: Gökyüzüne yakın olmak...   Çarş. 22 Şub. 2012 - 16:17

Kızın tepkisini görünce şok olmuştu. Oda kendi işini kendi yapabirim diye düşünen ama yanılan kızlardandı. Gerçi eteği açıldığı için eteğine de kızmış olabilirdi ama bu ona tepki göstermesi anlamına gelmezdi. Kız düşerken büyük ihtimalle asasını yere düşürmüştü ve bu çoğu yeni yetme büyücünün yaptığı bir şeydi. Asası olmadığı içinde büyük olasılıkla ağır yaralanıcak yada boynunu kırıcaktı. Üstelik onu orda kimsede bulamazdı. Ders başlamak üzere olduğu için herkes sınıflara geçiyordu. Kıza doğru bütün bu düşündüklerini anlatmak için bir bakış attı ve içinden "Her neyse." deyip gitmek üzereydiki ayağı kırılmış merdiven parçasının bir kenarına takıldı ve düşüceğini sandı ama şansa bak ki kızın saçları bir şekilde Dean'e takılmıştı ve oda peşinden düşmeye başladı onun kafasını korumak için ellerini kızın kafasına sararak başını korudu ve kendisine doğru çekti. Neyse ki birinci kattaydılar ve fazla yuvarlanmamışlardı. Kafasını kaldırdığında kız onu tamamen bacaklarıyla sarmış ve tırnaklarını boynuna geçirmişti. Kızla bir burun mesafede göz göze gelmişlerdi. Kız daha fazla utanıcaktı çünkü bu sefer eteği tamamen ter dönmüş ve bacaklarıyla Dean'i sımsıkı sardığı için düzelmiyordu. Dean kızın gözlerine baktı ve "Sanırım bizi çeken bir şey var diyip." tebessüm etti. Halbuki iksir dersinde profesörden zorlukla aldığı felix felixsisi içmişti. Yada bunların olması şansının iyi gittiği içinmiydi o an bilemiyordu. Kızın tepkisini beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nancy Agness
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Yay Maymun
Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Geri: Gökyüzüne yakın olmak...   C.tesi 25 Şub. 2012 - 8:25

Çocuğun şaşırmış bakışları bu cevabı beklemediğini gösteriyordu. Ama Nancy bir an da söylemişti bunları. Sinirlendiğinde ya da utandığında hiç bir zaman normal olamıyordu. Yapısı dışında, huysuz ve ters birine dönüyordu bir an da. O zamanlar siniri ya da utangaçlığı böylece geçiyordu. Ama sonra karşısındaki kırılınca buna pişman oluyordu. Yine de kendine engel olamıyordu. Bazen içinde dışarı çıkmayı isteyen bambaşka bir Nancy olduğunu hissediyordu. Bu farklı kişilik onu en zayıf anlarında yakalayıp zor duruma düşürüyordu. Aynı şu anda olduğu gibi... Çocuk bir şey diyecekmiş gibi bir bakış attı. Sonra da vazgeçti anlaşılan. Arkasını dönüp eski merdivenlere yöneldi. Ders saati yaklaşmıştı. Galiba o da sınıfına gidecekti. Nancy saatine bakarken birden saçlarının çekildiğini hissetti. Neler olduğunu anlamadan yeniden havada süzülmeye başladı. Ama az önceki düşüşünden farklı olan bir şey vardı şimdi. Bir sıcaklık... Bu sıcaklığın ne olduğunu ancak düştükten sonra fark etti. Çocuk onun üzerindeydi!! Gözlerine bu kadar yakın olmak kalbini hızlandırmıştı. Çocuğun konuşurken yüzünde oluşan tatlı gülümseme ise yeniden kızarmasına yetmişti. Yüzünü saklamak istiyordu. Ama hareket edemiyordu. Çocuk onun yere çarpmaması için Nancy'i tamamen sarmıştı. Bu da onun hareket etmesini engelliyordu. Ne yapacaktı? Çocuğun güzel gözleri ona bu kadar yakınken aklına bir şey gelmiyordu. Galiba yine saçmalayacaktı... Ve aklına gelen ilk cümleyi söyledi hızlıca. "Evet! bizi çeken bir şey var ve onlar malesef bana ihanet eden saçlarım." dedi. Bu sefer sesi kızgın ya da sert çıkmamıştı. Ona bu kadar yakınken konuşmakta zorlanmıştı ve kekelemesini engellemek için hızlı konuşmuştu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Wulfric
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Başak Ejderha
Mesaj Sayısı : 50
Kayıt tarihi : 22/01/11

MesajKonu: Geri: Gökyüzüne yakın olmak...   C.tesi 25 Şub. 2012 - 8:28

Kızın vücudunu hissedebiliyordu. Bu sefer kendisi de ister istemez utanmıştı. Yavaşça kızın diz kapaklarından tutup bacaklarını ayırdı ve üstünden kalktı. Elini uzatarak onu da kaldırmak için hamle yaptı. Uzun zamandır böyle bir şey hissetmemişti. Kalbi çok hızlı atıyor ve duygularına anlam veremiyordu. Tam olarak ne hissettiğini de bilmiyordu. Bildiği tek şey onları çeken bir bağın olduğuydu.
İçtiği felix felixis sayesinde çok şanslıydı ve galiba hayatının kızını o an bulmuştu. Orada yalnızdılar ve bütün aksaklıklar onu en büyük şansına yani bu kıza getirmişti. Dean bu kızın peşini bırakmayacaktı. İçinde onu her zaman koruması gerektiğine dair bir duygu oluşmuştu. Zaten kızda biraz sakardı ve bu mantıklı olurdu. Onun başına bir şey gelmesini istemezdi. Hele ki ormandaki o vampirden sonra ona zarar gelmesini istemiyordu. Kız o kadar güzeldi ki saçları, teni, konuşması hepsi onu Dean’e çekiyordu. Artık dayanamadığını fark etmişti. Kanı kaynamaya başlamıştı. Heyecandan kalbi yerinde durmuyordu. Bir şeyler yapmalıydı ama ne ?
Bütün bu duygulardan biraz uzaklaşıp tekrar kıza döndü ve ‘’Yardım edeyim prenses izin verin.’’ dedi ve kızın elini tuttu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nancy Agness
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Yay Maymun
Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Geri: Gökyüzüne yakın olmak...   Salı 6 Mart 2012 - 23:41

Ne yapacağını bilmiyordu. Saçmalamaya başlamıştı yine. Ama bir erkekle ilk defa bu kadar yakındı. Daha da önemlisi gözlerine baktığında sanki çocuk onu kalbinin derinliklerine kadar görüyormuş hissi uyandırıyordu. Bu da Nancy'nin daha çok heyecanlanmasına neden oluyordu. Gözlerini ondan kaçırdı ve derin bir nefes aldı. Tam o sıra da çocuk ayağa kalktı. Bu Nancy'i biraz rahatlamıştı. Çünkü bu durumda tam olarak ne yapacağını bilmiyordu. Düştüğü yerde doğruldu ve hemen eteğini düzeltti. Neyseki burada onlardan başka kimse yoktu. Kazara biri baykuşhaneye gelmiş olsaydı onları kolaylıkla yanlış anlayabilirdi. Hele de bu bir kız ise... "Tanrım!" diye geçirdi içinden Nancy. Kızlar tuvaletinde yapılan dedikodulardan birine konu olmak korkunç bir şeydi... Tam kalkmak için hamle yapmıştıki çocuk ondan önce davranmıştı. Onu çekip yerden kaldırmıştı. Bu sırada Nancy'nin aklında söylediği son cümle dolanıyordu. Prenses mi demişti?.. "Ah... Bu basit sözlere kanma Nancy!" diye geçirdi içinden; ama karşısında dikilen çocuğa bakınca kanmamak içten değildi. Nancy içinden geçenleri belli etmemeye çalışarak. "Teşekkür ederim." dedi. Bu sırada bir şey fark etti. Onun adını bilmiyordu. Tek bildiği Ravenclaw'da olduğuydu. Onu da cüppesindeki rozetinden dolayı öğrenmek zor değildi. "Bu arada senin adın neydi?" diye sordu. Utanması hala tamamen geçmemişti. Ama yine de az öncesine göre daha iyi hissediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gökyüzüne yakın olmak...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» CEO olmak istiyorum
» GREAT KHALİ OLMAK İSTİYORUM

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HOGWARTS :: Kuleler :: Baykuşhane-
Buraya geçin: