AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Desiree Schult

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Desiree Schult
Slytherin IV. Sınıf


Oğlak Sıçan
Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 20/06/11

MesajKonu: Desiree Schult   Ptsi 20 Haz. 2011 - 17:20

Desiree Schult

Mavi gözlerimi açtığımda, beyaz tavanı göremeyi beklerken, annemin suratını görmüştüm. Şaşırmıştım. Annem bir çıkarı yoksa asla gelmezdi yanıma. Umursamazdı. Kalktım. Sanki burada değilmiş gibi. Yere kadar uzanan siyah perdeleri açtım. Işığı severdim. Karanlığa olan tutkumu ışıkla yatıştırıyordum çünkü. Perdem gibi yere kadar uzanan camdan manzaraya baktım. Karşımdaki yeşil bahçenin içinden pembe çiçekler kendini belli ediyordu. Pembeden nefret ederdim. Ama babamın zevkine diyeceğim yoktu. Bahçeyle hiç işim olmazdı. Benim için sadece nefes alabilmem için gerekli bir şeydi. Ayrıca bakmayı da seviyordum nedensizce. Belkide babamın eseri oldukları için önemliydiler. Gözlerim yazın turkuazı andıran ama şimdi kurumuş yapraklarla dolu olan havuza takıldı. Annem burada olduğunu belli etmek için öksürdü. Umurumda değildi. Ben onun gibi olmamak için sürekli ondan kaçarken o hep benim burnumun dibindeydi. Ondan nefret ediyordum.

Babamla birlikte olduğunda on beş yaşındaymış. Para karşılığında birlikte olmuşlar. Ama sonunda bir meyve vermiş. Ablam. Onu doğurmuş. Yaklaşık iki yaşına kadar bakmış. Ama bir sabah kalktığında yokmuş. Yıllarca aramış . Ama bulamamış. Umurunda da değilmiş. Bakmak zaten zormuş. Kurtulmanın yollarını arıyormuş zaten. Arada bir onun bir için "Zaten bir halt olamayacaktı." der. Onu tamamen tanımıyor bile. Benim ise ablam hakkında bildiğim tek şey adının Leana olduğu. Bir kaç sene sonra babamla tekrar birlikte olmuş. Tamamen para meselesiymiş. Parası bittiği için mecbur kalmış. Ama bu seferde ben olmuşum. Benide doğurmuş. Beni de kaybetmek istememiş. Sanırım ilk defa birini, beni, önemsemiş. Babama bırakmış ve yıllarca beni görmeye gelmemiş. Dokuz yaşıma geldiğimde beni ziyarete gelen çekici bayanın annem olacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Onu ilk gördüğümde bile ondan nefret etmiştim. Babam ise onu hala seviyor. Babamı da anlayamıyorum. Ama canı istediğinde bizimle kalıyor. Ondan gerçekten nefret ediyorum.

Yine onu umursamadan, buz gibi betonun üstünde yürümeye devam ettim. Dolabımı açtım ve içinden beyaz uzun sayılabilecek bir gömlek çıkardım. Altına da dar bir kot pantolon. Tabii siyah topuklularımı da unutmadım. O ayakkabılarımı severdim. Onu almak için çok uğraşmıştım. İlk gördüğümde benim için önemli değildi. Ama onu deneyen kızı tanıdığımdan ona inat almalıydım. Bir tane kaldığını biliyordum. O ayakkabıyı almak için fazladan ücret gerekecekti ama değerdi. Kızın suratındaki o ifade her şeye bedeldi. Bu küçük anıyı hatırlayınca gülümsedim. Ama anı bittiğinde annemin o lanet olası yüzü beni yine üzmeye yetti. Üzmekten çok ona karşı bir nefretti. Ona çektiğimi biliyordum. Hırslıydım. İstediğim şey için yapamayacağım bir şey yoktu. Oda bunu yapıyordu işte. İstediği şey için elinden geleni yapıyordu. Ama neden buradaydı? Ne istiyordu benden? Ona karanlık tarafa ilgi duyduğumu söyleyip başımdan savmıştım. Şimdide o lanet olası dövmeyi mi yaptıracaktı. Saçmalık. Aslında karanlık taraf kesinlikle beni temsil ediyordu. Ama bununla vakit kaybedemezdim. Benim bulmam gereken bir kardeşim vardı. Annemin gayrimeşru ilk çocuğu. Bunu hatırlamak beni daha da öfkelendirmişti. "Ne istiyorsun anne?" dedim ve ondan aldığım mavi gözlerimi, onun mavi gözlerine çevirdim. Oldukça gençti. Yanımda ablam gibi duruyordu. Genç olması ayrı bir dertti zaten. "Kesinlikle Slytherin olmalısın. Karanlık büyücüler hep oradandır." dedi. Şaşırmıştım. Farklı şeyler bekliyordum. Normalden daha tehlikesiz bir şey istiyordu benden. Güldüm. "Bunu bende istiyorum. Ama buna seçmen şapka karar verir. Bittiyse çıkabilirsin." dedim. Başını salladı ve çıktı. Bozulmuştu. Bozulmasına da şaşırmıştım. O kolay kolay üzülmezdi. Ama onun suratının asılması beni mutlu etmişti.

Evden çıktım. Hogwarts trenine binene kadar konuştuğumu hatırlayamıyorum. Babamla vedalaştım ve annemede sahte bir görüşürüz demiştim. Annemi özlemeyeceğimden emindim. Sıkıcı bir yolculuktu. Yanımda hiç tanımdığım gereksiz insanlar oturuyordu. Biri yol boyunca konuşmuştu. Kesinlikle Hufflepuff olacaktı. Çok iyimser birine benziyordu. Ayrıca sadakatlı biri gibiydi. Onu dinlerken Hogwarts'a çoktan gelmiştik. İndim ve Seçmen Şapka'yla buluşana kadar kimseyle konuşmadım. Yemek salonu büyüleyiciydi. Havadaki mumlar oldukça harikaydı. Dolaşan hayaletler ve oynayan resimler. Oldukça büyüktü de. Burayı sevmiştim. Annemin dırdırlarını çekmeyecektim en azından. Ama annemin bir ölümyiyen olduğunu öğrenirlerse, profesörlerin benden hoşlanacağını düşünmüyordum. Adım söylendiğinde derin bir nefes aldım ve oturdum. Geveze şapka başıma konduğunda derin bir nefes aldım ve binamı dinledim. Beynim Slytherin diye bağırıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Seçmen Şapka

avatar

Oğlak Keçi
Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 25/01/11

MesajKonu: Geri: Desiree Schult   Ptsi 20 Haz. 2011 - 18:52

Asıl geveze olanın içindeki diğer yanın olduğunu farketmelisin. Tamamen hırs bürümüş gözlerini.
IV.Sınıf Slytherin Slytherin Slytherin...

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Desiree Schult
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rpg Forum :: Karakter Bölümü :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: