AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Fırtına öncesi sessizlik

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Fırtına öncesi sessizlik    Salı 17 Mayıs 2011 - 22:28

Gecenin geç saatleriydi. İsabelden güç bela kurtulmuştu ve sinirleri tepesindeydi. Kız tamamen kâbus gibi bir şeydi. O ve entrikaları… Kız kesinlikle ne zaman nerede duracağını bilmiyordu. Derin bir nefes aldı. Sonunda okulun bahçesine çıkmıştı ve isabelden de bu geceliğine de olsa kurtulmuştu. Dersleri ve stacy’le scarett yetmiyormuş gibi birde haftanın her günü isabelle uğraşmak kesinlikle insanı çileden çıkartıyordu. Onu birçok kez öldürmeye kalkmıştı tamam genel olarak son anda vicdanına ve mantığına yenilip boynunu kırmaktan son anda vazgeçse de genel olarak onu kötü hırpalıyordu. Başka biri olsa şimdiye kadar çoktan dean’la uğraşmaktan vazgeçerdi. İsabel’in inatçılığını ve aptal cesaretinin nedenini bir tülü anlayamıyordu. Neden okuldaki diğer insanlarla uğraşıp dean’ı rahat bırakmıyordu. Birçok kez kendisini öldürmeye kalkan biriyle niye ısrarla uğraşırdı ki… Üstelik dean’ın sinirden gözü döndüğünde gözünün hiçbir şey görmediğini en iyi o biliyordu. Bunu çoğu kez görmüştü. Dean’ın arkadaşlarına sataştığında, Scarlett’la uğraştığında sürekli dean’ın her işine karışmaya kalktığında defalarca ama defalarca dean’ın öfkelendiğinde ondan daha acımasız ve kötü biri olduğunu görmüştü. Bunu bildiği halde niye hala ısrarla dean’la uğraşıyordu ki ondan uzak durması için dean’ın illa onun boynunu kırarak onu öldürmesi mi gerekiyordu. Başka türlü dean’la uğraşmaması gerektiğini öğrenemeyecek miydi?

Rüzgârın yüzüne sert bir şekilde çarpmasıyla kendine geldi. Bir müddet nereye gideceğini bilmeden öylece bahçede yürüdükten sonra ona huzur veren tek yere göl kenarına gitmeye karar verdi. Gecenin bu saatinde kimse olmazdı buda biraz dinlendikten ve kafa dinledikten sonra ve oda tüm gün İsabel yüzünden bir türlü okuyamadığı ders kitaplarına göz gezdirebileceği anlamına geliyordu. Genel olarak birkaç saat uykuyla idare edebildiğini göz önünde bulundurunca dinlenmek içinde ders kitaplarına göz gezdirmek içinde yeterince fazla vakti olacaktı. Uzun bir yürüyüşün ardından sonunda göl kenarına gelmişti. Adımlarını yavaşlatarak yürümeye devam etti. Gece, sessizlik, göl, tüm ihtişamıyla parlayan ay ve yıldızlar… İnsana gerçekten huzur veriyordu. Yüzünde hafif bir gülümseme oluşmuştu ister istemez… Kısa süre yürüdükten sonra gözüne kestirdiği ilk ağacın altına oturdu. Birden aklına scarlett geldi. Onunla o günden beri hiç doğru düzgün konuşma fırsatı olmamıştı. Normalde onu aramaya çıkardı ama bu gün pekte birilerine teselli verebilecek durumda değildi. Daha çok dean’ın teselliye ihtiyacı vardı. Ama dean genel olarak sırlarını birileriyle paylaşmayı sevmezdi. Scarlett’ınsa yeterince sorunu vardı. Bu yüzden onunla dertleşmek asla tercih etmediği bir şeydi. Onu sakinleştirip eski umursamaz haline döndüren tek yerse burasıydı… Kısa süre etrafa baktıktan sonra gözlerini göle dikti ve huzur verici göl ve beraberindeki sessizliğin etkisiyle düşüncelere daldı.

rp out: Gelecek var
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Salı 17 Mayıs 2011 - 23:09

Dersten hemen sonra kendisini odasına atmıştı ikizi henüz ortalarda yoktu. Hala geçen günkü olayın detaylarını ondan öğrenmiş sayılmazdı yani Dean ile ikisini birbirlerini sarılarak görmüş ve bunun altında zavallı ikizinin çektiği acıların yattığını öğrenmişti. Ama peki ona bu denli acı verecek olan şey ne olabilirdi ki tek bildiği bunun kendisi ile ilgili olmadığıydı çünkü onunla o gün hiç uğraşmamıştı. Zaten o gün onunla uğraşacak vakti de yoktu ders aralarını Isabel ile hedef aldıkları bir gryffidorlu ile uğraşarak geçirmişti ders sonrası ise odasına gelerek Dean'in yanına gitmek için hazırlanmıştı. Bunları düşünse de ikizi ile ilgili bir sonuca bir türlü varamıyordu. Çünkü ikizi tamam genel anlamda kırılgan bir tip sayılırdı hele küçüklüğü göz önünde bulundurulursa ama yine de en azından kendi dışında onunla başka biri uğraşmaya kalksa ikizi onunla uğraşan kişiye haddini bildirir ve onu buna pişman ederdi. Bu yüzden okuldan birinin onu üzmüş olabileceğine ihtimal bile vermiyordu ha belki Isabel yapabilirdi birde kendi dışında ona bu kadar derinden yaralayabilecek bir acı verme konusun da ama o gün arkadaşı ile birlikteydi üstelik Isabel'in ikizi ile uğraştığını mutlaka ondan öğrenmiş olurdu. Tüm bunları düşünürken asıl yapması gereken şeyi unutmuştu o da üzerinde ki aptal üniformadan kurtulmak. Hemen dolabının yolunu tutarak kendine en çok yakışan bir kıyafet seçip üzerine geçirdi ve tabi ardından geçtiği boy aynasının önünde kendine çeki düzen vermeye başladı. Kısa bir süre sonraysa işi bitmişti artık hazırdı Dean'i etkileyebilir ya da her hangi bir erkeği sadece zevk için baştan çıkarabilirdi. Kendine son bir kez aynada baktıktan hemen sonra ikizi kapıdan içeri girdi. Bu aralar onu sürekli garip bir ruh hali için de görüyordu sanki içinde kimsenin bilmediği öldürücü bir yara taşıyor gibiydi ama bu neden umurunda olacaktı ki umursamaz tavırları ile ona bir süre baktıktan sonra odanın açık penceresinden içeri giren baykuşa odaklandı. Baykuş Stacy'nin adının yazılı olduğu mektubu onun önüne atarak geldiği gibi hızla kaybolmuştu. Hemen eline mektubu alarak yatağının üzerine oturdu ve okumaya başladı.

Mektupta okuduğu her satır onun içinde ki var olan neşeyi biraz daha arttırırken kafasının içindeki soru işaretlerinin de aynı hızla yok ediyordu. Çünkü artık biliyordu ikizinin bu hallerinin asıl nedenin altında yatan gerçeği. Mektubu okumayı tamamladıktan hemen sonra yan yatakta yatan ikizine bakarak kahkahalar atmaya başladı. Bir kaç saniyenin ardından da "Scarlett neden benden bu mutlu haberi sakladın ailem sonunda senin için iyi bir karar vermişler lord la çok mutlu olacağına eminim sevgili kardeşim" dedi. Ona arada kardeşim demek hoşuna gidiyordu her ne kadar ikiz olsalar da Stacy ikizinden bir kaç saniye önce doğmuştu. Scarlett " Kapat o lanet çeneni Stacy bu mutlu bir haber değil hem zaten mutlu olduğum hangi anımda yanımda yer aldın ki yanımda bulunduğun her dakika zaten benim için bir cehennem şimdi hazırlıkların tamam sa defol git odadan " dedi. Suratında sinsi ifade ile ona bakmayı sürdürdü ikizi öyle bir kıvamdaydı ki hani şu dokunsan ağlar dedikleri cinsten aslında onu ağlatmaktan daha beter durumlara sokabilirdi ama aklına Dean gelmişti bir anda ve tabi ona verdiği söz cici kızlığa attığı bir ilk adım gibi bir şey olduğundan bunu dinleme gereği duymuştu. " Tamam tamam anlaşıldı şu an sen zevk aldırmaya kapalı konumdasın o yüzden ben zevkli bir şeyler yapmak için yok oluyorum. Bu arada unutmadan söyleyeyim tebrikler sevgili kardeşim ve tabi mutluluklar dilerim" deyip hızla odadan ayrıldı.

Koridorda ilerlerken hala yüzünde sinsi gülümseme aklında ise az önce okuduğu mektup vardı. Bu lord meselesi düşündüğünden de daha eğlenceli bir konuydu çünkü sonra bir anda aklına Dean in lordla ilgili gerçekleri bildiği ve onu Stacy den sakladığı gerçeği geldi bu duruma sinir olmuştu. Sevgili olarak birbirlerinden bir şey saklamamaları gerekmiyor muydu? O an o kadar sinirlenmişti ki Dean i bulma fikrini aklından hemen uzaklaştırdı ve onu bugünkü ders boyunca süzen çocuğu bulmaya koyuldu. Onu bulduğunda ise onunla eğlenmeye başlamıştı sanki hayatında Dean yokmuş gibi sanki o çocuğa gerçekten aşık olmuş gibi davranmıştı ta ki çocuğun tüm bu sahte oyunu gerçek olarak algılamasını sağlayana kadar. Çocuk ona gerçekten aşık olduğuna inandığı ilk anda onun kalbini derinden yaralayacak kelimeler sarf ederek kendini bahçeye attı. Kısa süre sonra ise ayaklarının onu götürdüğü yere doğru ilerledi, göl kenarına. Göl kenarına vardığına tanıdığı ve aşık olduğu kokuyu algılaması fazla zamanını almamıştı. Dean'in bulunduğu tarafa doğru adımlar attı yanına vardığında ise ona ait olan tüm iyi duyguları kapatmıştı. Tamamen duygusuz ve soğuk tavırlarla yanına oturduktan sonra " Merhaba Dean " dedi, üzerinde hala buraya gelmeden önce uğraştığı çocuğun kokusu vardı.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Çarş. 18 Mayıs 2011 - 15:45

Ne gündü ama… Önce derse geç kalmıştı... Derse geç kaldığı için o kadar telaşlıydı ki çok geçmeden bir kıza çarpmıştı ki kızı son anda düşmekten kurtarsa da ilk dersi kaçırmıştı. Tabi ilk dersi kaçırmasında dean’la kız arasında geçen uzun özür ve teşekkür konuşmasının da büyük bir katkısı vardı. Gün içinde ders aralarında bol bol İsabel’in oyunlarıyla uğraşmış ve ondan kurtulur kurtulmazda derslerine yardımcı olacağına söz verdiği kız gelmişti ve ders çalışmaya başlamışlardı. Tabi dean o kafayla kıza ne kadar yardımcı olabilmişti bilmiyordu ama en azından denemişti ve ders çalışma etkinlikleri de biraz önce bitmişti. Eğer yolda İsabel’le karşılaşıp kavga etmeselerdi şuan muhtemelen sakin ve huzurlu bir şekilde yorgunluğunu üzerinden atmaya uğraşıyor olurdu. Sinirlerini yatıştırmaya çalışmazdı. Şey en azından etraf sessizdi ve göl kenarında kimse yoktu. Yani tüm gece boyunca rahattı da denilebilir. Göl , karanlık, ay , yıldızlar ve dean dan başka kimse yoktu ve buraya genel olarak scarlett ve dean haricinde kimsenin gelmediğini düşünülürse tüm gece boyunca kafa dinlemek için bol bol zamanı olacaktı dersler , isabel ve Elena dan sonra buna kesinlikle ihtiyacı vardı… Eğer İsabelden kurtulmayı başarabilseydi okul bitmeden önce scarlett’ı görmeye gitmeyi planlamıştı ama isabelden bir türlü kurtulamamıştı. Tabi birde stacy vardı. Tüm gün boyunca o kadar meşguldü ki stacy bir an için aklından çıkmıştı. Stacy… Onu özlemişti… Ne yazık ki tüm gün boyunca onu görememişti. İsabel sağ olsun tüm gününü büyük bir zevkle işgal etmişti. Henüz İsabel’e sevgili olduklarını söyleyememişti belki de en doğrusu bunu stacy’nin söylemesiydi. Sonuçta yakın arkadaşlardı. İsabelin bu dünya da anlaşabildiği tek kişiydi stacy… Bu yüzdende böyle bir İsabele göre büyük felaketi onun ağzından duymasının daha doğru olacağına inanıyordu.

Kim bilir belki daha az çıldırırdı bu olaya ya da kabullenmesi daha kısa sürerdi. Genel olarak İsabelin bunu kabullenerek onları rahat bırakacağı kısmına nedense asla inanmıyordu. Mutlaka dean’ın stacy için uygun biri olmadığını kanıtlamaya çalışacak ve rahat durmayacaktı. Yani İsabel durumu öğrendiğinde her şey şimdikinden daha zor olacaktı. Tüm bunları düşününce bir an daha da karamsarlaşmıştı. Kelimenin tam anlamıyla ilk defa aşık oluyordu ve bununda önünde başta stacy’nin scarlett’a olan davranışlarıyla birlikte bir çok şey vardı… Dean stacy’nin sesiyle tüm bu düşüncelerinden kurtularak kendine geldi. Düşünce denizinde boğulmakla o kadar meşguldü ki stacy’nin varlığının bile farkına varmamıştı. Taki Stacy konuşmaya başlayana kadar… Sesin geldiği yöne doğru baktığında hemen yanında oturmakta olan stacy’i gördü. Burnuna onun hoş kokusuyla beraber yabancı bir koku daha gelmişti. Parfümden anladığı kadarıyla stacy bir erkeğin yanından geliyordu. Muhtemelen yeni kurbanın yanından geliyordu. Ya da önüne gelen ilk kişiye sataşmıştı ve buda talihlimi yoksa talihsiz mi? karar verememişti ama bir erkekti. Stacy’i bir başka erkekten kısa süre kıskandıysa da onun erkek kurbanlarının her zaman olacağını düşününce en azından bu akşamlık kıskançlık krizine ve anlamsız tartışmaya gerek olmadığını düşünerek tepkisiz kalmaya karar verdi. Derin bir nefes aldıktan sonra aynı duygusuzluk ve soğuklukla '' Merhaba…'' dedi. Daha sonra gözlerini göle dikerek az öncekinden daha soğuk bir ses tonuyla '' Anladığım kadarıyla yeni kurbanının yanından geliyorsun peki neden yüzünde sinsi bir gülümseme ve gözlerinde birine eziyet etmenin verdiği mutluluk yok? Canını sıkan bir şey mi oldu? '' diye sordu. Her ne kadar tepkisiz kalmaya karar verse de bu tavrını ortaya koymayacağı anlamına gelmiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Çarş. 18 Mayıs 2011 - 20:10

Üzerindeki soğukluk ve duygusuzluk kendini belli eder derecedeydi. Ne yapmaya çalışıyordu aslında kendi de bilmiyordu duygularını kapatmak ya da saklamaya çalışmak ne zaman dan beri onun baş vurduğu bir yöntem olmuştu. Çıkarları dışın da her zaman kendini bildiği yolda en gerçekçi hal ve tavırlarıyla hareket ederdi ama şimdi Dean i sanki şüpheye düşürmek istiyor gibiydi. Bir anlık bir anlığına da olsa Stacynin ona aşık olmadığını düşünmesini istiyordu şu an ama neden neden böyle bir isteğe gerek duyuyordu ki Dean'in ikizi arasında ki sırrından ötürü müydü her şey bu tavırlar kendini tuhaf hissediyordu neredeyse hiç hissetmediği kadar tuhaf. Oturduğu yerden onun gözlerinin içine bakıyordu bakışların da tek bir duygu kırıntısı olmadan kafası karma karışıktı. Şu an aslında mutlu hissetmesi gerekirdi buraya gelmeden önce o çocukla Timmy ile o kadar çok eğlenmişti ki üstelik ona söyledikleri onun geçen her saniye kalbi kırılırken Stacy nin içindeki zevk ve tatmin duygusu artmıştı. Aslın da kendini oldukça iyi hissetmeye bile başlamıştı ta ki Dean'i görene kadar her şeyin bitmiş olduğunu hissediyordu kendi içinde çünkü biliyordu eğer bitmiş saymazsa duygularını kesinlikle örtemezdi. Zaten örtmüyor olsa şu an onun boynuna sarılıp onu çoktan öpmüş olurdu ve tabi sonrasında sır meselesi için hesap sorardı ama sonuç olarak Dean asla onun sevgisinden şüphe etmezdi. Kafasının içinde dolu düşünceden Dean'in ağzından çıkan tek bir kelimeyle sıyrıldı. Aynı soğuk ve duygusuz tavırlarla ona karşılık vermişti bu kendini tuhaf hissetmesine neden oldu ve tabi içinde yarattığı garip korku. İçinde yarattığı bu korku Dean' hissettirmek istediği duyguydu neden kendi hissetmişti ki bunu bununla birlikte kafasın da yeni bir soru işareti daha meydana gelmişti. O kadar kafa karışıklığın içinde şu an emin olduğu tek şey kendi farklı biri gibi hissetmeye başlamış olmasıydı.

Sessizlikle süslenmiş bir kaç dakikanın içinde kendi garip düşünceleri ve soğuk bakışlarıyla öylece çimenlerin üzerinde oturuyordu. Esen rüzgar gölün üzerinde garip şekiller meydana getirirken onun da uzun siyah saçlarını dalgalandırıyordu. Saçlarını önüne geliyor olsa da üzerinde yarattığı garip tepkisizlik yüzünden hiç bir şey yapmıyordu. Dean yine konuşmaya başladığında onun dediklerini dinledi üzerindeki garipliği şimdiye dek anlamış olmalıydı zaten söylediklerinde anlamış olduğunu gösteriyordu. Tüm bu duygusuzluğun içinde gözlerini dolmaya başladı gerçekten neler oluyordu şimdi ağlayacakmıydı onun önünde üstelik buraya gelmeden önce ondan hesap sormayı bile düşünmüştü her zamanki Stacy hareketleriyle onu çıldırtmayı da ama olmuyordu yapamıyordu. Gözleri dolmaktan artık göz yaşlarını tutamayacak duruma geldiğinde yaşları akmaya başlamıştı. Bir kaç saniye içinde hıçkırıklar içinde ağlıyordu sonrasında titreyen sesiyle " Evet gelmeden önce bir kurbanla eğleniyordum. Kurban olduğunu bile bilmeyen zavallı Timmy ile.... " dedi daha söyleyecekleri vardı ama cümlesini devam ettirme gücünü bulamıyordu üzerinde ağlamaya devam ederken. Sanki garip bir lanet ile lanetlenmiş gibi hissediyordu kendini tüm vücudunu saran ağrı nedeniyle kendini kaybediyordu belki de uzun zamandır yapmadığı kan partileri yüzünden böyle olmuştu. Hiç bir zaman hayvan kanı içmemiş vücudu muggle kanı arzulamaya başlamıştı. Ama şu an nereden muggle kanı bulacaktı ki tamam odasında gizli bölmede kendi ve ikizi için oldukça fazla kan bulunuyordu. Ama şu an odası ona sanki başka bir kıtadaymış gibi geliyordu gözleri kararırken dudaklarından tek bir kelime çıkmıştı " Dean" sonrasında ise yavaşça gözlerini kapatarak kendini kaybetti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Çarş. 18 Mayıs 2011 - 21:53

Stacy’nin canını sıkan bir şey olmuş olmalıydı. Tanıdığı stacy gibi davranmıyordu yüzünde her zamanki sinsi gülümsemesi yoktu. Gülmüyordu… Ve gözlerinde birine eziyet etmenin verdiği mutluluğu göremiyordu buda ciddi bir sorununun olduğunun göstergesiydi. Güya bu akşamı kafa dinleyerek geçirecekti. Sorunsuz bir akşam… Yüzünde soğuk ve silik bir gülümseme oluşmuştu. Evet anlaşılan sessiz bir akşam geçirmek artık tamamen hayal olacaktı. Stacy’le iyi geçinseler scarlett’ın bir sorunu oluyordu. Onun sorununu çözse stacy’nin… İkisinin de sorunsuz bir günü neredeyse yoktu. İkisinin de sessiz olduğu zamansa mutlaka İsabel devreye giriyordu. Gözlerini stacy’nin gözlerine dikerek ondan gelecek cevabı beklemeye başladı. Genel olarak ona dert yanan hep scarlett olurdu. Stacy umursamaz olandı. Her şeye alaycı bir şekilde yaklaşan ve insanları çileden çıkarmaktan zevk alan biri olarak şimdiye kadar hiçbir şeyi kafasına taktığını görmemişti. Kesinlikle önemli bir şey olmuş olmalıydı ama neydi? Stacy’nin gözlerinin dolduğunu fark etti. Yanlış görmüyordu diğmi ? Stacy’nin gerçekten gözleri dolmuştu hatta ağlıyordu… Ya dünyanın gerçekten sonu gelmişti ya da dean’ın tahmin ettiğinden daha büyük ve daha kötü bir olay olmuştu ve ne olmuşsa kesinlikle stacy’i derinden etkilemişti. Derin bir nefes aldı. Her ne olmuşsa onu teselli etmeliydi. Ama tabi bunun için önce stacy’nin neler olduğunu anlatması gerekiyordu. Sonunda stacy zorda olsa konuşmaya başlamıştı neler olduğunu öğrenmeyi umuyordu fakat umduğunu bulamamıştı. Stacy anlamsızca dean’a az önce nerde olduğu konusunda açıklama yapıyordu ama buna gerek yoktu. Dean zaten stacy’nin üzerine sinen kokudan buraya gelmeden önce birileriyle uğraştığını kolaylıkla anlamıştı. Eh birileriyle uğraşmaktan zevk alan biri içinse bu gayet normaldi.

Peki sorun neydi? Dean stacy’nin cümlesinin devamını duyduğunda şok olmuştu. Bir dakika bir dakika stacy kurbanı için zavallı mı demişti? Ciddi miydi? Stacy ağlıyordu ve kurbanına zavallı olarak mı hitap ediyordu. Her şey gittikçe daha da tuhaflaşıyordu. Stacy’nin ağladığını görmek berbat bir şeydi. Ve onu bu hale getiren olayın ne olduğunu bilmemekte öyle… Kafası karmakarışık olmuştu. Ne yapacağını bilemiyordu. Aslında scarlett’la yakın arkadaş olduklarını düşününce bu gibi durumlara alışıktı. Ama stacy’nin bu haline kesinlikle alışık değildi. Stacy’e bakarak genel olarak scarlett’la konuşurken takındığı o dinlendirici ses tonuyla '' Tamam sakin ol... Her ne olduysa geçti. Şimdi kendini toparla ve bana neler olduğunu anlat'' dedi. Fakat stacy cümlesini bile bitirebilecek durumda gözükmüyordu. Onun için ciddi ciddi endişelenmeye başlamıştı. Gözlerini bir an olsun ondan ayırmıyordu. Şu an hiç olmadığı kadar kötü görünüyordu. Dean’ın hafif endişeli bir ses tonuyla ''Stacy sen iyi misin?'' demesiyle Stacy’nin dean’a doğru düşmesi bir olmuştu. Dean hızla stacy’i yakaladı. Onu kollarının arasında hafifçe sarsarak ''Stacy… Stacy iyi misin? '' dedi büyük bir telaşla… Daha sonra stacy’nin canını acıtmayacak şekilde onun uyanmasını umarak hafifçe yanağına vurdu ve ''Stacy… Kendine gel… Stacy…'' dedi ve onu uyandırmaya çalışmaya devam etti. Neden bayıldığını bilmiyordu bu yüzdende onu uyandırmak için yapabileceği bir şey yoktu. Sadece iyi olmasını umuyor ve onu uyandırmaya çalışıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Perş. 19 Mayıs 2011 - 16:24

Kendini büyük bir karanlığın içinde bulmuştu gözlerini kapattıktan hemen sonra neler odluğunu ise hala anlamıyordu. Yaptıklarından ötürü cezalandırılıyor olabilir miydi ya da uğraştığı cadı ve ya büyücüler den biri ona bir lanet mi yapmıştı. Belkide öyleydi lanetlenmiş biriydi artık ve laneti bozmak için ihtiyacı olan tek şey o kişiyi bulmaktı, ama nasıl. Hayatı boyunca o kadar fazla kişiyle uğraşmıştı ki hepsini tek tek kontrol edebilmesinin imkanı bile yoktu. Yani eğer gerçekten böyle bir şey olduysa laneti ile yaşamayı öğrenmek dışında elinden hiç bir şey gelmezdi. Ama bunu benliğine nasıl kabul ettirecekti o güçlü, umursamaz ve söz dinlemez kıza bunları nasıl kabul ettirecekti. Bu da diğer her şey gibi yeni bir imkansızlığının kapısını aralıyordu işte. İmkansızlıklar her biri ile nasıl uğraşacaktı, üstelik daha bu karanlıktan nasıl çıkacağını bile bilmiyordu. Tüm bedeni sanki bir başkasının kontrolündeydi gözlerindeki ıslaklığı hala hissedebiliyordu hareket etmek gözlerini açmak istiyordu ama sanki biri bedenini taşlaştırmış gibiydi. Ne kadar hareket etmek isterse istesin o kadar hareketsizdi şu an. Bir kaç saniye sonra bedeninin sarsıldığını hissettiği ardından Dean'in söylediklerini ona cevap vermek istiyordu ama hiç bir şey yapamıyordu zaten sesler bir süre sonra tamamen kesildi. Dean artık onunla uğraşmaktan vazmıgeçmişti ona yardım etmekten üstelik bu karanlıkta gerçekten yardıma ihtiyacı vardı ama artık ne onun sesini ne de bedeninde onun ellerini hissedebiliyordu hissettiği tek şey karanlıktı ve sonrasında büyük bir boşluk tarafından yutuldu.

Ne kadar süredir bu boşluğun için de olduğunu bilmiyordu ama tek bildiği bir şeylerin normale dönmeye başlamış olmasıydı her ne kadar gözlerini hala açamıyor olsa da vücudunu yavaş yavaş hareket ettirmeye başlamıştı ve çok geçmeden bir anda gözlerini açtı. Karşısında Dean in endişeli yüz ifadesini görüyordu ama ona ne iyiyim diyebiliyor ne de başka bir tepki vermişti. Sonra birde içinde ki garip bir dürtüyle onu yakasından yakaladı aslında bedeni bu hareket için fazla bitkindi ya da o öyle hissediyordu ama sonuç olarak çok rahat bir şekilde Dean'in altına almayı başarmıştı. Kısa süren göz temasının ardından sivrileşen dişlerini onun boynuna geçirdi. içine çektiği her kan damlasıyla vücudu kendini daha hızlı bir şekilde tamir etmeye başlamıştı tabi benliğini de kendine geldiğinde tüm artık tamamen kendindeydi. Dişlerini Dean in boğazından çektikten sonra bir eliyle ağzının etrafındaki kanları sildi. Dean'in boynunda ki yara ise çoktan geçmişti ama olanları en az onunda kendi gibi anlamadığı belli oluyordu. Kafası karma karışıktı az önce olan her şeyi unutmuş gibiydi sanki Dean'in üzerinden kalkarak her zamanki Stacy tavırlarını takındı soğuk ve acımasız bunun yanında aşık biri gibi de değildi artık. Dean'i gözleriyle sürerken elinde hala onun kanı vardı, parmaklarını ağzına götürerek bir kaç saniye parmaklarını yaladıktan sonra sinsi bir şekilde " Umarım dişlerim canını fazla yakmamıştır Dean " dedi ve sonrasında " Eee burada tek başına ne yapıyorsun... " dedi konuşmasına devam edecekti ama tam o sırada arkasından biri ona seslenmişti başını çevirdiğin de gelen kişinin Timmy olduğunu fark etti. Bir kaç saniye içinde yanlarına iyicene yaklaştığında asasını ona doğrultarak " Stacy bana bugün yaptıklarının cezasını çekeceksin " demişti o ise tüm bu cümleye kahkaha atarak yanıt vermişti. Sonrasın da " Timmy ölmek istemiyorsan bence toz olmalısın sonuçta ilk asayı çeken kişi sen olduğun için ben sadece kendi mi savunmaya çalışan biri gibi olacağımdan sana neler yapabileceğimi tahmin bile edemezsin" dedi. Gözlerinde ki ciddiyet ve karşısındakine korku veren ses tonuyla Timmy bir kaç saniye için de asasını indirmişti ve sonrasında " Senle daha işimiz bitmedi" deyip yanlarından hızla uzaklaştı.

Hemen ardından bakışlarını tekrar Dean e yoğunlaştırarak "Zavallılar her zaman zavallıdırlar öyle değil mi Dean. Aptal Timmy benle uğraşmanın nasıl bir şey olduğunu henüz bilmiyor neyse çok yakında ona öğretirim nasıl olsa" dedi ve çimenlere uzanıp gök yüzüne bakmaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Perş. 19 Mayıs 2011 - 21:07

Neler oluyordu? Neden bir anda bayılmıştı ki? Onu uyandırmak istiyordu ama nasıl yapacağını bilmiyordu. Stacy’nin kendine gelmesini umarak onu birkaç kez daha sarstı. Sonunda stacy gözlerini aralamıştı. Stacy’nin gözlerini açtığını görünce derin bir nefes aldı. Hafif endişeli bir ses tonuyla ''Sen iyi misin?'' diye sordu. Stacy sessiz kalması dean’ı daha da endişelendirmişti. Gözlerini onun gözlerine dikerek neyin var dercesine baktı. Stacy’se hiçbir şey söylemeden dean’ın yakasından tutmuştu. Şaşkındı, endişeliydi ve kafası karışmıştı. Ne planlıyorsun dercesine stacy’e baktı. Stacy’den bir cevap beklerken kendini bir anda yerde bulmuştu. Başını hızla yere çarpmanın etkisiyle ''ah Lanet olsun'' dedi. Canı fazlasıyla acımıştı ama şuan canının acısından çok stacy’nin tepkisine yoğunlaşmıştı. Önce ağlamıştı. Sonra kurbanı için zavallı kelimesini kullanmıştı ve ardından bayılmıştı. Uyanır uyanmazsa nedenini anlamadığı bir şekilde dean’ı yakasından tutarak yere yapıştırmıştı. Gerçekten neler oluyordu? Üzerinde olan stacy’e senin sorunun ne dercesine baktı. Birkaç dakika süren sessizliğin ardından boynunda stacy’nin dişlerini hissetmişti. Boynunda duyduğu acıyla beraber ''aah kahretsin stacy...'' diye mırıldandı. Bu hafta içerisinde ikinci ısırılışıydı bu… Aslında scarlett’ın kanını içmesine izin verdiği düşünülünce ilk ısırılışı da denilebilirdi. Bir vampir olduğu halde başka bir vampir tarafından ısırılmak hiç hoşuna gitmese de onun canını yakmamak için stacy’den kurtulma girişiminde bulunmamıştı. Sakin olmaya çalışarak ''Stacy kes şunu…'' dedi. Fakat stacy onu duymuyormuş gibiydi. Hala dean’nın kanını içmeye devam ediyordu. Gözleri yine anlamsızca kırmızı ya dönüşmüştü. Kendini gittikçe kötü hissetmeye başlamıştı. Stacy scarlett’tan daha iştahlı bir vampirdi bu kesindi. Her geçen saniye bunu daha da fazla hissediyordu. Nefes alışları anlamsızca sıklaşmıştı. Kısa süre sonra da görüş kabiliyeti azalmaya başlamıştı zorlukla ''Stacy…'' diyebildi. Sonunda dean’ı duymuş olacaktı ki dean’nın boynundan dişlerini çekebilmişti sonunda… Stacy’nin üzerinden kalkmıştı ama dean hala yerdeydi ve kendine gelmeye çalışıyordu. Görme bulanıklığı yaşıyordu ve kendini hiç olmadığı kadar kötü hissediyordu. Scarlett’a kanını verdiğinde bile bu kadar kötü olmamıştı.

Hala sık nefes alıp veriyordu. Bu kadar sık nefes almaya ihtiyacı olmadığını biliyordu ama buna engel olamıyordu. Stacy… Stacy’nin onu ısırdığına hala inanamıyordu bunu nasıl yapabilmişti. Nasıl bu kadar rahat davranabiliyordu. Gününün tamda daha kötü olamayacağını düşünmeye başlamıştı ki ısırılmıştı. Stacy’nin " Umarım dişlerim canını fazla yakmamıştır Dean " demesiyle sinirli bir şekilde gülümsedi. Dalga geçiyor olmalıydı. Ardından söylediği cümleyle daha da şaşırmıştı. Hiçbir şey olmamış gibi davrandığına inanamıyordu. Tam stacy’e cevap vermek için ağzını açmıştı ki duyduğu yabancı sesle beraber kapaması bir olmuştu. Birkaç başarısız denemeden sonra zorla da olsa yattığı yerden doğrulabilmişti. Kendini ağaca yaslandıktan sonra derin bir nefes aldı. Gelen kişinin kim olduğunu henüz tam olarak göremiyordu ama ses tonundan gelen kişinin erkek olduğunu ve oldukça sinirli olduğunu anlamak hiçte zor değildi. Stacy’nin ağzından çocuğun ismini duymasıyla karşısındaki kişinin neden sinirli olduğunu çok iyi anlamıştı. Stacy’nin yeni kurbanıydı gelen ve sinirli olması da gayet doğaldı. Sonuçta stacy dean’ın yanına gelene kadar onunla ilgileniyordu. Stacy’le timmy’nin kısa süren atışmasını sessizce dinlemeyi tercih etmişti ki zaten tartışma oldukça kısa sürmüştü ve timmy kısa tartışmanın ardından büyük bir sinirle hiçbir şey yapmadan çekip gitmişti. Stacy’nin son sözcüklerinden sonra ona bakarak ''Seni bazen gerçekten anlayamıyorum. Önce ağladın sonra kurbanına zavallı diye hitap ederek bayabi üzüldün ve bayıldın. Sonra uyanır uyanmaz beni ısırdın ve şimdide hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsun… '' dedi. Şaşkınlıkla gözleri hala anlamsız kırmızılığını koruyordu. Görüşü yavaş yavaş düzelse de hala kendini oldukça kötü hissediyordu. Derin bir nefes aldıktan sonra sinirle ''söyler misin bu gün senin neyin var?'' diye sordu. Gözlerini göle dikerek daha sakin ve soğuk bir tavırla ''Tamda elan’a saatlerce ders anlatmaya çabaladıktan ve İsabel’le kavga ettikten sonra günüm daha da tuhaf olamaz diye düşünmeye başlamıştım ama şu son olanlar gerçekten tüm gün yaşadıklarımdan daha tuhaftı.'' diye mırıldandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Perş. 19 Mayıs 2011 - 22:06

Gök yüzüne bakarken aklında sadece tek bir şey vardı Timmy. Gerçekten ona bir şeyler yapmayı deneyecek kadar aptal biri olup olmadığını düşünüyordu. Ama fazla düşünmesine gerek olmadan bir sonuca varmıştı bile vardığı sonuç ise sadece Timmy'yi üzecek cinstendi. Çünkü gerçekten de onun böyle bir aptallığı yapacağını düşünmüştü ve bunu denediği ilk anda ona yapmayı düşündüğü şeyler hiç de iyiye işaret değildi. Sinsi gülüşlerinin ardına saklanmış bakışları ile gök yüzünü izlemeye devam ediyordu. Kısa süre sonra zavallı aptalı artık düşünmeyi bıraktı ve düşünceleri sadece Dean'e odaklanmıştı. Ağzında hala onun kanının tadı bulunuyordu. Onu ısırdıktan sonra bedenin nasıl bir tepki vereceğini ya da acı çekip çekmeyeceğini umursamadan onu ısırmıştı. Üstelik dişlerini boğazına geçirdiği ilk anda Dean'in verdiği tepki canının ne kadar yandığını gösteriyordu ve sonrasında koyu kızıl gözleri ile kendini toparlamaya çalışırken oldukça zorlanmıştı. Ama o tüm bunlar olurken sadece kanın tadını çıkartmış ve o ayağa kalkmaya çalışırken sadece oturup izlemişti zaten sonrasında gelen Timmy ile bir anda odak noktası yer değiştirmiş ve ona odaklanmıştı. Timmy o yine aklına yerleşmişti 5. sınıftaki tüm kızların peşinden koştuğu yakışıklı çocuk. Aslında Stacy için bile oldukça yakışıklı biriydi o yani koluna takıp gezdirmek zevkli olabilirdi diğer kızların bu durum karşısında girecekleri kıskançlık krizleri de tatmin edici olabilirdi. Aynı anda bir den fazla kişiyi üzmek son derece keyif vericiydi yani düşüncesi bile yüzünde bir mutluluk oluşturmaya yetmişti. Ama tek bir sorun vardı o da Dean gerçekten kalbini açtığı tek erkek her ne kadar şu an için kendini tuhaf hissetse de onun canını yaksa da Dean'e aşık olduğunu biliyordu. Ona olan sevgisi kendini belli etmeye başladığında uzandığı yerden doğruldu ve oturdu yüzünde oldukça sevimli bir gülümseme oluşmuştu ve tam da o sıra Dean konuşmaya başlamıştı.

Söylediklerinden sonra sevimli gülümsemesi yerini tekrar duygusuzluğa bırakmıştı. Dean şaşkın bakışları ile cümlesini noktalar noktalamaz Stacy konuşmaya başladı. " Cümleye giriş şeklin ikizime benziyor Dean oda sürekli seni bazen hiç anlamıyorum stacy der dururdu sanki ben anlaşılması zor biriymişim gibi... Hem ağladığımı nereden çıkarıyorsun belki de sadece gözlerim sulanmıştır olamazdı hem ayrıca Timmy gerçek bir zavallı her ne kadar yakışıklı yüzüne bakılır ve yanında gezdirmesi hoş durumlara neden olacak olsa da son olarak seni ısırdım çünkü kana ihtiyacım vardı. Yoksa kanını sadece Scarlett'a sakladığın için mi böyle tepki veriyorsun eğer öyleyse bir daha tadına bakmam olur biter. " dedi. Cümlesini sinirli bir şekilde noktalamıştı, ikizi ile arasında ne gibi bir fark vardı ki kanını sadece o hak ediyormuş gibi konuşuyordu ya da Stacy ye öyle geliyordu. Bazen sadece gerilim yaratmak adına karşısındakinin tüm söylediklerini kendine göre yorumlar ve altında bir şeyler arardı tıpkı şimdi olduğu gibi. Sonra bir an duraksadıktan sonra "Bir şeyim yok Dean her zamanki benim işte " dedi ve gözlerini göle dikti. Hala kafasının içinde ikizi ile kendisini karşılaştırıyordu. Scarlett onun arkadaşı kendisi ise onun sevgilisiydi bu durumda ondan bir adım önce olması gerekmiyordu içinden " Evet kesinlikle böyle olması gerekiyor " dedi. O bunalrı düşünürken Dean mırıldanmaya başlamıştı. Ama mırıldanışları hassas kulaklarına çok net bir şekilde iletilmişti. Duyduğu şey karşısında öfkeden deliye dönmüştü. Elan bu isim tanıdık geliyordu üstelik Dean'i bu kadar uğraştırıp yanın da tutabilecek tek bir salak olabilirdi. Birden hızlı bir şekilde ayağa kalktı ve daha yeni kendine gelmiş Dean i yakasından tutarak ağaca yapıştırdı.

" Elan, elan demek öylemi hani şu Hufflepuf'lı sürekli uçar vaziyette gezen hayalperest aptal. Demek ona ders verdin baş başa kaldınız ve ona ders anlattın peki o ne yaptı dersi mi dinledi yoksa seni hayallerinde süsleyen bir prensmiş gibi görerek hayran bakışlarını üzerinde mi gezdirdi" dedi. Bir anda deliye dönmüştü kendini kontrol edemiyordu gözleri koyu kızıldı ve normale dönmekten çok uzaktı. Nefret dolu gözlerini onun gözlerine odakladı sanki boyunu koparmak istiyormuş gibi davranıyordu. Ama kısa süre sonra " Sen benimsin yakın da tüm okulda ki kızlar bu gerçeği kabul etmeyi öğrenecek Isabel dahil" dedi ve onu tutkulu bir şekilde dudaklarından öpmeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 20 Mayıs 2011 - 0:15

Stacy bu gün gerçekten tuhaf davranıyordu. Bayılma nedeninin beslenme nedeniyle olduğunu bilseydi zaten stacy’nin onu yere yapıştırmasına gerek kalmadan da kanını ona verirdi. Scarlett’ı kendine getirebilmek için bunu yapmıştı diğmi? Bir daha yapabilirdi bu sefer aşık olduğu kız için… Sadece önce ağlaması sonra kurbanından zavallı diye bahsettikten sonra bayılması ve ilk geldiğindeki soğuk davranışlarını da göz önünde bulundurursak uyanır uyanmaz onu ısırması tuhaf gelmişti. Bu yüzden bu şekilde tepki göstermişti. Derin bir nefes alarak ''Bak bayılma nedeninin beslenme konusu yüzünden olduğunu bilseydim beni yere yapıştırmana gerek kalmadan da kanımı sana verirdim. '' dedi. Ama bunu stacy’nin duyduğunu sanmıyordu o kadar sinirlenmişti ki… Gözlerini gölün eşsiz güzelliğinden baktığında içinde kaybolduğu güzel gözlere dikip bugün senin neyin var diye sormuştu. Stacy’se her zamanki ben işte bir şeyim yok diyerek geçiştirmişti. Dean derin bir nefes aldı. Tüm gün onu görebilmeyi ummuştu ve onu çok özlemişti. Bol koşuşturmacayla dolu bir günün ardından sonunda karşılaşmışlardı ama karşılaşmaları bile o kadar tuhaf olmuştu ki sonrasında olanlar… Ve şimdide genel olarak çok belli olmasa da tartışıyorlardı. Oysa karşılaşmalarını böyle hayal etmemişti. O daha sakin ve olaysız bir günün ardından aşık olduğu tek kızla daha romantik , güzel ve sakin bir buluşma hayal etmişti ama hiçbir şey hayal ettiği gibi olmamıştı. Planlarında aşık olduğu kızla tartışmak yoktu. Ya da Stacy’nin bayılması ve sonrasında olanlar… Özellikle de şu timmy denen gereksiz eleman yoktu. Kendini toparlamaya uğraştığı için stacy’le olan atışmalarına seyirci kalmıştı ama genel olarak stacy’nin yeni kurbanı olması bile onu revirlik etmesi için geçerli bir sebepti ki birde stacy’ e yanlış hatırlamıyorsa asa doğrulmuştu. Her ne kadar o an için aklından o asayı ona yutturmak geçse de stacy sayesinde sadece istemeyerekte olsa tepkisiz kalarak aralarındaki tartışmayı izlemek zorunda kalmıştı. Stacy’le timmy’nin tartışmalarını büyük bir öfkeyle izlese de bunu daha sonra kelimelere dökerek stacy’e söylememişti. Yeterince gerginlik yaşamışlardı birde bu olayla ortamı germek istememişti. Hem adını öğrenmişti diğmi? Onu her zaman revirlik edebilirdi. Ve genel olarak stacy haricinde onunla uğraşabilirdi. Her ne kadar onun uğraşması stacy’den daha farklı olacak olsa da… Dean tüm bu düşüncelerinden rüzgarın yüzüne çarpmasıyla bir anda kurtularak kendine geldi.

Derin bir nefes aldı ve mırıldanmaya başladı. Şimdi söyleyince fark ediyordu günü gerçektende baya tuhaf geçmişti. Elan’a saatlerce ders anlatmaya çabalamıştı ve İsabelle kavga etmişlerdi ve şimdi olanlar gerçekten baya tuhaf bir gün olmuştu. Dean gözlerini göle dikmiş gölün güzelliğini izliyordu. Sonunda kendine gelebilmişti. Sadece fazlasıyla bitkindi. Ama ilk halini düşünürsek şuan oldukça iyiydi. Etraf kısa süre sessizliğe gömülmüştü ama bu sessizlik stacy’nin ani bir şekilde dean’ın yakasından tutarak onu ağaca yapıştırmasıyla son bulmuştu. Yine neler oluyordu? Ne demişti de kızmıştı? Ya da onu kızdıracak ne yapmıştı ki? Şaşkın gözlerini stacy’nin gözlerine dikmiş neler olduğunu anlamaya çalışıyordu ama başaramadığı kesindi taki stacy konuşmaya başlayana kadar… Stacy’nin ilk cümlesinden sonra neler olduğunu anlamıştı. Dean’ın mırıldanmasını duymuştu doğal olarak ta sinirlenmişti. Gözleri koyu kırmızıydı ve fazlasıyla sinirliydi. Dean ne diyeceğini şaşırmıştı. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''ee şey aslında…'' diye açıklama girişiminde bulunmuştu ama ne diyeceğini bilemediği için bir açıklama yapamamıştı. Çünkü kızın ona nasıl baktığına pekte dikkat etmemişti. Arada sırada anlayıp anlamadığını sormuştu ve konuyu en kolay hale indirgemeye çalışarak dersi ona anlatmaya çalışmıştı. Kızın gözlerine pekte dikkat etmemişti. Ve ona nasıl baktığına… Doğal olarak bir açıklama yapamadığı için kendini stacy’nin ellerine teslim etmişti. Yani ne yaparsa yapsın haklıydı ona bir açıklama yapamıyordu onu hırpaladığı için ona kızmaya hakkı yoktu. Kendini tamamen stacy’e ve onun insafına bırakmıştı. Ona bir açıklama yapamamıştı ve başına her ne gelecekse bunu çoktan hak etmişti. En fazla birkaç ağaca fırlatırdı herhalde ya da dean’ı boğmayı denerdi. Derin bir nefes aldı ve olacakları beklemeye başladı. Stacy’nin son sözlerinden sonra onu öpmesiyle beraber baştan kısa bir şaşkınlıkla öylece olduğu gibi kalsa da sonrasında dean’da stacy’i belinden tutup kendine çekerek öpmeye başlamıştı. Düşündüğü gibi bir tepki vermemişti ve sanırım bu da oldukça iyi bir gelişmeydi. En azından onu öldürme girişiminde bulunmamıştı. Dean’da stacy’i aynı tutkuyla uzun süre öptükten sonra onu son kez öptükten sonra yavaşça geri çekilerek '' Elan’ın yada başka birinin bana nasıl baktığı umurumda bile değil çünkü onları görmüyorum benim gördüğüm tek bir kişi var… Dikkat ettiğim, her değişimini fark ettiğim ve sırılsıklam aşık olduğum dünya güzeli tek bir kız var oda şuan tam karşımda duruyor diğerleri kimin umurunda ki?'' dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 20 Mayıs 2011 - 17:59

Sözlerinin ardından onu büyük bir tutkuyla öpmeye başladı kısa süre sonra Dean' de onu kendine çektiğinde öpücükleri daha ateşli bir hal almıştı. Ona öylediklerinde o kadar ciddiydi ki tüm okula Dean ile birlikte olduğunu söyleyebilirdi. Özellikle şu aptal Elan'a ama şimdilik ikizi dışında aralarında ki bu durumu bilen hiç kimse yoktu daha Isabel bile durumun farkında değildi. Kendini bir türlü hazır hissetmemişti ama artık kararlıydı onu gördüğü ilk anda Dean ile aralarında olan bu şeyi kesinlikle anlatacaktı. Nasıl bir tepki vereceği umurunda olmadan aslında arkadaşı olduğu için onu umursamamak zor olsa da kararını vermişti işte Dean ile birlikte olmak istiyordu onu gerçekten istiyordu ve biriyle paylaşma fikri bile onu çılgına çevirmeye yetiyordu. Ama bir süre sonra bu düşünceleri kafasından atarak sadece öpücüğün verdiği zevke bıraktı kendini bu hem rahatlamasına hem de onun sahibi olduğunu fark etmesini sağlıyordu. Öpüşmeleri Dean kendini geri çekene kadar sürmüştü. Dudakları birbirinden ayrıldığında göz göze gelmişlerdi ve hemen ardından Dean konuşmaya başlamıştı. Ona söylediği sözler sıradan aşık bir kızın kalbini sevdiği kişiye açması ve mutlu olması için yeterliydi. Ama Stacy için asla tatmin edici olamazdı olamamıştı da zaten. Yine de bu sözlerin kalbinin derinliklerinde tuttuğu bir şey onu dürterek tutku dolu gözleriyle ona baktıktan sonra onu tekrar öpmeye başlamıştı, öpüşmeleri sürerken bir yandan aklına gelenlerle boğuşuyordu kafasının içi bir kaç saniye de o kadar dolmuştu ki onlardan kurtulamıyordu bile ve o kadar düşüncenin arasından sıyrılan bir şey onu oldukça rahatsız etmişti. Scarlett ve Dean arasında ki sır ailesinden gelen mektup onun yanına gelmeden önce planladığı her şeyi hatırlamıştı. Gözlerinde sevgiden çok nefret var olmaya başlamışken dudaklarını ondan ayrılıp elleri ile omuzlarından tuttu. Göz gözlerini gözleriyle birleştirdiği an " Seni pis yalancı " deyip dirseği ile belki de canını en fazla yakacak yer olan bacak arasına vurdu ve onu hızla iterek yere düşmesini sağladı.

Dean yerde acıdan kıvranırken " Sen gerçek bir yalancının gördüğün tek bir kız var öyle mi peki Scarlett onunla aranızda ki sırlar bana ne zaman bu lord mevzusunu söylemeyi planlıyordun merak ediyorum gerçi merak etmiyorum çünkü söylemeyecektin biliyorum" dedi. Sahip olduğu tüm öfke ve sinir gittikçe artarak benliğini ele geçiyordu. Çok geçmeden yine konuşmaya başlamıştı " Biliyor musun Dean değer verdiğin o kişi ikizim şu lord mevzusunu hala kabullenmiş değil ve odam da ağlıyor istersen gidip onu teselli et ne dersen gene onu kollarının arasına alıp ben hem yanındayım Scarlett gibi bir şeyler gevele hem eğer şimdi onu teselli etmeye çalışmazsan sonradan çok geç olacak çünkü ailemiz lord ile Scarlett'ın bir araya gelmesi için bir parti düzenlemişler ve yıl başı için okul tatil olduğun da kış partisinde lordumuzla tanışıcaz" dedi. Tüm konuşmaları artık düşünmeden sarf ettiği cümlelerden oluşuyordu. Bu yaptığı aslında bir kıskançlık değildi Dean ile Scarlett arasında bir şey olmayacağını biliyordu sadece ondan böyle bir şey saklanması işte onu asıl çıldırtan şey bu olmuştu. Mektupta söylenen pati de ise gerçekten çok eğlenecekti daha şimdiden bir kaç plan bile yapmışlığı vardı. Yine de şu an parti ve eğlence kısmını düşünüp kendini tatmin etme zamanı değildi, şimdi sevdiği kişinin ondan sakladığı şeylerle ilgileniyordu. Nefret dolu gözlerle ona bakmayı sürdürürken bir kaç saniye sonra ağacın dibine oturdu biraz daha ayakta kalsa onu tekmelemeye başlayacağını biliyordu çünkü hatta bir an onu yine ısırmayı bile geçirdi aklından ama bunu yaparsa o konuşmayacak bir hale gelecekti ve aralarında bir konuşmanın geçmesi gerekiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 20 Mayıs 2011 - 19:41

Stacy sonunda o tanıdığı eski stacy olmuştu. Dean’a bakışları değişmişti tabi dean’ında ona karşı olan tavırlarında büyük bir değişiklik vardı. Az önce olan olayları bir süreliğine de olsa unutmuştu. Sanki az önce hiçbir şey yaşanmamış gibiydi. Dean sözlerini bitirdikten sonra stacy’le tekrar öpüşmeye başlamışlardı. Dünya da yine dean ve stacy’den başka kimse kalmamıştı. Gece kötü başlasa da güzel bitmişti. Dean’ın gözlerinde belli belirsiz bir mutluluk vardı. Sonunda her şey düzelmişti bu da bir şeydi. Etrafı bir anda huzur kaplamıştı. Taki stacy '' Seni pis yalancı '' diyerek ona tekme atana kadar dean neye uğradığını şaşırmıştı. Yine neler oluyordu. Tanrı aşkına birkaç dakika önce öpüşüyorlardı sonra birden onu yalancılıkla suçlayarak dean’a tekme atmıştı. Birde dean ve scarlett seni bazen gerçekten anlamıyorum diyince kızıyordu. Onu anlamaya çabalıyordu ama başaramıyordu. Nasıl anlayabilirdi ki? Birkaç dakika önce bütün sorunları çözmüşlerdi ve öpüşüyorlardı sonrasında stacy birden tekme atmış ve onu hızla itmişti. Normalde olsa şuan yerde acıyla kıvranıyor olmazdı ama kendini hala stacy’nin ısırması yüzünden kötü hissederken birde bir anda stacy’den tekme yemesiyle birlikte acı içinde kıvranmaya başlaması bir olmuştu. Stacy’nin o ara onu itmesiyleyse yere düşmüştü. Onu cidden anlayamıyordu… .Stacy’nin az önceki davranışlarına mantıklı bir açıklaması olsa iyi olurdu. Çok geçmeden stacy tekrar konuşmaya başlamıştı. Stacy’nin " Sen gerçek bir yalancının gördüğün tek bir kız var öyle mi peki Scarlett onunla aranızda ki sırlar bana ne zaman bu lord mevzusunu söylemeyi planlıyordun merak ediyorum gerçi merak etmiyorum çünkü söylemeyecektin biliyorum" demesiyle durumu azda olsa anlayabilmişti. Konu dean’ın tacy’den sır saklamasıydı.

Dean ondan bir şey sakladığı için sinirlenmesi doğaldı ama yinede fazla sert tepki gösterdiğini düşünüyordu. Üstelik sır saklama konusuna gelince sevgili olmaları scarlett’ın başına gelen her olayı ona detayıyla anlatacağı anlamına gelmiyordu değil mi…Yerde kıvranması uzun sürmüştü. Kendini iyi hissettiğinden yada artık canının acımıyor olmasından değildi elbet sadece stacy’nin dean’ın acı çektiğine tanık olarak zevk alması sinirlerine gidiyordu hepsi buydu. Her ne kadar kendini hala berbat hissetse de o bir vampirdi ve duygularını gizlemek her ne kadar şuan daha zor olsa da imkansız değildi. Zorda olsa ayağa kalktı ve büyük bir sinir aynı zamanda şaşkınlıkla beraber stacy’e baktı. Stacy’nin son sözlerinden sonra daha da şok olmuştu. Scarlett ve lord adına bir parti düzenleyeceklerine inanamıyordu. Scarlett mahvolucaktı. Dean kısa süre sessiz kaldıktan sonra büyük bir şaşkınlıkla ''Ne ? scarlett’ın bundan haberi var mı? Kahretsin mahvolucak…'' dedikten sonra gözlerini stacy’e dikerek sinirle ''Tanrı aşkına nasıl bu kadar acımasız olabiliyorsun o senin kardeşin… Ayrıca biliyorsun ki scarlett benim yakın arkadaşım sana aşığım evet ama sana aşığım diye en yakın arkadaşımın tüm sırlarını sana anlatacağımı sanmıyordun diğmi? Yani eline geçirdiği her bilgiyi ikizinin canını acıtmak için kullandığını bile bile sana tüm olanları anlatacağımı düşünmüyordun diğmi? İsabel’in başına aynı şey gelseydi sende aynı şekilde benden bunu saklardın… Onun canını yakacağımı bildiğin halde bana tüm olanları anlatıp elime onu yaşarken öldürmem için o büyük kozu verir miydin? '' diye sordu kısa süre sessiz kaldıktan sonra az öncekinden birazcıkta olsa daha sakin bir ses tonuyla ''gerçekten güvendiğin hiç düşünmeden sırtını dayayabileceğin ve önemsediğin tek insanı isabel’i göz göre göre mahvetmeme izin verir miydin?'' diye sordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 20 Mayıs 2011 - 21:47

Dean'e olan bütün nefreti ve öfkesiyle tepkisiz bir şekilde ağacın altında oturuyordu. Çünkü biliyordu eğer yerinden bir santim bile kıpırdarsa onun canını daha fazla yakmak için elinden gelen her şeyi yapacaktı. Henüz yaptığı şey içindeki öfkeyi bir gram bile eksiltmemişti şu an gözlerini kapattığında gördüğü tek şey onun tüm kanını içine çektikten sonra kafasını kopardığıydı. Kendini biliyordu ya yapabilirdi hiç bir şeyi umursamadan ama işte konuşmaları gerektiği gerçeği ile kendini sıkıyordu. Daha ne kadar sürecekti bu aralarındaki sessizlik artık bu sessizlikten sıkılmaya başlamıştı ama Dean'in konuşmaya başlaması için ilk önce kendini toparlaması gerekiyordu ona düşündüğünden de daha kötü vurmuş olmalıydı. Yine de onun için üzülmüyordu aksine zevk aldığı bile söylenebilirdi. Tüm o sessizlik süresi boyunca göz ucuyla Dean'in kendini toparlayışını izlemişti. Kendini toparladığında ise yüzünde oluşturduğu ifade sinirlenmeye başladığını gösteriyordu ki bu onun için iyi bir şeydi. Onu kızdırmak, sinir etmek canını yakmak şu an içindeki öfkeyi azaltmak için ona yapması gerekenlerin sadece bir kaçıydı ve başlangıç olarak bu sinirli tavrından gerçekten hoşlanmıştı. Dean konuşmaya başladığında başını ona tamamen çevirdikten sonra öfke dolu gözlerle onu dinlemeye başlamıştı ama daha söylediği ilk cümle onu sakinleştirmek den çok daha da çılgına çevirmişti.

Yerinden kalkarak büyük bir öfkeyle " Hala Scarlett demek ha her neyse onun haberi var yani ben ona itina ile okudum mektubu nedense bu sefer ailem mektubu benim adıma yolladıklarından ilk okuyan ve onun duymasını sağlayan kişi de benim" dedi. Aslında söyledikleri tam olarak doğru sayılmazdı yani lord olayı için onu tebrik edip sinir etmişti ama partiden ona bahsetmemişti ama yine de yatağa bıraktığı mektubu ikizinin okuyacağına adı gibi emindi. Çünkü mektubu ne saklamaya çalışmış ne de zarfına yerleştirmişti. Yaptığı tek şey kağıt parçasını yatağının üzerine doğru savurmak olmuştu. Böyle söylemesinin tek nedeni ise onu daha fazla kızdırmaktı hepsi bu. Tekrar konuşmaya başladığında cümlesi oldukça uzun sürmüştü dediklerini kelimelerden çok zırvalar olarak görmeye başlamıştı. Söylediklerini mantıklı bir şekilde düşünmemişti bile düşündüğü tek şey Dean'in hala ikizini düşündüğü gerçeğiydi. Üstelik Isabeli kullanarak bir şeyler açıklamaya çalışıyor olmasına rağmen takıldığı tek şey ikiziydi. " Sana ikizimin tüm sırlarını önüme dök demedim Dean ama bilmem fark ettin mi bu lord meselesi beni de ilgilendiriyor üstelik sonuç olarak öğrenmeyeceğim bir şey de değildi ailem sadece bunu ikizime mi söyleyecekti sanıyordun elbette haberim olacaktı. Bu yüzden saklamanın altında yatan gerçeği anlamaya çalışırken şimdi karşıma geçmiş Isabeli kullanarak benim suçlu olduğumu mu ima etmeye çalışıyorsun bence tek yaptığın hatanı örtmeye çalışmak hepsi bu" dedi. Sözleriyle birlikte içinde bir şeylerin daha bittiğini hissediyordu bu ona olan aşkı değildi belki ama gerçekten önemli bir şeylerin yok oluşuydu. Bir süre sonra en azından sesini biraz daha yumuşata bildiğinde " Biliyor musun aslında mektubu ilk okuduğum da bunu Scarlett'ı üzmek için değil de senle katılabileceğim bir parti gözüyle bakmıştım ama her halde artık ikizimin yanında olursun" dedi ve başını göle çevirdi. Çünkü artık ona banka istemiyordu.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 20 Mayıs 2011 - 23:20

Stacy’nin sözleri dean’ı her geçen saniye daha da çileden çıkartıyordu. Tüm o tavırlarından sonra birde haklıymış gibi savunmaya geçmişti. Sessizliğini koruyordu fakat stacy’nin lafını kesmeden tepkisiz kalabilmek için şuan o kadar uğraşıyordu ki… Kendini tutmasaydı şuan daha kötü şeyler olabilirdi. Scarlett’la arkadaş olduklarını biliyordu diğmi? Sorun neydi daha neyi tartışıyorlardı. Bunu anlamak neden bu kadar zordu. Scarlett dean’ın en yakın arkadaşıydı ve tabi ki onu koruyacaktı. Tabi ki onun sırlarını saklayacaktı… Neden bu olayı bu kadar büyütüyordu ki… Sakin olmaya çalışıyordu ama her geçen saniye sakin ve olaylara tepkisiz kalmasını daha da zorlaştırıyordu. Gözleri bir an için kırmızılaşıp eski haline dönmüştü. Stacy’nin aksine o hala mantıklı düşünebilmeye ve kontrolünü kaybetmemeye çalışıyordu. En azından ikisinden biri mantıklı olmalı ve kontrolünü kaybetmemeliydi. Yoksa işler daha da işin içinden çıkılamaz bir hal alacaktı. Scarlett’a haberi büyük bir zevkle verdiğini sonuçlarını düşünmeden o kadar rahat söylemişti ki… Tanıdığı stacy’den eser yoktu şuan karşısında duran stacy’nin... Haberi ondan saklamasının altında yatan sebep mi? Tanrı aşkına hala dean’la scarlett’ın arasında arkadaşlıktan başka bir şey olamayacağını tam olarak anlayamamış mıydı? Haberi ilk duyduğunda dean’ın neler hissettiğinden haberi bile yoktu. Olanlarla ilgili hiçbir şey bilmiyordu ve dean’ı suçluyordu… Resmen yargısız infaz yapıyordu. Hatasını ört bas etmeye çalışmakla suçluyordu onu ama bu doğru değildi. O sadece neden olanları stacy’e anlatmadığını anlatmaya çalışmıştı. Ama anlaşılan başaramamıştı. Ya dean sinirden doğru düzgün kelime kuramıyordu ya da stacy gerçekten dean’ı anlamak istemiyordu.

Stacy’nin sözleri bittikten sonra sesiz kaldı. Gözlerini hızla dean’ın gözlerine dikerek ses tonunu ayarlamaya çalışarak '' Sana olayları anlatmamamın altında hala bir neden aradığına inanamıyorum. Scarlett benim arkadaşım… Bunu tam olarak anlaman için ne yapmalıyım söyler misin? Sana söylemedim çünkü aile meselelerinize karışmak istemedim. Hem zamanı geldiğinde zaten dediğin gibi öğrenecektin scarlett’ın zamana ihtiyacı vardı ve bende ona gereken zamanı sağladım hepsi bu... Ve ben bir hata yapmadım. Sadece o an bana en doğru gelen şeyi yaptım sessiz kaldım. ''dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra sinirle ''Sana olanları anlatmamamın altında bir neden aramaktan vazgeç… İkinizin arasında kalmak benim için yeterince zor zaten… Haberi ilk duyduğumda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Ailelerinizin lorda eş olarak sizi önerdiğini öğrendiğimde şok oldum. Aklıma sen gelmiştin… scarlett lord beni seçti dediğinde kısa süre rahatlasam da bu uzun sürmedi. Çünkü biriniz aşık olduğum kızdı diğeri en yakın arkadaşımdı… Ben bile daha olanları kabullenememişken scarlett’ı teselli etmeye çalıştım. Sonra sen geldin ve benim açıklamamı dinlemeden scarlett'ı duvara fırlattın zaten ruhen çökmüşü. Sen yeterince sinirliydin ve onun her şeye rağmen kendini birazcık bile olsa toparlamaya ihtiyacı vardı. Hem dediğim gibi sizin ailevi meselenizdi hemde sen öğrenene kadar scarlett azda olsa kendini toparlayabilirdi. '' dedi. Derin bir nefes aldı ve az öncekinden daha sakin bir ses tonuyla '' Senin için İsabel neyse benim içinde scarlett o… Onu yok sayamam, bana ihtiyacı olduğunda ona sırtımı dönemem, sırlarını saklamanın aşık olduğum kızla kavgaya neden olacağını bilsem de sana olan biten her şeyi anlatamam ama bu sana aşık olduğum gerçeğini değiştirmez ''dedi. Ve sesini alçaltarak '' Ve son olarak her ne kadar o partiye gelmeyi kesinlikle istemiyor olsam da mutlu olmanı sağlayacaksa eğer sana parti de eşlik ederim. '' dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Paz 22 Mayıs 2011 - 11:19

Söylediği onca şey ve düşündükleri artık Dean'le gerçek anlamda kavga etmeye başlamışlardı. Aslında bundan içte içe aldığı garip zevk olmasa bu kavgayı çoktan bitirebilirdi. Ama yapamıyordu işte ona dedikleri Dean2şn ona karşı söylediği cevaplar aralarındaki kavgayı daha da alevlendirmekten başka bir işe yaramıyordu. Yine de her şeye rağmen Dean'in sakin kalmaya çalışan tavırları ve sesini yumuşatarak konuşması ona bir anlığına ayak uydursa aslında bu kavga çoktan bitmişti. Çünkü biliyordu Dean ona cevap veriyor olsa bile içten içe ona anlamsız gelen bu kavgayı bitirmek istiyordu. Ama Stacy hala tatmin değildi olanlardan içinde bir canavarın yaşadığını düşünürdü hep tıpkı ikizi gibi ama ikisinin içinde var olan canavarların sadece işlevleri farklıydı. İkizinin içinde bulunan şey onu etkileyerek bir nevi kafasının içinde onu hapsederek istediği şekilde davranan bir şeydi. Stacy'nin içindeki yaratığın ise onu kontrol etmesine gerek yoktu sadece sahip olduğu doyumsuzluğu ona göstermesi gerekiyordu. Kalan her şey Stacy nasıl istiyorsa öyle gerçekleşiyordu, şimdi olduğu gibi. Belki de ikizi ile içlerinde bulunan canavarların tek bir ortak noktası olabilirdi o da doyumsuzluk.

Başını göle çevirdiğinden beri bir kez bile Dean'in yüzüne bakmamıştı. Gözlerini odaklandığı tek şey ay ışığı altında muhteşem görünen göl manzarasıydı. Konuşmaya başlaması bile ona bakasını sağlayamamıştı. Hala Isabel ve Scarlett'la açıklama yapmakta ısrar ediyordu artık umurundaymış gibi şu an ikisini de umursamıyordu. Zaten sır meselesini sadece sakladığı için kafaya takmıştı işin içine ikizi girdiği için değil belki konuşmaları sanki onu hala kıskanıyormuş gibi bir izlenimde olsa da gerçek olan bu değildi. Ona sırtı dönük bir şekilde konuşmaya başladı " Tamam yeter artık aptalmışım gibi sürekli aynı şeyleri gevelemene gerek yok ikizimin sesin arkadaşın olduğu biliyorum şu an söylediklerimin kıskançlıkla bir ilgisi de ve biliyor musun artık umursamıyorum da ikizimle aranda olan, olması muhtemel hiç bir şeyi" dedi. Bu cümlesinden sonra artık Isabel ya da Scarlett hakkında konuşmayacaklarını düşünüyordu ya da daha çok böyle olmasını istiyor denilebilirdi. Son söylediğine ise canı sıkkın bir şekilde " Hayır gelmene gerek yok eminim o parti de kavalye bulmakta zorluk çekmem hem ayrıca istemediğini bile bile seni yanımda sürüklemekte istemiyorum " dedi.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Paz 22 Mayıs 2011 - 13:48

Dean artık sinirlerine hakim olmakta gerçekten zorlanıyordu. Bu tartışmanın nereye gideceğinden emin değildi ama iyi bir yerlere gitmediği kesindi. Açıkçası şu dakikadan sonra da tartışmanın kötü bir yere gidip gitmeyeceği umurunda bile değildi. Elinden geldiğince alttan almıştı ve sabrının sınırını fazlasıyla zorlamıştı. Artık mantıklı olmaya çalışmıyordu. Mantıklı olmakta istemiyordu zaten stacy’nin kaprislerine yeterince katlanmıştı. Ve eğer niyeti dean’ı kendinden uzaklaştırmaksa bunu bu gece sergilediği davranışlarla gayet güzel başarmıştı. Artık onun ne düşündüğü ne hissettiği ya da ne yapmaya çalıştığı umurunda bile değildi. Sadece bu mantıksız tartışmanın nereye kadar süreceğini yada stacy’nin bu saçma davranışlarını ne kadar sürdüreceğini merak ediyordu. Ama bunu öğrenmek için yeterince sabırlı değildi. Sanırım O yeteri kadar bu gereksiz tartışmaları yaşamış ve ona olabileceğinden daha uzun süre stacy’e katlanmıştı. Bu kadar yeterdi. Stacy’nin İlk cümlesinden sonra gözleri koyu kırmızı olmuştu. Bu da bu manasız atışmanın kısa süre içinde biteceğinin bir göstergesiydi.

Yüzünde sinirli bir gülümseme ve sabrından geriye kalan son kırıntılarla stacy’nin konuşmasının bitmesini bekliyordu. Stacy konuşmasını bitirdikten sonra bir süre sinirli bir şekilde güldükten sonra stacy’e sinirle bakarak '' Biliyor musun bence de artık bu kadar yeter… Ne istiyorsan onu yap… Neyi ne şekilde algılamak istiyorsan algıla istediğini yapmakta özgürsün… Senin hayatın senin kararların beni ilgilendirmez tabi aynı şekilde benimkiler de seni… '' dedi. Arkasını dönüp çekip gitmeden önce göle bakarak '' Partiye de istediğin kişiyle git umurumda değil hatta timmyle bile katılabilirsin nasılsa aynı sınıftasınız ve o senin oyuncağın olabilecek kadar zavallı biri olsa da yakışıklı onu kontrol etmekte zorlanmazsın da… Benim hayatımı değil ama onun hayatını kolaylıkla kontrol edebilirsin zavallı aşkından gözleri kör olacağı için her söylediğine harfiyen uyacaktır. Dediklerine harfiyen uyan yeni bir oyuncaktan daha harika ne olabilir ki… Sana parti de iyi eğlenceler…'' dedi ve sinirle arkasını dönerek gitmek için birkaç adım attı ve aniden karşısına çıkan kişi yüzünden çok geçmeden olduğu yerde kalmak zorunda kalmıştı. İsabel’e bakarak ''Seni de görmek güzeldi isabel merhaba ve hoşça kal'' diyerek gitmeye kalktı ama isabelin dean’ın koluna yapışmasıyla olduğu yerde kalarak büyük bir sinirle isabele beni bırak dercesine baktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Paz 22 Mayıs 2011 - 15:37

İsabel dean’la kavga ettikten kısa süre sonra binasına gidip kendini yatağına atmıştı. Dean’la uğraşmak eğlenceliydi ama nedense şu birkaç gündür kavgaları oldukça kısa sürüyordu. İsabel ne yaparsa yapsın scarlett’a dokunmadığı sürece olaylar asla fazla büyümüyordu biraz tartışmadan sonra çekip gidiyordu. Sanki son zamanlarda fazlasıyla acelesi varmış gibiydi. Peki acelesi neydi? Nereye koşuşturuyordu sürekli? Eskiden onu anlamak daha kolaydı. İsabel’e göre dean’ın daha sade ve düzenli bir hayatı olmuştu her zaman… İsabel’in tersine o plansız programsız hiçbir şey yapmazdı. Sabahtan akşama kadar derslerle uğraştıktan sonra günde birkaç saat kesinlikle kütüphaneye uğrar ders çalışırdı ve daha sonra ya göl kenarına gider ya da scarlett’la zaman geçirirdi. İsabel’in tersine alışkanlıkları vardı bu yüzdende onu bulmak oldukça kolaydı. Fakat son zamanlarda alışkanlıklarını değiştirmiş ya da alışkanlıklarından kurtulmuş olacaktı ki onu ders sonrası bulmak neredeyse imkansızlaşmıştı. Derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı. Uyumalıydı. Saat oldukça geç olmuştu ve yarın erken kalkacaktı. Dean konusunu kısa süreliğine kafasından uzaklaştırmayı denedi ama başaramadı. Kısa süre sonra yataktan dönüp durmaktan sıkılarak bir hışımla ayağı fırladı. Üzerine siyah bir mini etek ve siyah bir tişört giydikten sonra kendini dışarı attı. Binadan çıktıktan sonra ortak salonda elan’la karşılaşmıştı. Onunla kısa süren sohbetten sonra dean’ın nerede olduğunu öğrenmenin verdiği mutlulukla yüzünde bilindik sinsi bir gülümseme belirmişti. Elan’la cici bir kız olarak konuşmak işe yaramıştı. İnsanlarla oyun oynamanın sıkıcı olduğunu düşünen birileri varsa gerçekten yanılıyorlardı. Olmadığınız biri gibi davranmak hem eğlenceliydi hem de istediğiniz şeyleri kolayca öğrenmenizi sağlıyordu . Aslında elan’la kısa süren sohbetten sonra dean hakkında istediğinden daha çok şey öğrenmişti. Mesela dean’ın ona saatlerce ders çalıştırdığını ve bundan sonra da düzenli bir şekilde ders çalıştırıcağını öğrenmişti.

Elan’ın dean hakkında ki duygu ve düşüncelerini öğrenmişti daha da güzeli elan’ın küçük planını öğrenmişti ve bunu kesinlikle dean’a karşı bir koz olarak kullanabilirdi. Hızlı bir şekilde okuldan çıkarak göl kenarına doğru ilerledi. Uzun bir yürüyüşün ardından sonunda o çok iyi bildiği tanıdık koku burnuna gelmişti ve çok geçmeden de uğraşmaktan zevk aldığı biricik kuzenini karşısında bulmuştu. Gözleri koyu kırmızıydı bu da dean’ın fazlasıyla sinirli olduğunu gösteriyordu. Acaba neye sinirlenmişti? Diye kısa süre düşünse de çok geçmeden burnuna gelen ikinci tanıdık kokuyla olan biten her şeyi bir nevi çözmüştü. Bu stacy’nin kokusuydu. Gözlerini dean’ın arkasındaki ağaçta oturan stacy’e dikerek kısa süre baktıktan sonra gözlerini dean’a çevirdi. Büyük ihtimalle stacy bir süre dean’la eğlenmiş ve sonra da kavga etmişlerdi. Zavallı dean… Sinsice gülümseyerek tam bir şeyler söyleyecekti ki dean ondan once davranıp bir şeyler söyleyip gitmeye yeltenmişti. Ama İsabel son anda dean’ın kolundan tutarak onu durdurmuştu. Dean’ı geriye döndürüp stacy’e doğru çekiştirerek birkaç adım attıktan sonra dean’a bakarak ''Merhaba dean nasılsın? Bende seni arıyordum. Aslına bakarsan senden bir iyilik isteyecektim.'' dedi. Dean’ın sinirli bir şekilde ''unut gitsin sana asla yardım etmem '' demesine aldırmayarak '' Elan’dan duyduğuma göre harika ders anlatıyormuşsun oldukça eğlenceliymiş ders çalışmak… Şey diyecektim bende bana ders vermeni istiyorum. Bu arada okulda yakında bir parti düzenlenecekmiş haberin var mı? Yolda elan’la karşılaştım senin bir partnerinin olup olmadığını sordu sanırım partiye beraber gitmeyi teklif edecekti. Bende bilmediğimi ve sana sormasını söyledim. Aslında aynı şeyi bende sana soracaktım partide kavalyem olur musun ? diye sormak için seni arıyordum aslında… Hadi ama dean benden iğrendiğini ifade eden gözlerle bana bakmayı kes lütfen hem bak seninle iki hafta boyunca uğraşmam söz ayrıca biliyorsun 4. sınıfların en popüler çocuğu sensin ve benim kuzenimsin bana bu iyiliği yapmaz mısın? Hem bende en az elan kadar güzelim diğmi? Hem senle 2 hafta uğraşmama garantisi de veriyorum lütfen…'' dedi. Daha sonra stacy’e bakarak ''bu arada merhaba stacy nasılsın?'' dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Paz 22 Mayıs 2011 - 19:35

Tüm söylediklerinden sonra aslında nasıl bir cevap vereceğini merak etmiyor değildi ama yine de ona bakmamakta kararlıydı. Ne derse desin çünkü artık çok iyi biliyordu ki o da Dean'in alttan alma girişiminde bulunmayacak olmasıydı. Diyeceği tek bir ağır lafta artık kelimelerden çok onun fiziksel anlamda acı çekmesini sağlamaya çalışacaktı. Ama bunlar az önceki ısırma ve tekmeden daha çok acı verici olacaktı. Aslında bu sefer Dean'in de karşı vereceği gerçeği ile zorlanacaktı ama yine de bir şeyi sadece zor olduğu için denemekten vazgeçecek bir değildi. Bu yüzden kendini belki de tüm benliğiyle olacaklara hazırlıyordu. Bu iş için de fazla çaba harcaması gerekmemişti artık her şeyiyle hazırdı ve beklediği tek şey Dean'in dudaklarından dökülecek bir kaç kelimeydi. Ama bunun içinde fazla beklemesine gerek kalmamıştı çünkü Dean konuşmaya başlamıştı bile. Konuşmasına ona hak vererek başlamış olması oldukça tuhaf gelmişti başta ama sonrasında söyledikleri aslında haklı olduğunun göstergesiydi artık alttan almıyordu çünkü. " Scarlett ile arandaki hiç bir şeye karışmak istememem den bunu çıkarıyorsun yani neyse tamam anlaştık o halde ben sana sen de bana karışmıyorsun güzel " dedi. Sanki böyle bir durumun güzel olma ihtimali varmış gibi onu bir kaç kişi dışında herkesten kıskanırken şimdi yaptığı hiç bir şeye karışmayacağını söylemişti. Bu belki de ikisi arasında ki her şeyi bitirecek bir şeydi ama ikisinin sahip olduğu inat ve özellikle Stacy'nin davranışları her şeyin bittiği yere bir adım daha atmalarına neden olmuştu. Her şeyin suçlusu tabi ki de sadece kendisi değildi ama yine de en büyük etken yine kendi yaptıklarıydı. Sonra ki söylediklerine ise bu gece belki de hiç kullanmadığı bir ses tonuyla cevap vermişti sakin ve bir o kadar da umursamaz bir şekilde " Dean baştan beri yanımda bir oyuncak isteseydim inan bana okulda sıraya giren bir sürü kişi olurdu ama ben bunların dışında bir şeyler istediğim için senleyim sadece zorlamak istemediğimi söylemiştim. Timmy konusuna gelirsek bir daha görüştüğümüzde Timmy muhtemelen boğazıma sarılacak ve bende ona karşılığı fazlasıyla vericem. Sana asıl anlatmak istediğim ailem bu pati işlerine o kadar önem verir ki inanamazsın aslında belki de Scarlett lord ile birlikteyken benim yanıma da kendi yakıştırdıkları birini çoktan bulmuşlardır " dedi. Bunda o kadar haklıydı ki ailesinin hazırladığı hiç bir parti de yalnız kalmamıştı her zaman annesinin seçtiği bir kaç kişi arasından birini seçer ve tüm geceyi onunla geçirirdi annesinin söz dinleyen cici kızından beklenildiği gibi ama bu sefer ilk kez parti de gideceği kişiyi kendisi karar verecekti hatta vermişti de. Ama şu an o çok istediği kişi ondan bir kaç adım yakınındayken aynı zaman da binlerce kilometre uzaktaydı da. Tüm konuşmalar bittiğin de ise artık gitmek için hazır görünüyordu Dean ona bakmasa bile bunu hissedebiliyordu. Ona gitme demek geliyordu içinden ama içinde ki inat ve benliği bunun önüne geçiyordu. Yanından gittikçe uzaklaşırken gözleri dolmaya başlamıştı bir an da ta ki Dean dışında bir başka kişinin kokusunu hissedene kadar.

Bu his ile birlikte eliyle gözlerini sildi bu kokuyu tanıyordu, gelen Isabeldi ve gelir gelmez Dean'in var olan öfkesini daha da arttırmayı başarabilmişti. Bununla birlikte yüzünde garip bir gülümseme oluştu Isabel'in yanında genel takıldığı bir surat ifadesi vardı yüzün de. Isabel'in diğer söylediklerini duyana dekte bu durum devam etmişti. Duyduklarından sonra bir kaç saniye ne diyeceğini bilemedi arkadaşının halen aralarındaki bu durumu bilmemesinden ötürü olmuştu tüm bunlar üstelik Elan bu duyduklarından sonra onun hakkında sahip olduğu tek his öldürme istediği olmuştu. Ama ondan önce bir şeyler yapmalıydı bu yüzden ilk önce ayağa kalktı " İyi sayılırım Isabel " dedi ve Dean'in diğer koluna girerek " Üzgünüm ama Isabel Dean benim erkek arkadaşım olduğu için o partiye benimle gitmesi gerek öyle değil mi Dean " dedi. Bunu bir an da kıskançlık krizi yüzünden söylemişti Dean'in ne diyeceğini bile düşünmeden o yüzden şu an kalbi hiç olmadığı kadar çok çarpıyordu çünkü korkuyordu Dean'in onu reddederek çekip gitmesinden..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Paz 22 Mayıs 2011 - 22:10

Dean şuan buradan bir an önce çekip gitmek istiyordu. Aşırı sinirliydi ve daha fazla burada kalırsa her şey daha da içinden çıkılamaz bir hal alacaktı. Öfkesine daha ne kadar hakim olabilirdi bilmiyordu özellikle de yanında isabel varken… Onu çekiştirmesine engel olmaya çalışmıştı ama hala verdiği kan yüzünden birazda olsa bitkin olan vücudu yüzünden isabel’in onu çekiştirerek Stacy’nin yanına götürmesine mani olamamıştı. İstemeyerekte olsa sanırım bu gece isabel’in can sıkıcı konuşmalarına katlanmak zorunda kalacaktı. En azından koluna yapışmaya devam ettiği sürece… Bu konuşmanın uzun sürmemesini ve isabel’in bir an önce kolunu bırakmasını umuyordu. Deyim yerindeyse alev saçan gözlerini isabel’in gözlerine dikti. Bırak beni seni temin ederim şuan benimle uğraşmak için çok kötü bir zamanlama dercesine gözlerine bakıyordu. Her ne kadar sürekli birbirlerini yeseler de birbirlerini iyi tanıyorlardı. Bazen konuşmadan da anlaşabiliyorlardı. Birbirlerini konuşmadan da anlaşabilecek kadar iyi tanıyorlardı tabi bu dostunu tanı ama düşmanını daha iyi tanı gibisinden bir düşünce yüzündendi büyük ihtimalle… İsabel onu bırakmamaktaki kararlılığını onu umursamadan konuşmaya başlamasıyla belli etmişti. İsabel’in senden yardım isteyecektim demesiyle gözlerini onun mavi gözlerinden bir an için ayırmadan unut gitsin sana asla yardım etmem demişti. Ses tonundan ciddi ve oldukça öfkeli olduğu o kadar belli oluyordu ki… Aslında zaten ne öfkesini ne de sinirini saklamaya çalışmıyordu. Aksine bunu belli etmeye çalışıyordu çünkü isabel’e daha fazla katlanmak istemiyordu. Ayrıca bir nevi ona zarar vermemek için onu uyarıyordu da… Senin yerinde olsaydım bunu yapmazdım emin ol sonu kötü olacak hem de fazlasıyla kötü dercesine bakıyordu ona ama isabel her zamanki umursamaz tavrını kullanarak aptallara özgü cesaretiyle beraber konuşmaya devam etmişti.

Hoş aslında bu gece pekte korkmasına gerek yoktu çünkü stacy yüzünden vücudu hala az da olsa bitkindi ki bu da oluşabilecek bir kavga da İsabel’in galip gelmesine olanak sağlıyordu ama diğer günlerde dean’ın her fırsatta isabel’in canına okuyacağı da bir gerçekti. Konu yine dönüp dolanıp bu seferde isabel sayesinde elan’a gelmişti ama dean artık bunu umursamıyordu. Her ne kadar stacy’e aşık olsa da öfkesi aşkının önüne geçmişti ve şuan stacy’nin ne düşündüğü ya da ne hissettiği umurunda değildi. Konu bir anda Dean’ın asla haberi olmadığı şu okulda ki partiye gelmişti ama şuan partiyi pekte önemsediği söylenemezdi. Elan’ın ona partiye birlikte gitmeyi teklif edeceğini öğrenmesi birazcık şaşırmasına neden olsa da bu dean’ın şu anki ruhsuzluğundan hiçbir şey kaybettirmemişti. İsabel’in partnerim olur musun sorusu üzerine İsabel’e baktı ve gözleri koyu kırmızı olduğu halde gayet ruhsuz bir şekilde yüzünde soğuk bir gülümseme belirmişti. Bu kadar saf olamazdı. Gerçekten dean’ın partiye onunla gideceğini düşünmüş olamazdı. Ama anlaşılan düşünmüştü ve onunla partiye gelmesinin karşılığında da ona cazip bir teklifte bulunmuştu. Yüzündeki belli belirsiz olan soğuk gülümseme gittikçe daha da belirginleşmişti. Tam İsabel’e cevap verecekti ki… İsabel son anda Stacy’e sorduğu soru ve stacy’nin İsabel’in sorduğu soruya cevap vermeye başlamasıyla sessiz kalarak onun konuşmasının bitmesini beklemek zorunda kaldı. Tam İsabel’e cevap verecekti ki stacy birkaç adımda dean’ın yanına gelerek onun koluna girip onun yerine İsabel’e cevap vermişti. Dean Stacy’nin sorusu üzerine kısa süre sessiz kaldı. İsabel onun gitmesine engel olduğu andan beri Stacy’nin yüzüne bir kere bile bakmamıştı ve bakmamakta da kararlıydı. Gözlerini İsabel’in gözlerine dikti. Ruhsuz bir şekilde soğuk gülümsemesini koruyarak '' Hım aslında teklifin oldukça cazip elan’la gideceğime seninle giderim ve iki hafta boyunca rahat ederim ama diğer taraftan neden seninle gidiyim yani tamam elanla gidersem beni asla rahat bırakmayacaksın biliyorum ama en azından elan’la gidersem o gece sinirinden çıldıracaksın bu da elanla gitmem için yeterli bir sebep diğmi? '' dedi. Daha sonra Gayet ruhsuz bir şekilde öfkeli, duygusuz ve soğuk bir ses tonuyla '' ama yine de … Stacy’nin sevgilim olduğunu düşünürsek sanırım en doğrusu partiye onunla gitmem olacaktır.'' Dedi. Gözleri hala koyu kızıldı ve hala stacy’e bir kere bile dönüp bakmamıştı. Daha sonra İsabel'in derslerle ilgili söylediklerini hatırlayarak aynı ruhsuzlukla soğuk bir ses tonuyla '' Ayrıca üzgünüm sana ders çalıştıramam tüm programım dolu haftanın 3 günü dersler bittikten sonra elan'a ders çalıştırıcağım eh takdir edersinki dersler ve derslerden sonra ders anlatmaya çabalamak yorucu iş haftanın 2 günü de dinlenmeyi planlıyorum yani ne yazık ki kendine başka bir ders anlatıcı bulman gerekicek...'' diye ekledi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Ptsi 23 Mayıs 2011 - 21:31

Stacy’nin söylediklerini duyunca şok olmuştu. Şaka yapıyor olmalıydı… Dean’la sevgili olmuş olamazlardı. Stacy’le dean o kadar farklıydı ki… Onlar beraber olamazlardı. Siyah’la beyaz gibiydiler… Birbirlerine bu kadar zıt iki kişi üstelik sıradan kişilerde değildi biri stacy diğeri deandı. Stacy için aşk ve aşık olmak kelimeleri o kadar anlamsızdı ki… Onun için anlamlı olan tek bir şey vardı oda oyun istediğini seçer kendine aşık eder onunla kısa süre oynar sıkılınca da kaldırır bir köşeye atardı. Dean’ın nasıl biri olduğunu bilmeseydi onu stacy’nin yeni oyuncağı sanabilirdi ama kesinlikle öyle olmadığını biliyordu. Herkesi kontrol edebilirdiniz , herkesle oyun oynayabilirdiniz ,herkesi kolayca kandırabilirdiniz ama söz konusu çocukluğundan beri isabel’in her oyununu büyük bir kurnazlıkla bozan ve en az isabel’in onu çıldırttığı kadar oda isabel’i çıldırtabilen oyun kurma da ve oynama da en az isabel kadar başarılı olan tek kişi dean’sa bu söylediklerinizin hiçbirini yapamazdınız… Dean’ı ve onun hayatını kontrol etmek kesinlikle imkansızdı. Dean’ın hayatını kontrol etmeyi bırakın kararlarını bile sorgulayamazdınız ve dean… O… O tamamen farklı biriydi. Hiçbir oyuna gelmeyecek kadar akıllı sizi kelime oyunlarıyla çıldırtabilecek kadar becerikli oyun kurma da ve oyun oynamada en az İsabel kadar başarılıydı. İnsanlarla uğraşmaya bayılırdı ama bunu bir amaç edinmemişti. Yani İsabel’in aksine o oyunu istediği zaman bırakır karşısındakinin üzerine giderek onun acı çekişini görmekten zevk almazdı. Aşk denilen şeye hayatında şimdiye kadar asla yer vermemişti. Sinirlendiğinde isabel’den daha kötü ve acımasız olabiliyordu ama genel olarak her zaman iyiydi. Tamam tam bir iyilik abidesi sayılmazdı genel olarak soğuk, az konuşan ve etrafıyla pek ilgilenmeyen bir tipti ve buna rağmen okuldaki çoğu kız ona bayılırdı. Asla plansız hareket etmezdi ve hep mantığını dinlerdi. İsabel’den ve onun gibilerden nefret ettiği de bir gerçekti. Yani onlar gerçekten sevgili olamazlardı. Bu imkansızdı.

Şaşkın gözlerini Dean’a dikerek ''ama bu imkansız… tanrı aşkına dean bir şeyler söyle'' diyerek ondan bir açıklama yapmasını bekliyordu. Ya da en azından bunun gerçek olup olmadığını söylemesini... Bekleyişi kısa sürmüştü. Dean çok geçmeden konuşmaya başlamıştı ama ona bir açıklama yapmak yerine az önce sorduğu soruya yanıt vermişti. Sanki stacy hiçbir şey söylememiş gibi… Onu ilk defa bu kadar sinirli olduğu halde bu kadar ruhsuz görüyordu. Sinirliydi ama tepkisizdi. Hala mantığıyla hareket ediyordu ama gözleri mantığının çoktan bittiğini işaret ediyordu. Sesi öfkeli olmasına rağmen duygusuzdu. Sinirden çıldırdığı için tepkisiz kalması gerekirken gayet ruhsuz bir şekilde duygusuz bir ses tonuyla yüzündeki soğuk gülümsemeyi koruyarak gayet mantıklı bir şekilde kelime oyunu oynuyordu. Üstelik gözleri koyu kırmızıyken… Şaşkın gözlerini bir an için ondan ayırmayarak dean’ın söylediklerini dinledi. İsabel’i sinir edeceğinden gayet emin bir şekilde konuşuyordu ki onu sinir etmeyi başarmıştı. Ona 2 hafta boyunca onunla uğraşmayacağını garantisini vermişti ama yine de onu tüm gece sinirden çıldırtmak için elan’la gitmeyi tercih edeceğini ima etmişti en azından düşünecekti. Evet sinirlenmişti ama o kadar şaşkındı ki sinirini belli edememişti tam olarak sadece ona kötü bir bakış fırlatmıştı ve dean onu umursamadan konuşmasına devam etmişti. Sonunda da stacy’le sevgili olduklarını doğrulamıştı. Etrafı kısa süre sessizlik kaplamıştı ama uzun sürmemişti. Dean çok geçmeden İsabel’in ilk sorusuna da yanıt vermeye başlamıştı. Gerçekten o kadar şaşkındı ki… Ne diyeceğini bilemiyordu bir süre sessiz kaldıktan sonra '' Anlıyorum… Aslında anlamıyorum nasıl ya? Siz nasıl sevgili olursunuz? Birbirinizden o kadar farklısınız ki yani bu imkansız… Tanrı aşkına stacy aklım almıyor sen ve dean hadi ama bu gerçek olamaz seni her zaman kendin gibi olan biriyle hayal etmiştim senin tam tersinle değil bana bir açıklama borçlusun hem de hemen '' dedi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Ptsi 23 Mayıs 2011 - 22:20

Dean'in cevap vermediği her saniye içindeki korku biraz daha büyüyordu. Yaptıklarından sonra eğer çekip gitmezse kendini fazla şanslı sayacaktı. Çünkü yaptıkları kendini kaybettiği anlar, anlamsızca sergilediği davranışlar üstelik onu delice öfkelendirmeye başlamışken çekip gitmemesi için hiç bir neden yok gibi görünüyordu. Düşündüğü her şey korkuyu arttırırken düşünmeyi unuttuğu bir şeyi fark etti. Kendini bu korkuya o kadar odaklamıştı ki söylediği sözlerin ısabel'i nasıl etkileyeceğini düşünmemişti. Üstelik önceleri Dean ile aralarında ki bu olayı öğrendiğinde yani ona normal bir şekilde dile getirdiğinde nasıl tepkiler vereceğini kafasında tasarlamıştı ve tabi ki her tepkiye karşılık ona bu fikri kabul ettirebilecek bir şeyler düşünmüştü. Peki şimdi ona bir anda söylediği bu durumu ona nasıl kabul ettirecekti üstelik o bu kadar şaşkınken ama sonrasında bir anlığına kafası boşaldı. Dean'in hala gitme ihtimal varken belki de Isabel'in durumu kabullenmesine gerek bile kalmayacaktı. Çünkü aralarında ki bu şey onun çekip gitmesiyle yok olacaktı. Kafasını iki yana yavaşça sallayıp ama hayır böyle bir şey olmayacak iyi düşün iyi düşün diye kendini teselli ediyordu. Teselli edişleri Dean'in konuşmaya başlamasıyla son bulmuştu ama duyduğu ilk kelimelerle birlikte onu sıkı sıkıya tutan kollarını bir anda serbest bıraktı artık ona dokunmuyordu. İçinden " Ne yani her şey bitti mi bu gerçek olamaz" diye kendine kendine tekrarlamaya başlamıştı onsuz olmak istemiyordu bunu biliyordu ama giderse onu nasıl durduracağını da bilmiyordu. Kendi iç sesi ile kavga ederken Dean cümlesini tamamlamıştı sonun da ama duydukları buna bir kaç saniye inanamadı bu gerçek miydi yoksa aklı onunla olan kavgasını bir oyuna çevirmiş onunla oyun mu oynuyordu. Bir kaç saniyeliğine kafasını iki yana salladı ama bu gerçekti Dean tüm öfkesi ve kızıl gözlerine rağmen hala sevgili olduklarını söylüyordu. Normal de cümleye böyle bir giriş yapsa onun boynuna atlar, ona vurur ya da dişlerini boğazına geçirirdi ama bu gece tüm bunları yapmak için limitini doldurmuştu şu an odaklandığı tek şey onu kaybetmek istemediği duygusuydu bu yüzden o şekilde davranmaya çalışıyordu. Üstelik Isabel'e onunla kavga ettiklerini söylemeyeceğine inanıyordu hatta bunu biliyordu bile denebilirdi. Sonuçta kavgaları Dean'i rahatsız ettiği sürece onun zevk almasını sağlayacaktı işte arkadaşı bu kadar iyi tanıyordu. Dean'in söylediği onca şeyden sonra Isabel'in verdiği tepki ile yüzün de her zaman ki neşeli ama bir o kadar sinsi bir ifade yerleştirdi.

Şimdi bir şeyler düşünmeli ve Isabel'in söylediklerine mantıklı bir şekilde yanıt vermeliydi. Şu an her zamanki Stacy olmakta o kadar zorluk çekiyordu ki ama yapmalıydı bunu Dean'i kaybetmemenin tek yolu olarak düşünmeye çalıştığın da kendini garip bir şekilde daha güçlü hissetmeye başlamıştı ve bir o kadar gerçek Stacy'ye yakın. Öncelikle en sevecen haliyle Dean'in tekrar koluna girdikten sonra gülümseyerek " Öncelikle hayallerini yıktığım için üzgünüm Isabel ve sana bunu normal bir şekilde söylemek isterdim ama neyse olan oldu artık. Hem bu kadar tepki vermene gerek yok hani sende çok iyi bilirsin zıt kutuplar birbirini çekermiş sanırım Dean'le benim aramdaki olay da bundan ibaret sonuç olarak kuzenini seviyorum Isabel ve biz sevgiliyiz umarım senin için yeterli bir cevap olmuştur " dedi. Ama Isabel için bunun yeterli olmadığını biliyordu üstelik şu an Dean'in koyu kızıl gözlerini de hesaba katarsak onun tarafından soru yağmuruna tutulacaklarına emindi. Yine de çekindiği asıl şey sorular değil Dean'in tepkisi olacaktı çünkü biraz daha siniri devam ederse o aptal partiye kesinlikle Elan ile giderdi ve bu da isteyeceği en son şeydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Salı 24 Mayıs 2011 - 20:36

Dean’ın partiyle ilgili ilk söylediklerinden sonra stacy dean’ın kolundan çıkmıştı. Bu da şu an şaşırdığının bir göstergesiydi. Dean’ın yüzündeki belli belirsiz soğuk gülümsemesi daha da belirginleşmişti. Stacy ve oyunları bir gün başına kesinlikle dert açacaktı fakat stacy bunun farkında değildi. İsabel geldiğinden beri mantıklı davranmaya çalışıyordu artık ne kadar mantıklı olabiliyorsa… Stacy… aslında stacy partiye beraber gideceklerini söylediğinde onu reddederek çekip gitmeyi düşünmüştü. Ama İsabel’in bundan büyük bir zevk duyacağını bildiği için vazgeçmişti. Evet çekip giderse stacy hatasını anlamış olacaktı ama isabel de bundan büyük bir zevk alacaktı. Her ne kadar Stacy’ e kızgın olsa da İsabel’e o zevki yaşatmayacaktı. Ama çekip gitmemiş olması stacy’e kelime oyunlarıyla bir nevi işkence etmeyeceği anlamına gelmiyordu. Ve şunu biliyordu ki öfkeli olduğunca sözcükleri iğneleyici kelime oyunlarıysa can yakıcı olabiliyordu. Cümlesini stacy’le hala sevgili olduklarını ve partiye onunla gitmesinin daha doğru olacağını söyleyerek bitirmişti ama tabi çok farklı bir şekilde söylemişti bunu… Ona doğru bakmıyordu ama Şaşkınlıkla karmaşık sevinçli bir ruh hali içinde olduğunu biliyordu. Aslında Dean’ın çekip gitmemesini bir nevi İsabel’e borçluydu. Bir gün İsabel’in Dean’la Stacy ayrılmak üzereyken gelerek ayrılmamalarını sağlayacağı bir nevi iyilik gibi bir şey yapacağı aklının ucundan bile geçmezdi ama durum ortadaydı. Dean İsabel yüzünden çekip gitmemişti. Stacy’i seviyordu tamam ondan ayrılmak istemiyordu ama her ne kadar ona aşık olsa da dean’ında sabrının bir sınırı vardı ve o sabrı bu gece stacy çoktan tüketmişti. Stacy bazı şeylerin farkına varmalıydı.

Dean’ın hayatını kontrol edemezdi ve dean kararlarının sorgulanmasından hoşlanmazdı . Scarlett’la ilgili üzerine gidilmesinden de… Tüm bunları düşünürken aklına İsabel’in sorduğu ilk soru gelmişti. Gözlerini yine İsabel’e dikerek İlk sorusunun da cevabını vermişti. İsabel’in yüzündeki şaşkınlığı görmek inanılmaz derecede güzeldi. Fazlasıyla şaşırmış hatta şok olmuştu. İsabel’in öğrenince şaşıracağını düşünmüştü ama bu kadar şok olacağını düşünmemişti. İsabel bir süre şaşkınlığını belli ettikten sonra stacy’den bir açıklama istemişti. Sanki buna hakkı varmış gibi… Stacy ise tekrar dean’ın koluna girerek sevecen bir şekilde İsabel’e ciddi ciddi açıklama yapmaya başlamıştı. Yüzündeki soğuk gülümsemeyi koruyarak Stcay açıklama yaparken İsabel’e bakıyordu. İsabel şaşkınlık ,öfke ve sinirliydi ama henüz bir tepki veremiyordu. Stacy açıklama yaptıktan sonra kısa süre sessiz kalmış sonra da dehşete düşmüş bir şekilde ''bu bir kabus olmalı'' demişti. Dean yüzündeki soğuk gülümsemesiyle hayır anlamında başını sallamıştı. Daha sonra derin bir nefes alarak gayet soğuk bir şekilde '' Canım yazık hayallerin mi yıkıldı çok üzüldüm'' dedi. Yüzündeki gülümseme daha da belirginleşmişti. Ve arından ''Tabi ki yalan söylüyorum sakın ciddiye alma yüzündeki o şapşal ifadeyi görmek gerçekten güzel ve ayrıca hayallerinin yıkılış sesi de kulağa melodi gibi geliyor doğrusu…'' dedi. İsabel sinirden çıldırmıştı ama dean buna aldırmıyordu. Kısa süre İsabel’e baktıktan sonra Stacy’e sarılarak '' bu fikre alışmaya başlasan iyi olur canım çünkü zıt kutuplar birbirini çeker teorisi gerçek ve biz birbirimize aşığız… Sevgilimle beni bundan sonra sık sık yan yana göreceğin için alışman senin yararına olur hoş tabi illa kabullenmek zorunda değilsin bizi her gördüğünde sinirden çıldırdığını görmek zevkli olacak'' dedi. Her ne kadar Stacy’e sarılsa da hala duygusuz ve soğuktu. Gözlerini kısa süre stacy’nin gözlerine dikmişti ve gözlerinin hala koyu kızıl olduğu gerçeği de şuan ona aşktan çok öfkeyle baktığının büyük bir göstergesiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Salı 24 Mayıs 2011 - 21:41

Dersten sonra tek düşündüğü şey dinlenmek olmuştu kendini oldukça bitkin hissediyordu kabuslar yüzünden uyuyamıyor ve sürekli bir şeyler düşündüğünden kendini çok fazla zorluyordu. Bu yüzden odaya girer girmez ikizinin varlığına bile aldırmadan kendini yatağına atmıştı. Kafasını yastığa koyduktan çok kısa bir süre sonra gözlerini kapattı uyumaya çalışıyordu ama bunda pekte başarılı olamıyordu. Zaten kısa süre sonra camdan giren baykuş ile birlikte bir anda yatağından doğruldu son aldığı mektuptan sonra bu baykuşla ilgili içinde kötü bir his oluşmuştu. Baykuş mektubu ikizine verdiğin de için de kısa süreli bir rahatlama oluşmuştu ta ki Stacy konuşana kadar söylediklerinden sonra öfke ve üzüntü karışımı bir ifadeyle ona " Kapat o lanet çeneni Stacy bu mutlu bir haber değil hem zaten mutlu olduğum hangi anımda yanımda yer aldın ki yanımda bulunduğun her dakika zaten benim için bir cehennem şimdi hazırlıkların tamamsa defol git odadan " dedi. Aslında bunları söylemiş olmasına rağmen gideceğine pek ihtimal vermiyordu sonuçta o stacy'di ve şu an eline belkide gelip geçebilecek en iyi koz geçmişti. Bu kozu onun canını yakmak için istediği şekilde kullanmaktan çekinmezdi. Ama içinde yine garip bir umut oluşmuştu işte en azından Dean ile sevgili oldukları için onun yanına gitmek isteyeceğini düşünmüştü. O bunları düşünürken ikizi bir anda konuşmaya başlamıştı ve lafları bittiğinde ona cevap verme girişim de bulunacağı an odadan çıkmıştı. Kendi kendine " Lanet olsun Stacy " diye mırıldandı ve sonrasın da ikizinin yatağa fırlattığı mektup gözüne ilişti. Aslında içinden bir ses onu okumaması gerektiğini söylüyordu çünkü ailesi sadece Stacy'ye ikizin lordun eşi olacak diye bir mektup yollamış olamazlardı. Mutlaka altında bir şey çıkacaktı bunu çok iyi biliyordu işte bu nedenle iç sesi ona durmasını söylüyordu. Ama işte merak ve öğrenme isteğine karşı gelmek bir vampir için bile başa çıkması oldukça zor duygulardı ve sadece bir kaç saniye için de bu duygulara yenik düşmüştü işte. İkizinin yatağına oturduktan sonra mektubu okumaya başladı. Okuduğu her satır tıpkı diğer mektup gibi onda derin yaralar açıyordu sanki bu duruma sevinmesi gerekiyormuş gibi lordla tanışmak için bu aptal partide mi olması gerekiyordu hemde buna ev sahipliği yapacak kişi olarak. Mektubu elleriyle parçalama başladığında neredeyse ağlamak üzereydi ama kendine bir söz vermişti ve tabi Dean'e de üstelik artık bildiği bir şey vardı o da sandığından çok daha güçlü olduğu gerçeğiydi. Çünkü güçlü olmasa çoktan işi bitmiş biri olurdu başka hangi insan ikizine ve sahip olduğu aileye katlanıp ayakta kalabilirdi ki belki de hiç kimse. Bu nedenle yapması gerekene karar vermişti aklına bin bir türlü tehlikeli planlar oluşmaya başlamıştı ama hepsini gerçekleştirebilmek için ilk önce ikizini bulmalıydı.

Odadan çıkmadan önce dolabına göz attı bundan önceki mektupla beraber odasına da bir paket bırakılmıştı. Şimdiye dek elini bile sürmediği paketi açtı üzerinde " Lord eşi olmaya layık kızımıza " diye yazıyordu. İçinden tam da tahmin ettiği şey çıkmıştı aslında kırmızı ve oldukça seksi bir kıyafet bunu hangi akla hizmet okula yollamışlardı bilmiyordu ama işine yarayacağı için kızdığı da söylenemezdi. Aynanın karşısında kendini uzun bir süre hazırladı hiç olmadığı kadar güzel görünmeye çalışyordu ikizini kıskandıracak kadar güzel. Hazırlıkları tam olarak bittiğinde odasından ayrıldı aslında Stacy'yi bulmak zor olabilirdi belki ama Dean ile birlikte olduklarını düşününce onları bulmak çocuk oyuncağıydı. Aklına gelen üç yerden hislerine güvenerek bir tanesini seçmişti, göl kenarı. Oraya doğru ilerlerken yanından geçen büyük küçük tüm erkek öğrenciler ona bir kez kafalarını çevirip bakmışlardı. Bu da aslında olmayı düşündüğü şeyi başardığını gösteriyordu. Dean'in sevdiği ağaca yaklaşırken burnuna gelen kokularda orada kaç kişi olduğunu ve onların kim olduklarını anlamıştı. Kendi olmaktan çok uzak sinsi ve bir o kadar da tehlikeli bir surat ifadesiyle "Herkese merhaba toplantımı yapıyorsunuz çok ayıp beni neden davet etmediniz" dedi. Dean'in yüz ifadesinden bir şeyler olduğunu anlamıştı onu çok az böylesine öfkeli görürdü ve şu an öfkeden deliye döndüğünü anlayamıyordu. Çok kısa bir süre onlara baktı taki ikizine odaklanana kadar oda doğru yine yaklaştıktan sonra kolundan kendine doğru çekip karşıda bulunan ağaca fırlattı. " Bu geçen gün içindi sevgili kardeşim ve ayrıca Dean ile konuşmam gerek " dedi. Stacy'nin az önce girdiği koluna girerek Dean'e iyicene sokuldu ve önce onu yanağından öptükten sonra kulağına yaklaşarak " Bu kadar kötü olmanı kim sağladı arkadaşım" dedi ama sonra unuttuğu bir kişinin daha olduğu aklına geldi Isabel. Gözlerini ona çevirdikten sonra " Eee söyleyin bakalım benim canım arkadaşımı hanginiz bu hale getirdi artık ikiye iki olduğumuz göre sanırım artık adil bir dövüş yapabiliriz öyle değil mi? " dedi.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Çarş. 25 Mayıs 2011 - 21:22

İsabel dean’ın ilk sözlerinden sonra deliye dönmüştü. Sanki durum yeterince kötü değilmiş gibi birde onunla dalga geçiyordu. Şuan onu sinirden boğabilirdi. En nefret ettiği kişiyle en sevdiği arkadaşı bu nasıl olurdu… Ardından söylediği sözlerle de dalga geçtiğini doğrulamıştı. Normalde de sinir bozucuydu ama şuan hiç olmadığı kadar iticiydi de… Onunla tartışmak her zaman oldukça eğlenceliydi ama şuan tam tersiydi. Şuan onun boğazına yapışmamak için kendini zor tutuyordu. Birde pis pis gülümsüyordu. Dişlerini sıkarak büyük bir sinirle dean’a baktı. Stacy burada olmasaydı sadece ona sinirle bakmakla kalmazdı aslında ama stacy buradaydı ve her ne kadar daha önceleri isabel’e ses çıkarmamışsa da şimdi sevgilisine saldırdığı için birazcık sinirlenebilirdi… Bel ki de sinirlenmezdi kim bilir? Yine de dean yüzünden en yakın arkadaşıyla kavga etmeyi göze alamazdı bu yüzden sessiz kalıp dean’ın söyleceklerini bitirmesini bekledi.Dean’ın sözleri bittikten sonra dean’a cevap vermek için kendini hazırlamıştı ki Scarlett’ın kokusunu duymasıyla birlikte başını scarlet’ın sesinin geldiği yöne çevirdi. İsabel içinden ''ah harika bir sen eksiktin zaten… Sanki sen gelmeden önce de işler yeterince kötü değilmiş gibi''diyerek gözlerini yeni gelen davetsiz misafire dikti. İsteksizce '' Davetsiz misafirler hep oluyor ne yazık ki… '' dedi scarlett’a bakarak… Scarlett ise onu hiç dikkate almayarak dean’a doğru ilerlemeye devam etti. Bu kıza sinir oluyordu. Her zaman en olmadık zamanlarda geliyordu. Ve genellikle olayların içine öyle bir dalıyordu ki onu sinirden çıldırtıyordu. Dean scarlett’a bakarak bir şeyler sormuştu fakat scarlett ona cevap vermemişti. Daha çok Stacy’e odaklanmıştı. Stacy’i kolundan tutup ağaca fırlatmasıyla sinirden deliyo döndü. Göz rengi bir anda değişmişti. Dean şaşkınlıkla scarlett’a bakmakla yetinse de o kesinlikle bununla yetinmeyecekti. Dean’ın kolunu bırakarak hızlı adımlarla scarlett’ın yanına gitti. Ve büyük bir sinirle '' Ya öyle mi evet bence de artık adil bir dövüş yapabiliriz ama önce şunu belirtmek isterim ki kimse ama kimse arkadaşımı bir anda konuşmamızın ortasına dalıpta ağaca fırlatamaz. Bunu sana ödeteceğim. '' dedi. Ve Scarlett’ın kolunu sıkıca kavradı. Fakat çok sürmeden dean ikisinin arasına girerek Scarlett’ın kolunu isabel’den kurtarmış ve her zamanki bilmişliğiyle konuşmaya başlamıştı. Gözlerinin koyu kızıl olması yada şuan gayet mantıklı davranması umurunda bile değildi. Dean sinirden çıldırmış olabilirdi ama İsabel de yeterince sinirlenmişti. Gözlerini Dean’a dikerek ''Çekil önümden dean bu scarlett ve benim aramda '' dedi. Ama dean’ın aralarından çekilmeye hiç niyeti yok gibiydi bunu o Koyu kızıl gözlerinden anlamak oldukça kolaydı. Fakat dean’da isabel’i anlamalıydı. Dean’ın sözünü dinlemeye hiç niyeti yoktu zaten ne zaman onun sözünü dinlemişti ki? Öfkeli gözlerini scarlett’ın gözlerinden ayırmayarak ''sen iyi misin stacy? '' diye sordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Perş. 26 Mayıs 2011 - 18:21

Sözlerinin her ne kadar Isabel'i tatmin ettireceğini düşünmüyor olsa da sadece öyle olmasını umut ediyordu. Üstelik Dean peki o bu söylediklerine katılacak mıydı yoksa kavgaları nedeniyle buradan çekip gidecek miydi? Başka biri olsa onun neler yapacağını az çok tahmin eder ve kendini ona göre bir şekilde hazırladı ama Dean onun hakkında böyle bir karara varamıyordu işte. Ona olan duyguları nedeniyle midir bilinmez kendini bazı durumlar karşısında aptal gibi hissediyordu. Yani çok rahat olması gereken bir konu bile o kadar karmaşık ve anlaması zor bir hale geliyordu ki o durum karşısında sadece aval aval etrafına bakınan biri gibi davranıyordu. Aşk gerçekten garip bir duyguydu, insanın üzerinde yarattığı etkide öyle ama bunları düşünmek için geç kalmıştı yani zaten aşıkken aşktan şikayet etmenin ne gibi bir mantığı vardı ki bu aşkın için de mantık aramak kadar saçmaydı. Heyecan dan kalbi hızlı bir şekilde çarpmaya başlamıştı söyledikleri Isabel'i daha da şaşkına çevirirken Dean'in henüz hiç bir şey söylememişti. Üstelik gözleri hala koyu kızıldı gerçekten endişelenmeli mi yoksa korkmaya mı başlamalıydı karar verememişti yine de az buçuk emin olduğu bir şeye odaklanarak kendini rahatlamaya çalıştı o da arkadaşı ile sevgilisinin arasında ki durum. Isabel her fırsatta Dean'i çıldırtmak için uğraşırken Dean elinde böyle bir fırsat varken çekip gitmezdi, gitmemeliydi de. Çok geçmeden Isabel'e bakarak konuşmaya başlamıştı ve söylediği ilk kelimeyle arkadaşını gerçekten delirtmeye çalıştığı ortadaydı bu da içinde garip bir rahatlama meydana getirmişti her ne kadar tam anlamıyla rahatlamamış olsa da bununla şimdilik yetinebilirdi. Dean bir kaç kelimenin ardından konuşmasına ara vererek ona sarılıp konuşmasına devam etme gereği duymuştu. Stacy ise buna karşılık ona daha da sokularak sarıldı ve konuşmasını bitmesini beklemişti. Şimdilik her şey iyi gidiyordu ama Dean ile aralarında olanlar henüz bitmeişti sadece Isabel ortalarda olduğu sürece askıya alınmıştı hepsi bu. Arkadaşı gittiğin de ise muhtemelen Dean hiç bir şey söyleme gereği bile duymadan çekip gidecekti. Yine de tüm olanlardan sonra gidişine ayrılma gözüyle bakmayacaktı bakmakta istemiyordu onu kırdığı için belki gönlünü alması gerekecekti ve bunu yaparken zorlanacaktı ama umurunda değildi onsuz olmak istemediğini biliyordu.

Ortamda oluşan sessizlik ve Isabel'in hala değişmeyen şaşkın bakışları arasında ikiz kardeşinin varlığını hissetmişti zaten çok geçmeden kendini göstererek konuşmaya başlamıştı. Ama daha ilk kelimesi ile baktığında ondan bir tuhaflık olduğunu anlamıştı. Kendin de değil gibiydi sanki üstelik kıyafeti daha önce onun böyle bir kıyafet için de görmemişti. O bunları düşünürken ikizi hızla yanına gelip onu kolundan tutarak ağaca fırlatmıştı. Sırtını ağaca vurduktan sonra yere düştü ama aynı hızla yerinden kalkmıştı dediklerine geçen gün ona yaptıklarının intikamını aldığı belliydi ama stacy bunu umursamamıştı asıl umursadığı şey Scarlett'ın böyle bir kıyafetle Dean'e sırnaşır şekilde sergilediği hareketler olmuştu. Canı ise düşmeden ötürü acımıştı ve ağacın gövdesindeki sivrilikler sırtına battığı için vücudundan az bir miktar kan bile akmıştı. Ama bunun bir önemi yoktu tüm yaralar hızla iyileşmişti ikizinin hala neden böyle davranışlar sergilediği anlayama çalışırken Isabel'le ile Scarlett arasındaki konuşmalar ve Dean'in araya girmesi her şey olurken o sadece izlemişti. Sessizliğini korumaya çalışıyordu en azından bu gecelik kimsenin burada olmadığı zaman zaten yeterinde şey yapmıştı o yüzden şimdi bir şey yapmaya niyeti yoktu. Her ne kadar kendini tutabilirdi bilmiyordu ama bunu başarmak zorunda olduğunu biliyordu. " İyiyim Isabel bir vampirim unuttun mu ayrıca ikizimin canımı öyle kolay yakamaz bu iyi bildiğin bir gerçek" dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Perş. 26 Mayıs 2011 - 20:27

Dean İsabel’in verdiği tepkileri büyük bir zevkle izliyordu. Onun çileden çıktığını görmek gerçekten güzeldi. Eğer o gelmeden önce Stacy’le kavga etmeselerdi şuan her şey daha da güzel olabilirdi. Çok geçmeden tanıdık bir koku duymasıyla beraber dikkatini onlara doğru yaklaşmakta olan kişiye verdi. Çok geçmeden Scarlett görünmüştü ve o oldukça değişik görünüyordu. Asla tarzı olmayan bir elbise giymişti ve tamamen başka biriymiş gibiydi. Scarlett’ın ilk cümlelerinden sonra gülümseyerek '' Merhaba scarlett bu akşam her zamankinden daha güzelsin… Kelimenin tam anlamıyla muhteşem görünüyorsun fakat bu şıklığı neye borçluyuz? ''diye sordu. Daha sonra derin bir nefes alarak ''Pek eğlenceli bir toplantı sayılmaz sıkılabileceğini düşündüm. Hem bir şey kaçırmış sayılmazsın eğlence daha yeni başlıyor… İsabel bizim sevgili olduğumuzu öğrendi de sence de hayal kırıklıklarının sesi kulağa melodi gibi gelmiyor mu?'' diye sordu. Scarlett kısa süre gülümsedikten sonra stacy’e odaklanmıştı. Dean nedense bir an için işlerin daha da kötüleşeceği hissine kapılmıştı ki hislerinde yanılmamıştı. Scarlett stacy’nin kolundan tutuğu gibi onu ağaca fırlatmıştı. Hislerinde yanılmadığını görmek ilk defa dean’ı mutlu etmiyordu. Şaşkın gözlerle scarlett’ın gözlerine bakarak sen kendinde misin? diye soran gözlerle ona bakmaya başladı. Scarlett’ın ilk cümlesiyle beraber olan biteni anlamıştı. İntikam… Çoğu ünlü yazarında dediği gibi intikam soğuk yenen bir yemekti… Ve şuan bu sözün bir kez daha gerçekliği kanıtlanmış oldu. Stacy’i ağaca fırlatmakta haksız sayılmazdı aslında ama intikam almak için yanlış zaman seçmişti. İsabel’in scarlett’ın stacy’e yaptıkları yüzünden harekete geçmesiyle aşık olduğu kızla ilgilenemeden onların arasına girmek zorunda kalmıştı.

İsabel’den scarlett’ın kolunu kurtarır kurtarmaz gözlerini İsabel’e dikerek öfkeli bir şekilde '' Bu onların arasında sen karışma isabel… '' dedi. Fakat isabel dean’ı dinlememekte kararlıydı. Gözleri kırmızılaşmıştı ve tehditkar bir şekilde önünden çekilmesini söylüyordu. Dean büyük bir sinirle ''Bir kere de benim sözümü dinle isabel onlar arasında olanları bilmiyorsun bu yüzden olaya karışma '' dedi. O ara İsabel stacy’nin nasıl olduğunu sormuştu. Her şey o kadar üst üste gelmişti ki… Gözlerini stacy’e dikti. İyi olduğunu söylüyordu. İyi olması da gerekliydi zaten o bir vampirdi ama yine de onun için endişelenmekten kendini alamamıştı. İsabel kısa süre sessiz kaldıktan sonra gözlerini tekrar scarlett’a dikmişti. Ve ona doğru bir adım atmıştı. Dean büyük bir sinirle hızla İsabel’in boğazından yakaladı ve onun boğazını sıkarak ''Sakinleş isabel… Yoksa seni ben sakinleştiririm ve bu inan bana senin için kötü olur her zaman vicdanımla mantığım arasında kalmışımdır biliyorsun ama bu akşam fazlasıyla sinirliyim. Sence şuan o güzelim boynunu kırmakta tereddüt eder miyim? Bırak olayları kendi aralarında halletsinler…'' dedi. İsabel’in gözleri kısa süre de maviye dönmüş ve dean boğazını sıktığı için konuşamasa da tamam anlamında başını sallayarak tepkisiz kalmayı kabul etmişti. Dean elini İsabel’in boğazından hızla çekti. Öksürmeye başlamasını önemsemeden onu kolundan tuttu ve çekiştirerek scarlett’tan uzaklaştırdı. Gözlerini İsabel’e dikerek ''Aferin demek o küçük beynin arada sırada da olsa çalışıyor... burda kal anladın mı? '' İsabel büyük bir sinirle dean’a bakarak tamam anlamında başını sallamıştı hala boğazını tutup öksürüyordu. Dean İsabel’den ayrılarak scarlett’la stacy’nn yanına ilerledi. Stacy’e bakarak ''İyi olmana sevindim. '' dedi. Gözlerini Scarlett’a dikerek ''Söyler misin bilmediğim bir şey mi oldu? İyi görünmüyorsun her zamanki scarlett gibi değilsin…'' dedi. Ardından gözlerini stacy’e dikerek ''Ve intikam… Her ne kadar cezp edici olsa da bu akşam ertelenmeli '' dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Perş. 26 Mayıs 2011 - 22:39

Odasından çıktığından beri artık bambaşka biriydi artık onu ağlatan üzen hiç bir şey olmamış gibi davranıyordu. daha doğrusu artık onun gözünden bu tip duyguları yaşamasına neden olacak hiç bir şey olmadığına inanıyordu. Bununla birlikte kendini hiç olmadığı kadar güçlü biri gibi hissediyordu. Baştan aslında rahatsız eden bu duygular şu an onu sadece mutlu ediyordu. Küçük grubun yanına vardığında da durum değişmemişti yeni aldığı kararlar ve yeni benliğiyle hareket etmeye başlamadı. Başta Dean olmak üzere ikizi ve Isabel hepsi ona şaşkın bakışlarla bakmıştı. Her ne kadar Isabel2in bakışları farklı olsa da durum bundan ibaretti. Ama sonra olanlar kendini kontrol edememesinden mi yoksa gerçekten yapmak istediği için mi yaşanmıştı bilmiyordu ama bildiği tek şey Stacy'nin canını yakmak gerçekten zevk vermişti. Belki de şimdi ilk kez ikizini anlayabiliyordu tattığı bu zevk ikizi eğer sürekli onu üzerek böyle bir zevk tat alabiliyorsa neden tam tersi mümkün olmayacaktı ki üstelik tüm o korku ve üzüntünün neden olacağı her şeyi unutturacak bir duyguydu bu işe yaradığı ise gayet ortadaydı. Stacy acısı gizleyerek kendini toplamaya çalışırken Isabel'in ağzından çıkanlar kulağını tırmalamaya başlamıştı. İkizine yaptığı bu şey başına bela açacak bir şeydi ve açmıştı da belanın tanımı ise Isabel denen Scarlett'ın genel anlamda uzak durmak için uğraş verdiği biriydi. Ama artık durum farklıydı artık korkmuyordu ne onlardan neden başka birinden sözlerine sadece sinsice gülümsemekle yetindi ve sonrasın da "İkizime yaptığım ya da yapacağım hiç bir şeye karışamazsın Isabel yani olur da karışmak istiyorsan sanırım seninle de ilgilenmem gerekecek sonuçta aramızda ki bu olayda maydanoz olan kısım sensin ve ben maydanoz sevmem genelde çöpe atmayı tercih ederim " dedi. Isabel'in deliye döndüğü her halinden belli oluyordu o ise oldukça sakindi bu tuhaftı normalde böyle durumlar da öfkenden kendini kaybeder ve gözleri rengini koyu kızıllığa teslim ederdi, ama şimdi bunların hiç biri gerçekleşmiyordu. Sadece üzerinde sinsilik ve onlardan hoşlanmadığını gösteren bir ifade vardı. Isabel'in üzerine doğru attığı adımları fark ettiğin de ona karşılık vermek için kendini hazırlamıştı ta ki Dean devreye girene kadar. Isabel'in boğazına sarıldığı an onlara bakarak gülmeye başladı. Bu durumdan gerçekten hoşlanmıştı kısa süre sonra Dean'in sarf ettiği sözlerle Isabel tamamen etkisiz hale gelmiş gibi görünüyordu. En yakın arkadaşını böyle görmeye alışık olmasa da bu durumu şu an pek yadırgamış görünmüyordu daha çok zevk alabilmek için güzel bir anın için de olduklarını düşünüyordu hepsi bu.

Yaşananların yanın da gözü birden ikizine kaydı neden bu kadar tepkisiz görünüyordu sanki kısa süreliğine yer değiştirmiş gibiydiler. Yani şu an Stacy ne kadar tepkisizse Scarlett onun o kadar canını yakmak istiyordu. Bunu fiziksel olarak yapmasa da duygusal olarak acı verebilirdi şu an ve bunu yapacaktı da. Dean ikizine doğru yaklaşarak onunla konuşmaya başladığın da kısa bir süre bekledi ta ki ona bir şeyler söyleyene kadar söyledikleri durumu fark ettiğini gösteriyordu onun üzerinde ki bu değişimi. Dean'in kolundan tutarak onu yanına doğru çekti " Merak etme Dean o kadar sert fırlatmadım sevgilini hem biliyor musun benim kadar canı yanmış olamaz yani bana aynı şeyi yaptığı zaman ki halimi hatırlıyorsun o gün beni öldüre bileceğini bile düşünmüştüm her neyse kapatalım bu konuyu " dedi ve onun koluna girerek ona biraz daha sokuldu. " Buraya ilk geldiğim de bana ettiğin iltifatlar için teşekkür ederim Dean ve tabi Isabel için de sen benim bu dünyada ki sahip olduğum tek kahramanımsın" dedikten hemen sonra onun yanağına bir öpücük kondurdu. Ardından ise gözlerini ikizine çevirdi bu durumdan nefret edeceğini biliyordu hatta etmiş olduğu her halinden belli oluyordu. Bu öpücüklerin nedeni Dean'e karşı arkadaştan öte bir duygu beslediği için değildi tabi. Dean en yakın dostuydu ve sonsuza kadar da öyle kalacaktı sadece Stacy'nin başkalarını üzmek adına yaptığı onca şeyin sonucunda o insanların neler hissettiğini anlamsı için uğraşıyordu. Tabi bunun altında da ne bir intikam ne de iyiliğe adanmış bir görev vardı, sadece bu durumun ona nasıl zevk vereceğini öğrenmek istiyordu. Aldığı zevk o kadar tatmin ediciydi ki bu davranışlarını sonsuza dek sürdürebilirdi.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 27 Mayıs 2011 - 20:52

İsabel dean’ın söylediklerini umursamayarak Scarlett’tan Stacy’e yaptıklarının hesabını sormak için ona doğru bir adım daha attı. Fakat daha scarlett’a dokunamadan dean devreye girmişti. İsabel boğazını sıkan dean’a bakarak ‘’aahhh bırak beni…’’ dedi ama dean onu duymuyormuş gibiydi yada duymuştu ama o kadar sinirliydi ki duymazdan geliyordu. Onu gerçekten bu kadar sinirli görmemişti. Ve aynı zamanda bu kadar kararlı… Canı acıyordu ama o şuan canının acısından çok dean’ın ciddiliğine odaklanmıştı. Bir çok kez kavga etmişlerdi ama hiçbirinde deanı İsabel’in boynunu kırabilecek kadar öfkesine yenik düşmüş olarak görmemişti. Fazlasıyla acımasızdı ve şuan dediğini yapabileceğini biliyordu. Dean bunu her geçen saniye İsabel’in boynunu daha sıkı sıkarak gösteriyordu. Artık nefes alamıyordu ve canı oldukça acıyordu. Dean’ın elinden kurtulmayı denemişti ama yapamamıştı. Gözleri eski maviliğine geri döndükten sonra dean’a bakarak tamam anlamında başını salladı. Dean isabel’in tamam demesiyle birlikte onu bırakmıştı. Her ne kadar vampir olsa da bir anda öksürmeye başlamıştı. Dean’a hiç bu kadar hazırlıksız yakalandığını hatırlamıyordu. Daha tam olarak kendine gelemeden kuzeni kolundan tutarak onu çekiştirmeye başlamıştı. Gerçekten onu neyin bu kadar çıldırtarak kötü yaptığını merak etmeye başlamıştı. İsabel’e ve onun dean’a göre o anlamsız oyunlarına o kadar alışıktı ki… Üstelik İsabel’in varlığı onu ne kadar sinir etse de yaşadığı şokta bir o kadar eğlendirmeliydi. Ama bu bile onun gözlerinin koyu kızıldan normale dönmesini sağlamamıştı. İsabel’i kelime oyunlarıyla çıldırtıyordu ama eğlenmiyordu… Bu tuhaftı … Bu gerçekten tuhaftı… Dean İsabel’i çıldırtıyordu ama eğlenmiyordu.

En yakın arkadaşını görmüştü ama içten bir şekilde ona bir kez bile gülümsememişti. Ona iltifat ederken bile o kadar soğuk ve ruhsuzdu ki… Dean’ın iğnelemelerine karşı sessiz kalmış ve ona sinirle bakarak tamam anlamında kafasını sallamıştı. Olayları kısa süre dışarıdan izlemeye karar verdi. Ve ağaca yaslanarak dean’ın biricik arkadaşı scarlett’ın yanına koşuşunu izledi. Ne kadar öfkeli olursa olsun değişmeyen bir şeydi bu her zaman ilk önce scarlett’ı düşünürdü. Ama pardon her ne kadar düşüncesi bile kötü olsa da stacy’le sevgili olmuşlardı dimi ? Belki de şuan onun yanına gidiyordu. Sevgilisi ağaca fırlatılan biri için fazla tepkisizdi. Stacy’e iyi olup olmadığını sorduğunda ses tonundaki duygusuzlukta dikkat çekiciydi. Peki neden bu kadar duygusuzdu? Kavga etmiş olabilirler miydi? Öyle olsa bile ne olmuştu da aralarında dean bu kadar sinirlenmişti? Peki scarlett… Ona ne olmuştu? Her zamanki zavallı scarlett değildi. Bir şey olmuştu belliydi ve sinirini stacy’den çıkartıyordu. Dean o kadar öfkeli olmasına rağmen hala mantıklı ve sakin olmaya çalışarak değer verdiği iki kişi arasında dengeyi sağlamaya çalışıyordu. Kabul etmeliydi işi baya zordu… Scarlett’ın ilk cümlesinden sonra aralarında geçmişte yarım kalan bir husumet olduğu anlaşılıyordu. Omuzlarını silkerek ''Ne bekliyordu ki… Stacy’den şefkat görmeyi mi? '' diye mırıldandı. Sonra Dean’a iltifatları için teşekkür ederek onu öpmüştü. Bu gün gerçekten tuhaf davranıyordu. Dean’ın sorusuna cevap vermediği düşünülünce bir şeyler olduğu kesindi. Dean’a kahramanımsın demişti. İsabel gülümseyerek ''Ya evet cinnet geçirmek üzere olan bir kahraman...'' diye mırıldandı ve onların yanına giderek dean’a '' Söylesene sen neden bu kadar sinirlisin? '' diye sordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 27 Mayıs 2011 - 21:28

Kendini hiçbir şey yapmaması konusunda ikna etmeye çalışırken Isabel'e duyması gereken bir cümle söylemişti. Aslında bu cümle her ne kadar görünürde sadece geçiştirmek için söylenmiş bir cümle olsa da bir o kadar gerçekleri yansıtıyordu aslında. Hayatını göz önünde bulundurduğunda ikizi onun kaç kere canını gerçekten yakmayı başarabilmişti ki tabi ki de hiç bir zaman. Yaşanan her türlü olayın sonucunda canını yanan ve üzülen taraf ikizi olmuştu tabi bunda kendi katkısı o kadar büyüktü ki o yüzden aslında sırf bunları düşünerek bile kendini sakinleştirmeyi başarabilirdi üstelik Dean'i kaybetmek istemiyor olması da ona bir zorunluluk yüklemişti üstelik hala gözleri koyu kızıl bir haldeyken başka bir şey yapmayı da düşünmemişti. Tepkisizliğini korurken sessizce olanları izlemeye koyuldu. Olanlar Satcy sakince beklerken ikizinin ona yaptıklarından gerçekten rahatsız olmuştu neden rahatsız olmayacaktı ki hem en iyi arkadaşını ağaca fırlatan birine eline sağlık diyecek hali yoktu. aksine ona kızdığını ve yaptığı ona ödetmeye çabalıyordu ve sonuç olarak Isabel böyle isteklerde bulunduğunda kimse karşısında duramazdı tabi Dean dışında hiç kimse. Sevdiği kişi Dean ikizini koruyup Isabel'in boğazına sarıldığın da dahi tepkisiz bir şekilde sadece izlemekle yetinmişti. Garip bir biçimde kalbinin kırıldığını hissediyordu yani tamam bunu hak ettiğini biliyordu ama yine de Dean'in bir şekilde endişelendiğini görmek istemişti kendisi için ama o, onun tek yaptığı şey Scarlett'ı korumaktı hepsi bu. Bu da hala onun gözünde ikizi kadar değerini olmadığını gösteriyordu ona aşık olabilirdi, seviyor da olabilirdi ama değer vermek ve öncelik sırası hala Scarlett, Dean'in önceliğiydi ve bu durum tepkisiz kalmasını giderek daha da zorlaştırmaktan başka hiç bir işe yaramamıştı. Dean ellerini Isabel'in boğazından çektiğinde onu ikizinden uzaklaştırmak istercesine kolundan tutarak yanında sürüklemeye başlamıştı ve ikizi kolundan tutup Dean'i çekene kadar bu durum devam etmişti. O ise arkadaşının yanına ilerleyerek Isabel'in boynuna göz attı Dean'in onun boynunu ne kadar fazka sıktığı boynunun kızarıklığından belli oluyordu ve tabi öksürmesinden de. Her ne kadar vampir oldukları için yaraları çabuk iyileşse de bu tip kızarma ve morarmaların geçmesi uzun sürüyordu. Arkadaşına odaklanmışken Dean'in söylediklerini duydu iyi olmasına sevinmişti demek öyle mi buna nedense o kızıl gözlerle inanası gelmiyordu.

Arkadaşının koluna girerek kulağına " Merak etme onunla daha sonra hesaplaşıcaz yani bu burada kalacak bir şey değil sadece şimdilik sırası değil hepsi bu" diye fısıldamıştı sessizce. Scarlett, Dean ile konuşmaya odaklanmışken muhtemelen onların konuştuklarını duymamış olmalıydılar zaten duysa da bu gecelik gerçekten bir şey yapmamakta kararlıydı yapmayacaktı da. İkizi Dean ile haşır neşir olurken bir anda onunla göz göze gelmişlerdi ve sonrasında ona söylediklerini ardından onu ikinci kez öpmüştü. Bu öpücük her ne kadar ikizinin masum göstermeye çalıştığı bir öpücük olsa da Stacy bunun böyle olmadığını biliyordu. İkizi bu gece gerçekten kendi gibi davranmıyordu ya ailesi ona bir büyü yapıp huylarını değiştirmişti ya da ikizi gerçekten aklını kaçırıp kendini bu hale sokmuştu bilmiyordu. Ama ne olursa olsun artık bu ikinci öpücükten sonra kendini nasıl durdurabilirdi gerçekten bilmiyordu. hızla bir şeyler düşünmeye çalıştı ve bulduğu tek çıkış yolu ısabel'in kendisiydi. Çünkü Satcy ne kadar tepkisizliğini korursa o tam tersi şekilde bir davranış sergileyecekti zaten bir kaç saniye sonra ikizi ve Dean'in yanına giderek yapması gerekeni yapmıştı da ve bu durum için de az da olsa bir rahatlama oluşturmuştu. Dean'in her şeye rağmen ara buluculuk girişimde bulunması her ne kadar komiğine gitse de uslu kız olacaktı. Onun gözlerini içine bakarak " Tamam haklısın intikamı erteleyebilirim hatta yok bile edebilirim tabi bu gecelik" dedi ardından ise yüzüne her zamanki surat ifadesini yerleştirmişti. İkizinin garip tavırları bir yana yapmaya çalıştığı şeyden etkilenmediğini göstermeye çalışıyordu.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Cuma 27 Mayıs 2011 - 23:07

Dean artık sabır denen şeyi çoktan tüketmişti. Gerçekten bir oyunu daha kaldırabilecek hali yoktu. Fakat olaylar ve etrafındaki insanlar oyun oynamakta o kadar kararlıydı ki… Dean Scarlett’ın umursamaz hal ve hareketlerini artık tepkisizce izlemekle yetiniyordu. Onu tekrar öptüğünde kısa süre scarlett’a baktı. O arada İsabel’le stacy bir şeyler konuşuyorlardı ama tüm bu olanlar onu o kadar yormuştu ki ne konuştukları umurunda değildi açıkçası scarlett’tan intikam almak dışında başka ne konuşabilirlerdi ki… O sırada uzak dur dediği halde yanlarına isabel gelmişti. Şuan onunla uğraşacak kadar bile enerjisi kalmadığını hissediyordu. Bu gün yeterince şey yaşamıştı. Daha fazlasını kaldıramazdı. İsabel’in sorduğu sorudan sonra gözlerini scarlett’a dikerek ''Biliyor musun bu kulağa oldukça tuhaf gelecek biliyorum ama bu gün seni tanıyamıyorum. Çok farklı biriymişsin gibi sanki… '' dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''seni gerçekten tanıyamıyorum. Buraya geldin zaten tuhaf bir edayla konuşmaya daldın ve sevgilimi… Değer verdiğim ve aşık olduğum kişiyi gözlerimin önünde ağaca fırlattın olay çıkarmamaya ve seni elimden geldiğince anlamaya çalışıyorum ama inan bana başaramıyorum. Benim en yakın arkadaşım sen… benim sevgilimi benim gözlerim önünde benim ne hissedeceğimi bile düşünmeden ağaca fırlattın sence şuan senin için ne düşünmeliyim? '' diye sordu. Daha sonra İsabel’e dönerek ''Evet sinirliyim hatta öfkeden çıldırıyorum. Sinirliyim çünkü berbat bir gün geçirdim. Her şey üst üste geldi. Daha sakinleşemeden sen geldin ve senin varlığın bile beni sinir etmeye yetiyor… Sinirliyim çünkü en yakın arkadaşım hiç olmadığı kadar garip davranıyor üstüne üstelik sevgilimi daha geldiği ilk anda ağaca fırlattı.'' dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra scarlett’tan kolunu kurtararak birkaç adım ileri gitti ve sonra arkasını dönüp scarlett’la stacy’ye bakarak '' Bu kadar yeter…'' dedi. Oldukça ciddiydi. Gözlerinde tüm bu olaylar yüzünden yorulduğunu belli eden bir kırmızılık vardı.

Scarlett ve isabel’e bakarak ''Gün içinde yeterince şey yaşadım anladınız mı beni ? Ve fazlasıyla yoruldum her ne kadar birinizin garip davranışlarını anlamaya diğerinizin sinsi oyunlarına hala katlanmaya ve aynı zamanda sakin kalmaya çalışsam da artık işe yaramıyor...'' dedi. Gözlerini stacy’e dikti. Artık gözlerinde öfkeyle beraber ona olan aşkını da görmek mümkündü. Gayet yorgun bir şekilde '' Bunun haricinde kendi hayatıma özel sorunlarımda var… Henüz çözülmeye bir adım bile yaklaşılmayan sorunlar… Karmaşık sorunlar…'' dedi. Stacy’le aralarındaki kavgayı ima ederek bunu diğer söylediklerine nazaran daha öfkesiz bir şekilde ve yorgun bir ses tonuyla söylemişti. Gözlerini isabel’e dikerek '' Yani hayatım sandığınızdan daha karmaşık ve bazılarının çeşitli oyunlarıyla bunu daha da karmaşık ve katlanılamaz hale getirmesine gerek yok'' dedi. İsabel’e söylenmiş bir laftı ama isabel’in kalın kafalı olduğunu düşününce anlamama olasılığını da işin içine katarak daha açıklayıcı konuşmaya karar verdi. Ve soğuk bir ses tonuyla öfkeli gözlerini isabel’e dikerek '' Anlamamışsındır diye söylüyorum buradaki bazıları sözcüğü tamamen seni ifade ediyor İsabel'' dedi. Scarlett’a dönerek '' İnanın oyun oynayacak halim yok ve sabrımda… Yeterince şey yaşadım ve fazlasıyla yorgunum şimdi herkes ne sorunu olduğunu söyleyebilir mi? Senden başlayalım scarlett… Üzerindeki kıyafet güzel ama kesinlikle senin tarzın değil sen daha sade ve daha koyu kıyafetler seçersin ve sevgilimi gelir gelmez asla ağaca fırlatmazsın çünkü ikizini önemsemesen de beni önemsediğin için böyle bir girişimde bulunmazsın bu gece neyin var senin ? Gerçekten ne oldu da bu hale geldin? ''Dedi. Daha sonra gözlerini isabel’e dikerek ''Ve sen küçük fare benimle ve stacy’le olan ilişkimizle sorunun ne ? Neden ilişkimizi kabullenmekte bu kadar zorlanıyorsun?'' dedi. Gözleri stacy’e kaydı onunla konuşacakları çok şey vardı ama kesinlikle bu akşam uygun bir akşam değili. Gözlerinde ona olan öfkesi git gide yok olurken aşkı ön plana daha fazla çıkmaya başlamıştı. Derin bir nefes aldı ve '' Seninle konuşacak çok şeyimiz var stacy ama bu akşam değil ikimizde bir gün için yeterince şey yaşadık ve ben fazlasıyla yoruldum. Konuşmamız gereken konuları en yakın zamanda konuşucağız'' dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    C.tesi 28 Mayıs 2011 - 16:42

Kendini oldukça uzun zamandan sonra belki de ilk kez iyiyim diyebileceği kadar iyi ve kendinde hissediyordu. Her ne kadar şu an kendinden uzaklaşmış görünse de durum bundan ibaretti. Belki de şu an herkesin şaşkınlıklar içinde baka kaldığı bu kişilik onun uzun zaman önce gömdüğü gerçek kişiliğiydi kim bilir. Buna cevap verecek kişi sadece kendisiydi ama şu an bununla kafa yormak yavaş yavaş en derine gömdüğü zavallının tekrar ortaya çıkmasını sağlayabilecek bir girişim gibi göründüğünden de kesinlikle düşünmek istemiyordu. Aslında şu an düşünmek istediği tek şey etrafında olup bitenlerdi o kadar iyi görünürken etrafındakilerin giderek artan şaşkın bakışları artık sinir bozucu bir hal almaya başlamışı. üstelik her hangi bir soruda söyleyebileceği tek bir şey vardı o da ben bundan sonra böyleyim kabul edin ya da etmeyin umurumda bile değil diyecekti. Ama şimdilik her hangi bir soru yöneltilmemişti kendine sadece bakmakla yetinmişti herkes. Üstelik geldiği andan beri olan her şey ona son derece eğlenceli bir oyunun içindeymiş gibi bir hisse kapılmasına neden olmuştu. Kendisi yardıma muhtaç kızı oynarken ikizi ve Isabel kötü kalpli cadılardı ve tek istediklerine ona zarar vermek olan cadılar. Dean ise tüm bu kötülerin ve kötü duyguların içerisinden Scarlett kurtarmaya gelmiş bir kahraman hatta işini o kadar iyi yapıyordu ki ödül olarak bir öpücük bile kazanmıştı. Tabi bu öpücük kahramanımıza aşık cadıyı oldukça üzmüş olmalıydı her ne kadar şu an bakışlarıyla üzgün olmadığını ve sakin kalmaya çalışan zavallıyı oynuyor olsa da Scarlett her şeyin farkındaydı. Kendini aşık olduğu kişiden saklayabilirdi, en yakın dostundan saklayabilirdi ama ikizinden bu durumu saklayamazdı. İkiz olmalarından ötürü bir şekilde bir birlerine bağlılardı ve sırf bu nedenle onun hissettiği her şeyi algılaya biliyordu. Asıl merak ettiği şey ise bu sakinliğini daha ne kadar koruyabileceği gerçeğiydi. Ama yine de en azından şimdilik şanslı gibiydi sonuçta Isabel burada olduğu sürece onun tutunacağı bir dal görevi görüyordu, eğer o olmasa şu an olacak her şeyi o kadar iyi biliyordu ki düşünmesi bile içinde ki zevki arttıran bir etken oluşturuyordu. Tüm algılarını Dean'e odaklamış bir vaziyette onunla konuşurken bile Stacy ile Isabel'in fısıltılarını duyabiliyordu. Duydukları karşısında ise içten içe gülüyordu çünkü hala ikizinin bir gerçeği anlamadığı anlamına geliyordu bu o da artık zavallı Scarlett olmadığı gerçeğiydi. O yüzden duyduklarının üzerine gitme gereği bile duymadı şu an sadece Dean ile ilgileniyordu. İlgisini ise sadece ikizini gıcık etmek için kullanıyordu.

Geçen bir kaç saniyenin ardından ise bu gıcık etme girişimini bir kenara bırakmaya karar verdi Çünkü Dean git gide gözüne daha kötü görünmeye başlamıştı. İkizi ve Isabel o yokken her ne yaptılarsa onu öfkeden deliye döndürmeyi başarmışlardı. Aslında şu an normal Dean in yanında olamasını isterdi çünkü o zaman gerçekten bu durumu hakkın da ne düşündüğünü öğrenebilirdi ama şimdi dedikleri ve buradaki herkesi sorgular şeklindeki konuşmasından istediği cevabı ondan alamayacağını biliyordu. Bu yüzden sadece sorduğu sorulara yanıt verip buradan çekip gitmeyi düşündü ve öyle yapacaktı da. Yeni sahip olduğu tavırları ve farklı gülümsemesiyle "Bir çok şey oldu Dean olan biten çoğu şeyi biliyorsun bilmediklerini ise seninle yalnız kaldığımız bir zaman sana anlatırım neden böyle bir istekte bulunduğumu anlıyorsun değil mi? Hem ben iyiyim önemli olan da bu değil mi zaten hani senin söylediğin gibi" dedi. Sonrasında artık cidden gitmesi gerektiğine karar vermişti bu yüzden " Her neyse ben gidiyorum biraz eğlenmek istiyorum da hoşçakalın" dedi ve hızlı adımalarla onların yanından ayrıldı.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    C.tesi 28 Mayıs 2011 - 18:23

Dean sonunda tüm bu olanları daha fazla kaldıramayarak isyan etmişti. Anlaşılan Sinirleri daha fazla dayanamamıştı. Aslında bu kadar dayanabildiğine bile şaşıyordu. Gözleri koyu kızılken bu kadar mantıklı olmasına… Zaten bu şuan görüldüğü üzere çok sürmemişti. Scarlett’ı sorguladıktan sonra İsabel’e gelmişti sıra ona küçük fare dediğine inanamıyordu. Ona şuan karşı çıkabilirdi ama dean fazlasıyla sinirlenmişti. Bunu az önce Scarlett’la kavga etmeye kalktığında öğrenmişti. Şimdi olay çıkarması dean’ın her zamankinden daha fazla tepki göstermesine neden olacaktı. Bu da şuan isteyeceği son şeydi. Dersini almıştı. Dean’ın gözleri koyu kırmızıyken onu sinir etmek göz göre göre uçurumdan atlamakla aynı şeydi. İki türlü de ölümünüz kesindi. Scarlett çok geçmeden görünen en mantıklı şeyi yaparak ona cevap ciddi ve sakin bir şekilde cevap vermiş ve çekip gitmişti. Dean’sa şimdi tüm dikkatini İsabel’e vermiş ondan bir cevap bekliyordu. İsabel omuzlarını silkerek İsteksizce '' Senden nefret ediyorum bu yetmez mi? '' dedi. Dean büyük bir sinirle ona bakınca ''Ah tamam tamam gidiyorum çok sıkıcısın bu gün seninle uğraşmak hiçte eğlenceli gelmiyor bu akşam…'' dedi. Kısa süre stacy’e baktıktan sonra ''Neyse sanırım bende gitsem iyi olacak sonra görüşürüz stacy ve seninle de dean tabi daha sakin olduğun bir zamanda '' dedi. Ve Dean’ı yanağından öptükten sonra ona göz kırptı ve yanlarından ayrıldı. Biraz etrafı dolaşmak iyi gelecekti özellikle dean’ın onu boğazlamasından sonra... Tüm gece olanları da düşünmek için bol bol zamanı vardı hem diğmi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    C.tesi 28 Mayıs 2011 - 19:48

Yüzünde her zaman ki surat ifadesi olduğu halde ikizi yaptığından zevk alır tavırlar sergiliyordu. Bu da demek oluyordu ki ikiz olmalarından kaynaklı birbirlerini hissetme olguları sayesinde ikizi onun gerçek hislerini anlıyordu. Bu ise iyi değildi hem de hiç iyi değildi çünkü daha kötü bir halde ikizi Dean'e sırnaşmaya devam ederse kendini nasıl tutacaktı şimdilik onlardan uzakta tepkisiz duruyordu ama sadece şimdilik kendini tutmayı bıraktığı an yeni bir kavga çıkacaktı. O kafasının içinde bunları kurcalarken Dean artık dayanamadığını gösteren kelimeler sarf etmeye başlamıştı başta ikizi olmak üzere herkesi sorgular bir biçimde konuşuyordu. Isabel bu durum karşısında oldukça korkmuş görünüyordu nasıl korkmasındıki zaten az önce Dean onu öldürmekle tehdit etmişti. Daha önceleri bu tehditler onun üzerinde işe yaramamış olabilirdi ama bu sefer bunu gerçekten yapacak gibi görünen tavrı sayesinden Isabel'in gözlerinde ki korkuyu görmüştü. Dean'in gözlerin deki o kadar nefretin arasında kendine baktığı ilk an da gözlerinde ki aşkı tekrar görmüştü bu duruma gerçekten sevinmiş olsa da aynı zamanda bu duruma sevinemiyordu da çünkü hala aralarındaki durumu düzeltmiş sayılmazlardı. Düzeltebilmeleri için öncelikle şu an ona fazlalık gelen kişilerden kurtulması ve Dean ile yalnız kalmalıydı. Bunu tüm kalbiyle dilerken ikizi konuşmaya başlamıştı. Konuşma tavrı hareketleri her şeyiyle kendinden çok uzaktı onu gerçekten neyin bu hale getirdiğini umurunda olmamasına rağmen merak etmeye başlamıştı. Ama yakında bu merakını giderecekti çünkü onu ağaca fırlatmasının hesabını sorarken ona olan gerçekleri de sorup öğrenmeyi planlıyordu. Dean ile yaptığı konuşma bittiğin de ise hızla yanlarından uzaklaşmıştı. Bu iyiydi çünkü şu an en çokta onun varlığı onu rahatsız eden şeydi. Bir kaç saniyenin ardından ise arkadaşı Dean'e cevap vermişti ve hemen ardından veda konuşması yapmıştı Isabel yanlarından uzaklaşırken " Evet sonra görüşürüz Isabel" dedi gülümseyerek ama sonra etraf bir anda sessizliğe gömülmüştü. Aslında istediği olmuştu artık sevdiği kişi ile baş başa kalmışlardı ama şu an ne diyeceğini ne söyleyeceğini bile bilmiyordu en çokta kendini nasıl affettireceğini.

Sessizce bir kaç saniye bekledikten sonra Dean'e doğru bir kaç adım attı. Tüm cesaretini toplayarak " Dean biliyorum bu gece konuşmak istemiyorsun ama kırılmış bir şekilde buradan gittiğini görmek istemiyorum. Bu gece en çokta benim yüzümden kendini bu kadar kötü hissediyorsun özür dilerim. Beni affet bile demeye hakkım yok biliyorum ama yine de...." dedi cümlesini tamamlayamamıştı. Ağlamaklı surat ifadesi yerini yaşlarla dolu gözlere bırakmış ve ağlamaya başlamıştı. Onu seviyordu hem de herşey den çok seviyordu ama yine de bu sevgi bile onu üzmemesini sağlamıyorsa bunun ne anlamı vardı ki şu an karma karışık duygular içerisinde onu hak etmediğini düşünmeye başlamıştı. Her hangi biri belki elan bile Dean'i ondan daha çok mutlu ederdi onun ise tek yaptığı Dean'i üzmekti. Gözlerinde ki yaşları sildikten sonra " Aslında seni hak etmiyorum öyle değil mi Dean yani benim gibi biri herkesi zevk için üzen hatta seni bile üzmekten çekinmeyen ben seni hak etmiyorum diğmi yani her hangi biri seni oldukça mutlu edebilirken benim tek yaptığım şey seni sinir etmek ve kötü hissetmeni sağlamak... Ben senden tekrar özür dilerim" dedi artık konuşamıyordu bile boğazının düğümlendiğini hissedebiliyordu ve şu an yaptığı tek şey Dean2in gözlerini içine bakmaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    C.tesi 28 Mayıs 2011 - 21:21

Dean scarlett’tan bir cevap bekliyordu. Gerçekten önemli bir şey olduysa bunu öğrenmek istiyordu. Belki ona olanları öğrendikten sonra daha anlayışlı davranabilirdi ya da en azından onun yaptıklarının nedenini bildiğinden kendini onun yaptıklarına tepkisiz kalmaya zorlayabilirdi. Tabi şuan bunların hiçbirinin işe yarayacağını düşünmüyordu ama yine de tüm bu olanların nedenini bilmek istiyordu. Daha fazla oyun oynayacak sabrının da gücünün de kalmadığını anlatabilmiş olacaktı ki scarlett tuhaf tavırlarını bir kenara bırakarak dean’ın sorusuna yanıt vermişti. Dean scarlett’ın İlk cümlesinden sonra evet anlamında başını salladı. Olan biteni baş başa kaldıklarında anlatmak istediğini gayet iyi biliyordu. İsabel’le stacy önünde onu bu hale getiren şeyin ne olduğunu anlatması demek yaşarken her gün cehennem azabı çekmeyi kabul etmek gibi bir şeydi. Her ne kadar onu bu hale getiren şeyin ne olduğunu bilmese de en azından böyle davranmasının bir nedeninin olduğunu bilmek onu rahatlatmıştı. Scarlett kısa süre sonra eğlenmek istediğini söyleyerek çekip gitmişti. Dean’sa sadece scarlett’ın gidişini izlemekle yetinmişti. Hiçbir şey söylememişti… Scarlett’ın gittiğine tuhaftı ama ilk defa bu kadar sevinmişti. Aslında tam olarak sevindiği söylenemezdi. Sadece olayların daha da büyümeyeceğini düşünerek rahatlamıştı. Sanırım bu akşamki tiyatro gösterisi az önce bitmişti. Sonra aklına İsabel’in hala orda olduğu geldi. Belki de biraz erken konuşmuştu. Tamam kabul ediyordu fazlasıyla erken konuşmuştu. Çünkü biliyordu. İsabel gitmeden perde asla kapanmazdı. O her zaman tiyatronun baş yıldızıydı bunu nasıl unutmuştu. Gözlerini İsabel’e dikti. Dean’ın sorduğu soruya hala yanıt vermemişti. Gözlerini isabel’in gözlerine dikerek evet konuş bakalım dercesine bakmaya başladı. İsabel çok geçmeden konuşmaya başlamıştı. Söylediği ilk cümleyle birlikte isabel’e soğukça gülümsedi. Bu yeni bir haber sayılmazdı. İsabel’in dean’dan ve dean’ında İsabel’den nefret ettiğini ailedeki herkes biliyordu. Bu gerçeği her fırsatta da dile getiriyorlardı zaten… Büyük bir sinirle ona baktı. İsabel çok geçmeden istediği şeyi söylemişti. Oda zaten bunu istiyordu. Buradan bir an önce çekip gitmesini istiyordu. Şuan tek istediği şey biraz sessizlik ve yalnız kalmaktı. İsabel’in onu yanağından öpmesiyle ona onu öldürecekmiş gibi baksa da o gider gitmez çok geçmeden yorgun dean ortaya çıkmıştı. Gözlerindeki öfke neredeyse tamamen kaybolmuştu. Gözlerini stacy’e dikti. Sonunda yalnız kalmışlardı. İstediği yalnızlığı değil ama sessizliği yakalamıştı.

Ortalığı deyim yerindeyse ölüm sessizliği kaplamıştı. İkisinden de çıt çıkmıyordu. Stacy’e çoğunlukla aşkla ve birazda olsa öfkeyle bakıyordu. Kısa süren sessizlikten sonra Stacy ona doğru yaklaşarak konuşmaya başlamıştı. Tüm dikkatini ona vererek söyleyeceklerini dinlemeye başladı. Stacy cümlesini bile tamamlayamadan ağlamaya başlamıştı. Dean’ın biraz’da olsa öfkeli bakan gözleri eski maviliğine dönmüştü bir anda artık gözleri öfkeli bakmıyordu. Aşk dolu ve üzgün bakıyordu. Onu üzgün görmeye dayanamıyordu. Ne kadar ona kızgın olursa olsun ağlamasını görmek onu mahvediyordu. O hayatında en az scarlett kadar değer verdiği ikinci kızdı aynı zamanda da aşık olduğu tek kızdı. Henüz çözmeye bir adım bile yaklaşamadıkları bir sürü sorunları vardı ama bunu ne kadar zor olursa olsun çözeceklerine inanıyordu. Biliyordu onu bu kadar çabuk affetmemeliydi ama elinden başka türlüsü gelmiyordu. Onun üzüldüğünü ve ağladığını görmektense cezasını kısa tutmayı her zaman tercih edeceği bir gerçekti. Bu huyunu sevmiyordu ama değer verdiği kişilerin üzülmesine dayanamıyordu özlelliklede aşık olduğu kızın… Onun üzülmesine dayanamıyordu ama bu daha sonraki zamanlarda hatasını anlamasını sağlamayacağı anlamına da gelmiyordu tabi. Gözlerini Stacy’den ayırmayarak onun söylediklerini dinlemeye devam etti. Son söylediklerinden sonra kısa süre sessiz kaldı ve stacy’i kendine çekip sarılarak ''Hey sadece çözmekte zorlandığımız sorunlarımız var hepsi bu ama bu bu sorunları asla çözemeyeceğimiz anlamına gelmiyor '' dedikten sonra gözlerini Stacy’e dikerek ''Evet bazen beni gerçekten çıldırtıyorsun ama bu senin yanındayken mutlu olmadığımı göstermez. Seni seviyorum ve senin yanında kendimi çok mutlu hissediyorum ama kabul ediyorum bazen beni gerçekten çıldırtıyorsun... '' dedi. Bir süre sessiz kaldıktan sonra ''Şey… İsabel gibi birinin hayatımda olmasına alıştığıma göre aşık olduğum tek kişinin beni ara sıra çıldırtmalarına da alışabilirim sanırım'' dedi gülümseyerek ve stacy’i öptü. Daha sonra geri çekilerek ''Ve bu arada ağlamak sana yakışmıyor ağlayınca gerçekten çok çirkin oluyorsun '' dedi. Bu sözlerinden sonra omzuna atılabilecek ufak bir yumruğu göze alarak…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Ptsi 30 Mayıs 2011 - 19:24

Gözlerini silmiş olmasına rağmen göz yaşları akmaya devam ediyordu. ağlamak ne kadar zavallıca bir davranıştı en azından Stacy'e göre öyleydi. Uğraşıp, üzdüğü bütün kişileri sonunda ağlatmayı başarmış ve onlara zavallı diyerek onlarla alay etmeye devam etmişti. Peki şimdi ağlayarak o zavallı dediği kişilerin arasında yerini almış olmuyor muydu? Her ne kadar bunu kabullenmek istemese de Dean'i hayatına aldığından beri kaçıncıya ağlıyordu ya da ağlamaklı oluyordu. Herkes için bir elin parmaklarını geçmeyecek sayılar onun için büyük önem teşkil ediyordu az görünüyor olsa bile onun gibi birine yakışmayan bu hareket kesinlikle tekrarlanmaması gereken bir olaydı. Kafasının için de dönüp duran bu şeyleri susturmaya çalışırken göz yaşları azalmaya başlamıştı bile ve hemen ardından gerçek benliğinin öne çıkış sesleri beyninin için de yankılanmaya başlamıştı. Artık ağlamıyordu ağlamakta istemiyordu zaten ama ağlamaması içindeki suçluluk duygusunun azaldığı anlamına gelmiyordu. Kendini halen Dean'e yaptıkları için suçluyordu söylediklerinden sonra eğer çekip giderse bunu hak ettiğini biliyordu ve bildiği bir şey daha ne vardı. O da bu durumu ne kadar çabuk kabullenirse canı o kadar az acıyacaktı. Tabi sadece kendini kandırıyor da olabilirdi ama bir şekilde üstesinden gelirim inancı ile hareket etmezse işte o zaman gerçek bir zavallı olacağını biliyordu ve böyle bir şeye asla izin vermeyeceğini de. Bir süre sonra sessiz ve tepkisiz bir şekilde Dean'in gözlerinin içine bakmaya başladı tüm o düşündüğü şeylerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tamamen ona bağlıydı onun ağzından çıkacak tek bir kelimeye. Beklemek ne kadar da sinir bozucu bir şeydi üstelik beklemekten nefret eden biri için dayanılmaz oluyordu. Yine de onun hemen çekip gitmemiş olması için de garip bir umudun yeşermesine neden oldu aşk gerçekten garip bir duyguydu bir kaç saniye önce acılar için de kıvranmasına neden oluyordu şimdi yaktığı ufak bir umut ışığıyla ona tutunmasını sağlıyordu.

Bekleyişi sürerken Dean'in ona doğru attığı ilk adımla bekleyişi sona ermişti. Sadece bir kaç saniyenin ardından kendini Dean'in kolları arasında bulmuştu. Onun sarılmasına karşılık ona sıkıca sarıldı kokusu içine çekerek ve sonrasında söylediklerine kulak verdi. Konuşması ses tonu o kadar rahatlatıcı bir melodi gibi geliyordu ki ikizinin neden onunla dertleşmek için can attığını az çok anlayabiliyordu artık. İlk cümlesini bitirmesini yavaşça başını salladı onu onaylar bir şekilde haklıydı her ne kadar görmek istemese de sadece hareketleri değil başlarından çok fazla sorun vardı her ne kadar artmamalarını umut etse de artacaklarınıda çok iyi biliyordu. Dean'in dudaklarından tekrar seni seviyorum kelimesini duyduğunda kalbinin yerinden çıkacağını sanmıştı bir an ve o an " Ben de seni seviyorum Dean hem de çok inanamayacağın derece de çok" dedi gözlerini içine bakarken ve ardından söylediklerine sadece gülümseyebilmişti ta ki onun dudaklarını hissedene dek o an sadece onu öpmeye odaklanmıştı ve koca dünya da sadece ikisinin var olduğuna. Öpücük her ne kadar kısa süreli olsa da yine de buna çıkabilecek bir durumda değildi yani terk edileceğini düşünmüş birine verilebilecek belki de en güzel hediyeyi almıştı onun dudaklarını. Dean geri çekildikten sonra söylediklerini duyduğun da suratında mutluluk dolu neşeli ifade yerini sinsi bakışlara bırakmıştı ve hemen ardından ona doğru adımlar atarken "Hmm demek öyle Dean bey ben çirkin oluyorum öylemi " dedi ve onu kolundan sıkıca tutarak ayağıyla bacağını kaydırıp yere düşmesini sağladı ama bunu yaparken canının yanmamasına özen göstermişti. Dean yere uzandığın da ise yanına oturup " Çirkin olduysam ne olmuş bu beni sevmene engel mi?" dedi şımarık bir tavırla.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Fırtına öncesi sessizlik    Ptsi 30 Mayıs 2011 - 22:58

Dean gözlerini stacy’nin gözlerinden bir an olsun ayırmıyordu. Önlerinde düşündüğünden daha fazla engel vardı biliyordu. Ama bunları aşabileceklerini düşünüyordu en azından öyle umuyordu. Stacy’i seviyordu ve stacy de dean’ı… Birbirlerini sevmeleri bile tüm engelleri aşmaları için gerekli en önemli nedendi diğmi? Onun gülümseyişini görmek harika bir şeydi. Derin bir nefes aldı ve stacy’nin eski sinsi gülümsemesiyle ona cevap verişini sessizce izledi. İtiraf etmek acı veriyordu ama onun bu sinsi gülüşünü seviyordu. Mutlu olduğunu görmek onu mutlu ediyordu her ne kadar aşık olduğu kişi İnsanların canına okuyarak mutlu olabildiğini bilse de… Her ne kadar onun uğraştığı zavallılar için üzülse de… Gözlerini stacy’nin gözlerinden bir an olsun ayırmayarak hafifçe gülümsedi. Daha sonra stacy’nin onu kolundan sıkıca tutmasıyla kendini serbest bıraktı. Ona karşı çıkmayacaktı. Yada yaptıklarını engellemeye çalışmayacaktı kararlıydı. Stacy’nin demek ben çirkin oluyorum öylemi diye soruşunu hatırlayarak gülümsedi. Ağlamak ona yakışmıyordu ama kesinlikle ağlayınca bile dean’ı büyüleyen güzelliğinden bir nebze bile kaybetmiyordu. Hayır kesinlikle ağlarken çirkin gözükmüyordu ama genelde ağlayınca çok çirkin oluyorsun kelimesi her zaman konuyu dağıtmada işe yarardı. Stacy’nin yüzündeki sinsi gülümsemeden dean’ın amacına ulaştığını anlamak oldukça kolaydı. İkiziyle çoğunlukla birbirinden farklıydılar ama ortak bir yanlarının olmadığı da söylenemezdi. İkisinin de dikkatlerini dağıtmak kolay oluyordu. Onları eski haline döndürmek için biraz uğraşması gerekiyordu ama sonuçta scarlett o sevimli haline stacy’se o sinsi ama neşeli haline geri dönüyordu.

Sonunda onları mutlu göreceği sürece de ne kadar süre uğraştığının bir önemi yoktu. Dean stacy’nin sayesinde canı acımadan yere düşerken sonunda etrafta kimsenin olmamayışıyla meydana gelen sessizlik, tüm ışıldısıyla parlayan yıldızlar ve onlara eşlik eden ayla birlikte ona her zaman huzur veren göl kenarında olmanın ve sevgilisiyle aralarındaki sorunu henüz çözememiş olsalar da ateş kes ilan etmenin verdiği mutlulukla kısa süre gülümsedi. Etrafı yine sessizlik kaplamıştı ama isabel varken oluşan sessizliğin tersine bu sessizlik huzur vericiydi. Stacy’nin son sorusu üzerine ona bakarak gülümsedi. Yattığı yerden doğrularak stacy’i kendine çekerek sarıldı ve genel olarak scarlett’la konuşurken kullandığı yorgun ama dinlendirici ses tonuyla ukala bir şekilde gülümseyerek '' hım… düşünmeliyim… '' dedi . Daha sonra stacy’nin gözlerinin içine baktı ve gülümseyerek ''Tabi ki hayır… Ben seni her halinle seviyorum…'' dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra '' Ama sen yinede ben seni her halinle seviyorum diye yanımda birilerine işkence etme… '' diye uyardı. Aklına birden şu aile arasında verilecek olan parti gelmişti. En son ona sinirle istediğinle git umurumda değil demişti diğmi? bunu hemen düzeltmeliydi. Gözlerini göle dikerek ''Bu arada… Şu parti meselesi her ne kadar partiye o anlık sinirle istediğin kişiyle gidebileceğini söylesem de aslında ciddi diğildim. Partiye benden başka biriyle gidecek olursan emin ol asla çözemeyeceğimiz büyük sorunlarımız ortaya çıkar… Yani boşuna kavalye aramana gerek yok partiye geliyorum.'' Dedi. Gözlerini stacy’e dikerek '' Evet partiye gelmek istemiyorum ama partide sana başka birinin eşlik edeceği fikrinden hoşlanmıyorum. Bu yüzden geliyorum. '' dedi. Ve kısa süre sessiz kaldıktan sonra gözlerini göle dikerek '' Ve lütfen bu akşam scarlett’ın giydiği tarzda bir elbise tercih etme… ''dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Fırtına öncesi sessizlik
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HOGWARTS :: Okul Arazisi :: Göl Kenarı-
Buraya geçin: