AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Samuel Anderson

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Samuel Anderson
Grryffindor VI. Sınıf
avatar

Yengeç Maymun
Mesaj Sayısı : 49
Kayıt tarihi : 12/05/11
Nerden : Qntal's Lamia(Quod leporem)
Lakap : Hostium Sanguine Absorbers(Kan emicilerin düşmanı)

MesajKonu: Samuel Anderson   Cuma 13 Mayıs 2011 - 21:25

Samuel, Diagon Yolu'ndan sadece bir severliğine snidget kuşu almıştı. Onu Hogwarts'ta Quidditch'e çalışmak için almıştı ve bu pek hoşuna gitmiyordu çünkü Samuel snidget kuşunu tuttuğu andan itibaren kuşun parçalanmış vücudu Samuel'in eline dağılmış olacaktı. Ter kokusunu geride bırakıp soyunma odasından çıkan ve ıslak çimlere basarak sahanın ortasına geldiğinde bir elinde süpürgesi, diğer elinde ise bir kuş kafesiyle sahanın her yerinden gözüküyordu. İhtişamlı Quidditch giysisi ve arkasında çantasıyla gerçek bir Quidditch oyuncusuna benziyordu. Eski ve paslanmış olan kafesi açtı ve snidget kuşu uçmaya başladı. O kadar hızlıydıki kanatları gözle görülemiyordu. Parlak güneşe doğru yükseldi ve hızla ortadan kayboldu. Samuel birkaç parmak çıtlattıktan sonra yeni cilalanmış süpürgesine bindi ve ayaklarını ıslak çime vurarak uçmaya başladı. Samuel hemen gözleriyle kuşu aramaya başladı. Birkaç dakika etrafta döndükten sonra uzakta ufak, altın renginde bir kuş gördü. Bu kesinlikle sndidget kuşuydu! Samuel süpürgesiyle yavaş yavaş hızlanarak snidgete doğru ilerliyordu. Snidget güneşin önünde olduğundan dolayı Samuel önünü zor seçiyordu. Kuş bir anda hareketlendi ve aşağı doğru dalışa geçti. Samuel daha fazla hızlanarak kuşu takip ediyordu. Şiddetli rüzgar saçlarının arasından süzülüyor, kulaklarına fısıldıyordu. Kuş ani bir dönüş yaptı ve Şamarcı Söğüt'e doğru gitmeye başladı. Samuel tüm gücüyle süpürgeye asıldı ve neredeyse yere çarpacakken dönüşü gerçekleştirdi. Ayakları yerdeki çimlere sürtüyor ve düşecek gibi oluyordu. Yükseldi ve kuşun peşinden gitmeye devam etti. Şamarcı Söğüt kuşun çıkardığı sesten rahatsız olmuş gibi yaşlı ve iri dallarıyla ona vurmaya çalışıyordu. Samuel cesaretini topladı ve söğütün arasına daldı. Artık Samuel'de ağaca hedefti. Kollarını Samuel'e savuran ağaç onu vurmayı başardı. Samuel'in sağ kolundan çıkan ses pek iç açıcı değildi. Giysisi parçalandı ve süpürgedeki dengesini yitirerek direkman aşağıya dalış yaptı. Süpürgeden fırladı ve sert toprağa düştü. Birkaç kez yuvarlandıktan sonra yüz üstü düştü. Ağzından ve burnundan kan geliyordu ve vücudunda yarıklar vardı fakat bunlardan daha kötüsü sağ eliydi. Hareket ettiremiyordu ve her yerinde yara vardı. Büyük ihtimal kırılmıştı. En son duyduğu ses bir kuş sesiydi ve acı çektiği her halinden belliydi. Kuş, Samuel'in altından çıktı ve son çırpınışlarını verdikten sonra toprağın üstüne düştü ve hareketsiz bir halde öylece durdu. Samuel'in çektiği acı inanılmazdı fakat sonunda onunda gözleri karardı ve artık bilinci yerinde değildi. Kuş gibi olmasada uzun bir uykuya daldı...

Uyandığında birkaç metre ilerde asasını, yirmi metre kadar ötede ise çantasını karıştıran, üstüne giydiği kirli cüppe ve pantolonla kel kafasında birkaç tel saçı olan bir adam gördü. Eşyaları her tarafa saçılmıştı, büyü kitapları, giysileri, parçalanmış iksir şişeleri ve annesinden kalma bir fotoğraf albümü... Samuel hala sağlam olan sol elini asaya uzattı ve onu yerden alıp zorda olsa ayağa kalktı. Topallayarak biraz ilerledi ve "Ne yaptığını zannediyorsun sen?" dedi biraz sinirli bir ses tonuyla. O kadar yorgunduki neredeyse tekrardan yere düşecekti ya da sadece kendisini öyle gösteriyordu hayduta... Haydut arkasını döndü ve Quidditch giysisi parçalanmış, alnından terle karışık kir akan, sol elindeki asayla birlikte sağ kolunu tutmaya çalışan, yere düşmek üzere olan ve her yerinden kan akan Samuel'e baktı. Pis bir şekilde sırıttı ve çürük dişleri gözüktü. Arkadan başka birinin sesi geldi. Samuel diğer kişiye dönünce diğer haydut kadar pis birini gördü. O adam ise Samuel'in zedelenmiş ve bazı yerlerinden kırılmış süpürgesini almış ona birşeyler yapıyordu. Süpürgeyi tutan adamda sırıttı ve "Ne yapıyor gibi gözüküyoruz? Acaba seni soyuyor olabilirmiyiz?" dedi. İki adamda bir pis kahkahalar atarak yaptıkları işe devam ettiler. Samuel, ilk olarak cesaretini topladı, topallamayı kesmeye çalıştı ve dimdik durdu. Asasını ihtişamlı bir şekilde kaldırdı ve asasını salladı; "Sectumsempra!" Adam dehşetle geriye uçtu ve parçalanmış vücudundan gelen kanlarla acınacak şekile gelmişti. Samuel ise kırık kolundan ve aldığı darbelerden dolayı güçsüz düştüğünden geriye doğru uçtu ve yere yapıştı. Diğer adam dehşetle Samuel'e baktı ve kaşlarını çatarak "Seni küçük serseri! Senin kafanı kıracağım!" dedi ve hızla Samuel'e koşmaya başladı. Samuel adam tam yanına gelip ona doğru atladığı an asasını kaldırıp adama sersemlet atmayı başardı. Adama asadan çıkan kırmızı bir kıvılcım çarptı ve adam geri takla atıp yere düştü. Samuel ise en son uzaktan gelen "Bu taraftan çocuklar, burda olmalılar!" sesini duydu ve tekrardan bilincini kaybederek kafasını tekrardan toprağa koydu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Seçmen Şapka

avatar

Oğlak Keçi
Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 25/01/11

MesajKonu: Geri: Samuel Anderson   Cuma 13 Mayıs 2011 - 22:32

Cesaretin güveniyor gibi gözüküyorsun. Bir kahraman olabilirsin ve ya bir ölü.
V.Sınıf Gryffindor Gryffindor Gryffindor...

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Samuel Anderson
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rpg Forum :: Karakter Bölümü :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: