AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Hüzünle karışık öfke krizi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 13:22

İçini saran garip sıkıntı gün boyu bir an olsun peşini bırakmamıştı. Dersler bile içindeki sıkıntıyı bir an olsun unutup rahat bir nefes almasını sağlayamamıştı. Sürekli oflayıp pufluyor ve bu sıkıntının nedenini kendi içinde anlayamaya çalışıyordu. Biraz düşününce tabi ki aklına gelebilecek en mantıklı şey Stacynin birazdan ortaya çıkıp onu sinir edecek bir kaç kelime ve atışmanın ardından öfkeli bir şekilde odasına dönecek olması gerçeğiydi. Ama yine de içinde ki sıkıntıyı bununla bile kıyaslayamıyordu alıştığı için mi bilinmez artık Stacy onu o kadar da rahatsız etmiyordu. Sonuçta artık küçüklüğünde olduğu gibi onun karşısında söylediklerine üzülüp ağlamıyor aksine o da Stacynin canını yakmaya çalışıyordu. Bir kaç sefer bunda başarılı olduğunu da var sayarsa bu sıkıntının kesinlikle onunla ilgili olmadığı sonucuna varıyordu. Peki öyleyse neydi onu bu kadar rahatsız eden belki de o iyi kız dediği hufflepufflı kız her şeye rağmen onu müdüre söylemiş ve bunu sonucunda azkabana ya da ailesinin yanına gönderilecekti. Zaten her iki durumda cehenneme gitmekten farksız olduğu için ikisinin arasında hiç bir fark göremiyordu. İçindeki sıkıntının nedeninin ise bu olabilme olasılığı ise kesinlikle yüksek bir ihtimaldi belki ama sadece düşünerek nereye varabilirdi. Sonuçta yaşamadan gerçeği asla öğrenemezdi. Uzun koridorda dalgın bir şekilde yürürken birden birisine çarptı küçük bir öğrenciye nedenini başka anlayamamış olsa da çocuk korkulu gözlerle " Özür dilerim benim hatam" diyerek yanından uzaklaşmıştı. Çocuğun peşinden baktığında onun küçük bir gryffindorlu olduğunu gördü. Muhtemelen Slytherinli olduğu için böyle bir tepki vermiş olabilirdi ya da bu dalgınlık ve düşüncelerin sonucunda yüzünde oluşan garip ifade. Koridorda bulunan camdaki yansımasına bakmıştı da gerçek bir yaratık gibi görünüyordu. Bir kaç adım daha attıktan sonra koridorda yürümenin iyi bir fikir olmadığına karar verdi yani bir başka küçük öğrenciyi daha korkutup kaçırmak istemiyordu çünkü bir kaç kişiden sonra bu durumdan rahatsız duyacaktı bunu biliyordu. Başını çevirdiğinde boş dersliği gördü adı gibi sınıf bom boştu. Büyük ihtimalle koridorda koşturan öğrenciler dışında çoğu kişi güzel havanın tadını bahçede çıkarıyor olmalıydılar.

Derslikten içeri girdiğinde pencerenin kenarındaki sıralardan birine oturdu. Arkasına yaslanıp pencereden dışarı bakarak bu içindeki sıkıntının geçeceğini umut ediyordu. Ama ne yazık ki sadece umut etmekle kalmıştı bu durum çünkü geçmemişti. Sonrasında çok yakınlardan bir baykuş sesi kulağına geldi önce Jarvis olduğunu düşünse de o olmadığı sadece bir kaç saniyede anladı. Jarvis ile aralarındaki bağdan mı yoksa onun alışık olduğu kokusundan mı bilinmez Jarvis yakınlarda olduğunda her zaman onun varlığını hissederdi. Zaten bir kaç saniyede sesini duyduğu baykuş camdan içeri mektup ile girmiş ve mektubu onun önüne fırlattıktan sonra geldiği şekilde camdan çıkıp uzaklaşmıştı. Sanki onu ailede çok fazla seven varmış gibi ailesinin baykuşları tarafından da pek sevilmiyordu. Yine de sanki umurundaymış gibi gözüne sokulma olayı asıl canını sıkan şeydi. Canı sıkkın bir şekilde mektubu eline aldı okuduğu her kelime onu biraz daha derinden yaralıyordu ve bunun sonucunda gözlerinden akan yaşlara engel olmak istese de onları tutamıyordu. Elinde tutmakta olduğu kağıt parçası yaşlar nedeniyle öyle çok ıslanmıştı yazılar bile birbirine girmişti. içinde öfkeyle karışık hüzün duygusu nedeniyle elindeki mektubu parçalamaya başladı bu belki öfkesini almayı başarabilirdi ama peki bu yaşadığı üzüntü duygusunu nasıl geçirecekti.


Rp Out:Gelecek Var

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 14:15

Dean dersten çıkınca derin bir nefes aldı. Sonunda dersler bitmişti. Daha da önemlisi artık İsabel’e katlanmak zorunda değildi. Onunla aynı ortamda olmak bile yeterince sinirlerini bozuyordu. Birde İsabel’in ders aralarındaki ufak oyunları ve sinir bozucu iyimser tavırları ile resmen sinir krizi geçiriyordu. Neyse ki sonunda ondan kurtulmuştu. Kısa süre koridorda nereye gideceği konusunda kararsız bir şekilde öylece yürüdü. Bir an için aklından göl kenarına gitmek geçse de daha sonra üzerinde çalışması gereken büyülerin olduğunu hatırladı. Ve Boş dersliğe yöneldi. Yolda her ne kadar bunu erteleyerek stacy’nin yanına gitmek fikri cazip gelse de büyü çalışmasını kısa sürede bitirdikten sonra kalan tüm zamanını onunla geçirme fikri daha cazip gelmişti. Bu yüzden bir anlık duraksamanın ardından yürümeye devam etti. Her dakika kendini stracy’i düşünürken bulmak tuhaftı ama onu düşünmeden yapamıyordu. Acaba şimdi ne yapıyordur? Diye kısa süre düşündükten sonra başını iki yana sallayarak gülümsedi. İsabel’in en yakın arkadaşı olduğunu çoğunlukla unutuyordu. Büyük ihtimalle İsabel’le beraber birilerini çileden çıkartıp eğleniyorlardı. Stacy’i düşünürken aklına bir anda scarlett geldi. Uzun süredir görüşememişlerdi. Acaba nasıldı? Onu en son gördüğünde stacy’le birlikte tatil yapmanın şokunu üzerinden atmaya çalışıyordu.

Acaba şimdi ne durumdaydı? İkiziyle en yakın arkadaşının sevgili olduklarından haberi var mıydı? Stacy ona söylemişmiydi? Kafasını kısa süre iki yana sallayarak düşüncelerinden kurtulmaya çalıştı. Sonunda boş dersliğe gelmişti. Kapıyı yavaşça açıp içeri girdi. Sınıfta onun haricinde birinin daha olduğunu fark etti. Burnuna o tanıdık kokunun gelmesiyle kıza dikkatlice baktı. Bu scarlett’tı… O kadar dalgındı ki scarlett’ı daha yeni farketmişti. Elindeki kitapları ilk önüne gelen sıraya bıraktıktan sonra scarlett’a doğru birkaç adım attı. Üzgün görünüyordu acaba ne olmuştu? diye kısa süre düşünse de aklına gelen tek şey stacy’le atışmış olma ihtimaliydi. Böyle düşünmek istemiyordu ama aklına da başka bir şey gelmiyordu doğrusu… Derin bir nefes aldı ve scarlett’a doğru biraz daha yaklaştı. O kadar dalgındı ki sınıfa birinin girdiğini bile fark etmemişti. Dean kısa süre sonra scarlett’ın ağladığını fark etti. Ve daha fazla dayanamayarak onun yanına gitti. Scarlett’ın yanına oturduktan sonra gözlerini onun gözlerine dikerek dinlendirici bir ses tonuyla''Benim somurtkan şirinemi bu kadar üzen şey ne ? Yine ne oldu?''diye sordu ve scarlett'ın cevabını beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 14:53

Göz yaşları geçen her dakika biraz daha fazla akıyordu. Param parça ettiği mektup hala elleri arasındaydı okuduklarına inanmak istemiyordu. Hatta olan hiç bir şeyin gerçek olmadığını düşünmek istiyordu ama işte her şey ortadaydı. Okuduğu mektup ellerinin arasında duruyordu sanki varlığını inkar etmesin diye onu atacak gücü bile bırakmamıştı içinde yazılanlar. Ailesi nasıl böyle bir şeye onun rızası olmadan kabul ederlerdi. Üstelik böyle bir şeyi ailede hak eden kişi kendisi değildi. o hep dışlanan taraf olmuş ve yaptığı hiç bir hareketi beğenilmeyen biriydi. Şimdi ne değişmişti de bu denli önemli bir şeyi onun üzerine atmışlardı. Bunun tek bir açıklaması olabilirdi bu da seçimi ailesi değil o adam yapmış olmalıydı. Zaten son açıklamada da uzun uzun bundan bahsetmişlerdi. Hatta onu neredeyse tebrik etmişlerdi ama tüm bunların yanın da istiyor musun gibi bir doru yoktu sadece yapman gereken işte bu tarzında cümleciklerden oluşuyordu koca mektup. En kötüsü de sanki gurur duyması gerekiyormuş gibi yazılan ve bizzat Kenny denen adamın cümlelerinden oluşan kısımdı. " Kızların her ikisi de mükemmel denebilecek türden kişiler ve tabi ki güzellikleri yanıma layık olmalarını gerektirecek en büyük etken. Dediğiniz gibi aslında Stacy her yönden bana eş olmaya daha yakın biri gibi ama Scarlettıda yabana atmamak lazım üstelik Stacy yeterince ailesini temsil etmiş biri. Üstelik ben hazırcı biri değilimdir Stacy tam anlamıyla olgunlaşmış biri Scarlett'ın ise kesinlikle eğitilmeye ihtiyacı var bu yüzden istediğim kişi Scarlett " yazıyordu. Tabi bu yazının altında gurur duymalısın sen seçildin diye de bir yazı göze çarpıyordu. Bu da neydi şimdi Kenny denen kişi sanki onu eğitilmesi gereken bir hayvanmış tasvir ediyordu üstelik eşi olarak onu istemesine rağmen. Tüm okudukları kafasının içinde yankılanırken bu durum daha fazla ağlamasına neden oluyordu. "Ne yapıcam ne yapıcam bu durumdan kurtulmanın hiç bir yolu yok okulun tatile girdiği ilk günün akşamı o adamla tanışmak zorundayım ve belki de evlilik öncesi yapılması gereken bir nişanın bile muhtemel olduğu yazıyor.... Lanet olsun.... Lanet olsun" diye mırıldanmaya başlamıştı. Sonrasında kafasındaki yankılanmalar dan ötürü kendi iç sesini bile duyamaz hale geldi ve sessizce ağlamayı sürdürdü.

Zaman ilerledikçe hayattan daha fazla soyutlanıyor ve bunu durdurmak için hiç bir şey yapamıyordu. Tüm duyuları artık işe yaramaz bir haldeydi sanki içten içe ölüyor ve yardım bile istemiyordu. Zaten belki de ölüm tüm bu dertlerden kurtulmasını sağlayacak olan tek şeydi. ilk kez ölmeyi bu kadar içten istemişti. ölmek gerçekten her şeyi bitirebilirdi, tüm hayatını geride bırakabilir ne ailesini ne de lanet olası Kenny denen herifi görmek zorunda kalırdı. Peki gerçekten bunu yapabilir miydi, şu an yerinden bile kalkabileceğini sanmıyordu. Sınıfa biri gelse beni yalnız bırak bile diyemezdi. Tüm bu duygusuzluğuna rağmen sınıfta birinin varlığını hissetti gerçi normalde sınıfa attığı ilk adımda onu hissetmesi gerekirdi. Ama şimdi yanında oturana kadar hiç bir şey hissetmemişti. Başını hafifçe kaldırtan sonra yanında ki kişiye baktı Dean belki de hayatında ona değer veren tek insan karşısında duruyordu. Onun o rahatlatıcı ses tonuyla söylediklerinin ardından tek bir kelime bile edemeden ona sıkıca sarıldı. Kendini büyük bir boşlukta hissederken tutunabileceği tek dalı oydu çünkü. Titreyen dudakalrı ile konuşmaya başlamıştı. " Dean çok kötü şeyler oldu ailem bunu nasıl söyleyeceğimi bile bilmiyorum. Kenny Mathers karanlık lord eş seçmekle meşgulken ailem ona Stacy ve beni önermiş. Oda ikimizin arasında seçimini yapmış ve seçtiği kişi benim ailesi tarafından işe yaramaz gözüyle bakılan ben !" dedikten sonra derin bir nefes aldı ve tekrar konuşmaya başladı. " Hem neden o adam stacy'yi seçmedi ki hem ailemin göz bebeği o üstelik ailemin onu benden daha çok övdüğünü göz önünde bulundurursak neden ben..."

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 19:57

Dean sessizce scarlett’ın ağzından olayla ilgili kelimelerin dökülesini bekliyordu. Her ne olduysa scarlett’ı oldukça kötü etkilediği belliydi. Stacy le sürekli olan kavgalarından daha kötü ne olabilirdi ki? Scarlett kısa süre dean’a baktıktan sonra hiçbir şey söylemeden ona sarılmıştı. Aslına bakılırsa bir şeyler söyleyecek kadar bile gücü yok gibiydi. Scarlett’ı hiç böyle görmemişti. Tamam onu daha öncede ağlarken görmüştü ama bu denli kötü bir ruh hali içinde görmemişti. Dean da çok geçmeden scarlett’a sarıldı. Ne olursa olsun onu üzgün görmekten nefret ediyordu. Scarlett’ın dean’ın hayatındaki yeri çok büyüktü. Onun için yapamayacağı şey yoktu. İhtiyacı olduğunda sorgusuz sualsiz yardım etmeye hazırdı. Ona güveni sonsuzdu. Ne olursa olsun ne yaparsa yapsın elinden geldiğince her zaman onun yanındaydı. Ve bu böyle olmaya devam edecekti. Scarlett onun asla sahip olmadığı kardeşi gibiydi. Ve onu bırakmaya hiç niyeti yoktu. Stacy’le sevgili olmaları scarlett’la olan arkadaşlığında bir şey değiştirmeyecekti. Bu konuda kararlıydı... Dean scarlett’ın konuşmaya başlamasıyla kendine geldi. Tüm dikkatini scarlett’a vererek anlatacaklarını dinlemeye başladı.Scarlett’ın ''Kenny Mathers karanlık lord eş seçmekle meşgulken ailem ona Stacy ve beni önermiş.''Demesiyle şoka girmesi bir olmuştu. Başından aşağı kaynar sular dökülmüştü bir anda… Bir yandan tepkisiz kalmaya diğer yandan da duyduklarını hazmetmeye çalışıyordu. Dean içinden sadece ''Karanlık lorda eşmi? Stacy ve scarlett mı? Lanet olsun… Stacy… '' diyebildi. Dikkatini scarletta vermeye çalışıyordu ama yapamıyordu. Aklı hala karanlık lord ve eş kısmındaydı.

Scarlett’ın lord seçimini yapmış demesiyle tüm dikkatini ona verdi ve cümlesini bitirmesini bekledi. Scarlett cümlesini bitirdiğinde kısa süreliğine de olsa rahatlamıştı. Ama bu rahatlık çok sürmemişti. Lord stacy’i seçmemişti fakat scarlett’ı seçmişti. Rahatlık yerini üzüntü ve öfkeye bırakmıştı. Öfkesi Scarlett’ın beyinsiz ailesineydi. Nasıl bir aile kızını karanlık bir lord la üstelik bu kadar küçük yaşta evlendirmeye kalkardı ki… Bir kere adam kötüydü ayrıca geleceği de yoktu. Tanrı aşkına scarlett’ı o adama verirlerken akıllarından ne geçiyordu bu insanların… Tabi ki güç… Scarlett’ın son söyledikleriyle beraber dean kısa süre sessiz kaldı. Neler söylemesi gerektiğini düşünüyordu. Böyle bir durumda ne denilebilirdi ki… Derin bir nefes aldı ve dinlendirici ses tonunu korumaya çalışarak ‘‘Hey hemen umutsuzluğa kapılma dur bakalım sadece ailelerin ve nerede duracağını bilmeyen karanlık lordun aldığı bir karar bu ama onlar böyle bir karar verdiği için lord la evlenecek değilsin ya şuan aklıma bir şey gelmiyor ama mutlaka bir çözüm yolu bulacağız daha okulun bitmesine 2 sene var üstelik…’’ dedi. Sonra scarlett’a daha sıkı sarılarak ''Yani okul bitmeden evlenecek değilsiniz diğmi? En azından okulunun bitmesini bekleyeceklerdir eh bir günde dünya değişiyor 2 senede kim bilir neler değişir. Sonuçta iyi ve kötü savaşı hala devam ediyor. Şuan soğuk savaş dönemindeyiz ama sıcak savaşta yakındır. Kimin ölüp kimin kalacağı belli olmaz diğmi? '' dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''Hem beni bırakıp nereye daha birlikte bekarlığın tadını çıkaracağız okul bir bitsin'' dedi ve scarlett’tan gelecek cevabı bekledi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 20:29

Ona geçen her saniye biraz daha fazla sarılıyordu. Çünkü şu an istediği en son şey belki de yalnız kalmaktı. Çünkü yalnızlık ve düşüncelere dalmanın sonu bu durumda pekte iyiye gitmeyecekti. Üstelik ölümü bile düşünmeye başlamışken yalnız kaldığı anda kendine zarar verecekti aslında ölüm fikri bir anlığına da olsa içini rahatlatmıştı bu garipti ama yine de ölüm sadece büyük bir korkaklık örneğiydi. Üstelik küçüklüğünden bu yana geldiği noktayı düşünürsek ölüm şimdiye kadar yaşadığı ve göğüs gerdiği her şeye sırt çevirmek anlamına geliyordu. Kafasında bunlar dönüp dururken kararını vermişti bile korkaklık yapmak yerine olacaklar karşısında ayakta durmayı deneyecekti. Üstelik aklına kazıması gereken bir düşünce pırıltısı oluşmuştu aklında o da hayatta ona değer veren bir kişi bile varsa bu hala yaşamak için bir nedeni olduğunu gösterirdi. Üstelik ona değer veren kişi demişken şu an zaten onun kolları arasındaydı emindi ki Dean onu kendine getirmenin bir yolunu bulacaktı. Ona güveniyordu aralarında ki dostluğun ise hiç bir zaman bozulmayacağını biliyordu neden her ne olursa olsun.

Az önceki tüm söylediklerine Dean'in oldukça şaşırdığının farkındaydı nasıl şaşırmayacaktı ki zaten. üstelik onun da öfkelenmeye başladığını hissetmişti bu da zaten ona ne kadar değer verdiğini gösteriyordu işte. Göz yaşları artık neredeyse kurumuştu göz yaşlarından ötürü yanakları yanmaya başlamıştı. Ama bu içindeki acının yanında sinek ısırığı kalırdı. Onu içten içe kemiren şey her ne kadar duygularını düzenleyip iyi olmak için adımlar atsa da bu içindeki acıyı yok etmemişti. Tıpkı bir kanser hücresi gibiydi onu içten içe kemirmeye devam ediyordu. Dean ise şaşırmak ve öfkelenmek dışında henüz konuşmaya bile başlamamıştı. Büyük ihtimal yaşadığı şoklar nedeniyle kendine gelmeye çalışıyor ve ne diyeceğini düşünüyor olmalıydı. Ama yine de kısa bir süre sonra konuşmaya başlamıştı hemde Scarlett'ı en çok rahatlatan ses tonuyla. Ona kulak verirken söylediklerini düşünmeye başlamıştı. Umutsuzluk o gelmeden önce ölümü düşünen biri daha ne kadar fazla umutsuzluk içine düşebilirdi ki. Cümlesini bitirdiğin de ona daha da sıkı sarılmıştı Dean o da aynı şekilde karşılık vermişti. Titreyen sesiyle " Bilmiyorum Dean ne düşüneceğimi ne yapacağımı hiç bir şey bilmiyorum neden Stacy değil de ben üstelik lanet olsun. Ama yine de haklısın her halde mezun olma mı bekler dimi " dedi. Ama kendi söylediklerine inanıyor muydu büyük ihtimalle hayır. Neden bütün bela ve diğer her şey doğduğu andan itibaren onun peşini bırakmıyordu. En başta berbat bir aileye sahipti, sonrasında kan sorunu vardı ve tabi ki sorunlu kişiliği şimdi de bu. Dean e sarılmayı bıraktıktan sonra yanaklarını silerken onun söylediği söz üzerine istemsizce gülmeye başladı " Al işte yine yaptın böyle bir durumda bile beni güldürmeyi nasıl başarabiliyorsun bazen gerçekten anlamıyorum. Hem ayrıca hayallerin yıkılabilir tabi ben telli duvaklı gelin olursam"...

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 21:46

Scarlett’ın sonunda gülmeye başlamasıyla azda olsa rahatlamıştı. Biliyordu hala düşünceliydi ve hala üzüntülüydü. Fakat onu gülümsetmeyi başarmıştı. Bu da konuyu dağıtabildiği anlamına geliyordu bir nebze de olsa… Tıpkı dean’ın ona güvendiği gibi scarlett’ta dean’a güveniyordu biliyordu. Bu yüzdem düşüncelerini dağıtmakta zorlanmıyordu. Şimdiye kadar tahminlerinde yanılmamıştı bundan sonra da yanılmamayı umuyordu. Scarlett’a gülümseyerek ''Merak etme yapacağım son şey de olsa seni düğünden kaçırırım yinede evlenmene izin vermem hem bekârlığın tadını çıkarmak varken evlenmeyi kim ister ki diğmi? Ayrıca gelininde itirazı olmayacağından somurtkan gelinimizi düğünden kaçırmam için bayıltıcı toz yada iksir miksir kullanmak zorunda kalmayacağım ve kucağımda da taşımayacağım yani seni düğünden kaçırmak kolay olacak '' dedi. Sonra Gülerek ''hem hey kesinlikle okulunu beklemek zorundalar yoksa müdürün kulağına ufak bir haber gider ve düğün kana bulanır evlenmeden dul kalan tek gelin sen olursun ''dedi. Daha sonra derin bir nefes aldı. Scarlett’ın gözyaşlarını sildikten sonra ''Güven bana kesinlikle okulunun bitmesini bekleyeceklerdir bizde o süre içinde mutlaka bir çözüm yolu buluruz''dedi.

Kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''Bu arada biliyorum somurtkan şirine olmayı seviyorsun ama bence arada böyle gülmeyi de ihmal etmemelisin… Gülmek sana yakışıyor hem bu yaz evde olmak zorunda da değilsin biliyorsun ailelerimiz yakın dost ve bizde kalmanı sorun etmezler gündüzleri eğlenir ,akşamları annemi canından bezdirir, geceleri de plan yaparız. Hem merak etme evden kovulursak bahçede kamp kurmak için kamp çadırımız, uyku tulumlarımız kısacası her şeyimiz var '' dedi. Daha sonra scarlett’a bakıp hafifçe gülümseyerek ''Yani benden bu kadar çabuk kurtulamazsın merak etme… Somurtkan şirinemi nasıl bırakırım diğmi? ''diye sordu. Daha sonra Scarlett’a kısa süre külümsedikten sonra '' gel buraya '' dedi ve ona tekrar sarıldı Scarlett’ta ona sarılmıştı. Dean bir müddet sessiz kaldıktan sonra'' Daha beraber yapacağımız çok şey var okulun altını üstüne getirip okul bittikten sonrada ailelerimizi canından bezdirip onlara dünyayı dar ettikten sonra bol bol eğleneceğiz benden bu kadar çabuk kurtulamazsın ''dedi ve scarlett'ın tepkisini beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 22:06

Sonunda sıkıcı bir dersi daha geride bırakabilmişti. Derslerden gerçekten nefret ediyordu ama mükemmel planı için onlara ihtiyacı vardı yani başka nasıl ailesini etkileyebilirdi ki ikizine karşı. Scarlett'a yaptığı onca işkenceden sonra onda derslerle ilgilenecek kafa bile bırakmamıştı kendisi ise mükemmel öğrenci edasıyla takılan biriydi. Bazen bunuda nasıl yapabildiğini merak ediyordu belki sadece zeki olduğu için durum bu kadar kolay oluyordu. Tabi birde ödevler onların çoğunu da kendi yapmıyordu. Onu etkilemek isteyen bir kaç büyücü her şeyi ayarlıyordu. Onların bu yaptığına karşılık stacy ise sadece onlara bir kaç seksi bakış atıyordu hepsi bu. Ama şimdi bunları bir kenara bırakmalıydı. Üstelik artık o büyücüleri kullanabileceğinden emin bile değildi. Çünkü artık Dean vardı yani böyle bir durumu nasıl karşılayabilirdi ki onu sevdiği için büyük ihtimal aralarında bir kıskançlık krizi çıkardı bunun olmasından her ne kadar hoşnut olacak olsa da şimdilik böyle oyunlar için erken gibi geliyordu ona. Çünkü şu an garip bir rüya da gibi hissediyordu kendini Dean ile birlikte oldukları ve asla ayrılmayacakları bir rüya. Bunları düşünürken yüzünde oluşan gülümse ile adımlarını hızlandırmıştı çünkü bir an önce odasına gidip üzerini değiştirmesi gerekiyordu. Üstünü değiştirdiğinde ise yapacağı ilk iş Dean'i bulmak olacaktı ve tabi onu bulduğunda ona sarılmak ve dudaklarını tekrar hissetmek istiyordu. Bu düşünceye kendini öyle çok kaptırmıştı ki önüne bile bakmadan ilerliyordu. Ama birden birinin hızlı ayak seslerini duyduğunda önüne baktı küçük bir gryffindorlu yüzünde büyük bir korku ifadesiyle ona doğru geliyordu. Çocuk tam yanından hızla geçecekti onun kolundan yakaladı ve " Hey ufaklık koridorda böyle hızlı koşmamalısın yani kime çarpacağın belli olmaz başını tabi başını belaya sokmak istemiyorsan"dedi. Söylediklerinden sonra çocuk daha fazla korkuya kapılmış ve istemsiz attığı yavaş adımlarla yanından uzaklaşmıştı. O ise çocuğun arkasından sinsice gülümsüyordu gerçekten eğlenmişti. Ama şimdi acele etmeliydi bu yüzden hızla odasına doğru ilerledi.

Odasına vardığında gözü ilk ikizini aradı ama hala odaya adım atmamış gibi görünüyordu zaten şu an derdi o olmadığından onun nerede olduğunu merak dahi etmiyordu. Zaten bir kaç saniye sonra kocaman elbise dolabının içinde kaybolmuştu. Ne giyeceğini gerçekten bilmiyordu ama sonunda annesini ona bu yaz aldığı siyah elbiseyi buldu. Elbiseyi üzerine geçirir geçirmez saçını düzelttikten sonra odasından ayrıldı. Şimdi sorunu Dean'i nerede bulacağıydı aslında Scarlett odada olsa ona Dean'i nerede bulabileceğini sorabilirdi. Sonuçta Scarlett onu kendisinden daha çok tanıyordu. Bu aklına geldiğinde ise içinde oluşan kıskançlık tomurcukları yavaş yavaş açmaya başlamıştı. Üstelik hala ikizine Dean ile aralarındaki olaydan bahsetmemişti tabi Isabel'e ama herkes zamanı geldiğinde zaten her şeyi öğrenecekti bu yüzden artık bunları düşünmek istemiyordu sadece Dean'i bulmaya çalışıyordu. Öncelikle bahçeye ve göl kenarına baktı ama Dean oralarda yoktu sonrasında baykuşhane hatta yasak koridora bile bakmıştı. Bakmadığı tek yer ise sadece boş derslikti. Dersliğin kapısına geldiğinde içerinden gelen gülüşmeler den hiçte hoşlanmamıştı. Üstelik bu seslerin sahibi biri Dean diğeri ise Scarletttı. Kapıyı büyük bir öfkeyle açarken gördüğü manzara karşısında bir kaç saniye duraksadı ve büyük bir öfkeyle " Neler oluyor burada Dean" dedi. Ama sonrasında cevap dahi beklemek " Tam da birlikte olmak için süper bir zamanlama yapmışsınız tebrikler " dedi öfkeden koyu kızıla dönen gözlerini bir an olsun Dean'in gözlerinden ayırmıyordu. Neler yapabilceğini düşünüyordu çünkü öfkesi sadece bir kaç kelimeye sığdırılamayacak kadar büyüktü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Çarş. 11 Mayıs 2011 - 22:42

Gülümsemesi hala yüzündeydi Dean onu yanıltmamıştı işte. O gerçekten bu hayatta dostum diyebileceği ve sırtını güvenle yaslayabileceği tek arkadaşıydı. Zaten o varken daha fazlasına da bu zamana kadar ihtiyacı olmamıştı. Hayatında yaşadığı çok az mutlu anı ona azla da yetine bilmeyi öğretmişti. Aç gözlü ikizinin aksine o küçük şeylerle de mutlu olabiliyordu ama onun durumunda o küçük şeyleri bulmak bile bazen o kadar zordu ki. Çünkü hayatı genel anlamda felaketler üzerine kurulu gibiydi şu an içinde bulunduğu durum gibi tam bir felaketler zinciri. Dean konuşmaya başladığında gülümseyerek onu dinledi. Bazen gerçekten garip fikirler ortaya atardı şu an söyledikleri gibi " Eminim ki öyle bir durumda yapardın Dean yani düşünüyorum da kesinlikle yapardın. Şu iksir ve toz konusunda haklı olsan da en azından madem kaçırıyorsun kucağına da alda etraf en azından az da olsa zorla kaçırıldığıma inansın dimi yani"dedi sonrasında gülümsemesini daha da artırarak " Hem olur da yakalanırsak benim suçum değil her şeyi o planladı deyip yırtma şansım olsun dimi yani " dedi. Yavaş yavaş olsa da normale dönebiliyordu işte ama az önce yaptığı espri ile karışık cümle sanki içinde fazlaca Stacy barındırıyor gibiydi. Ama bunu sorun etmemişti sadece anlık bir düşünce olup sonrasında yok oluvermişti. Çok geçmeden ise Dean tekrar konuşmaya başlamıştı. Scarlett ne zaman bu kadar kötü hissetse kendini sürekli konuşarak onun kafasını dağıtmaya çalışır ve bunu hep başarıldı. Şimdiye yaptığı şey buydu sürekli oluşturduğu yeni fikirleri bir bir dile getiriyordu. Düşünceli bir surat ifadesiyle "Hmm demek öyle demek birileri hem de çok yakından tanıdığım biri düğünümü mahvetmek için beni şikayet edecek beni çok kırdın arkadaşım o gelinlik içinde daha ne hayallerim vardı dedi. Dean onca konuşmasından sonra ona ayak uydurmaya başlamıştı işte belki de kafasını dağıtan asıl şey ona ayak uydurmak gibi bir hevesin kendi içinde ortaya çıkmasıydı ve bu genel anlamda ona çok iyi geliyordu. Ama bu kadar gülümsemenin ardından oluşan sessizlik yüzünde garip bir hüzün oluşturmuştu ya akıllarına gelen hiç bir çözüm yolu işe yaramazsa o zaman ne olacaktı. Lordun küçük ladysi mi durum gerçekten can sıkıcıydı yine de Dean'in yanında olması yükünü hafifletiyordu işte.

Dean tekrar konuşmaya başladığında söylediklerine yine gülümsemeye başladı her ne kadar bu sefer içten bir gülümseme sergileyememiş olsa da onun dinlemeye devam ediyordu. Bittiğinde ise " Ben de senden kurtulmak istemiyorum zaten Dean" dedi ve tekrar sarılmışlardı. Bu olduğunda az önceki yarım yamalak gülümsemesi yerini gerçek gülümsemeye bırakmıştı. Söylediklerini düşününce " Zaten bende bir yaz daha ikizimi çekemem her halde sende Isabelle takılmak istemezsin en iyisi iki dost takılalım biz kimsede bizi rahatsız edemesin" dedi. Cümlesini bitirdiğinde hızla açılan kapıya doğru baktı yine neler oluyor edasıyla yani şu an bir felaketi daha kaldıracak durumda değildi. Ama içinde bulunduğu durum ben belayım ve geliyorum der gibiydi. Zaten çok geçmeden hayatı boyunca yanında olan büyük belası öfkeli bir şekilde konuşmaya başlamıştı. Üstelik cümlesinin sorusunu direk Dean e yöneltmişti. Scarlett ise bu dura kesinlikle bir anla veremiyordu neler oluyordu. Hem Dean ile stacy ne zaman tanışmışlardı ki yani Dean ona anlattığı kadarıyla ikizini tanıyordu ama o. İkizi tekrar öfkeli şekilde konuşmaya başladığında oda sinirli bir şekilde ayağa kalktı ve konuşmaya başladı. Zaten yeterince kötü olan bu durumunu eğlenceli bir hale sokmak istiyordu. Belki de asıl içindeki hüzün ve nefreti onunla uğraşarak atabilirdi. Tıpkı Stacynin çoğu zaman ona yaptığı gibi. Bu yüzden hemen konuşmaya başladı " Teşekkür ederim Stacy tabi ki tebriğin için seni sevgilimle tanıştırayım Dean ve sen hayatında bir kez olsun bana ikizinmişim gibi davranıp neden çekip gitmiyorsun" dedi ve tüm bunları söylerken gerçekten rahatladığını hissediyordu. Belki de Stacy ye benzemek artık o kadar da kötü görünmüyordu.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 0:35

Scarlett sonunda yavaş yavaşta olsa kendine gelmeye başlamıştı. Çoğunlukla düşünceli olsa da genel olarak ara sırada olsa gerçekten gülümsüyordu. Bu da denmek oluyordu ki her zamanki gibi yine scarlett’ın kafasını dağıtmayı başarıyordu. Yeni fikirler, ufak tefek komiklikler ve sürekli konuşuyor olması her zamanki gibi işe yaramıştı. Dean Scarlett’ın verdiği tepkiler karşısında azda olsa rahatlamıştı. Biliyordu bu olanları atlatması her zamankinden daha zor olacaktı. Ama beraber oldukları sürece bununda üstesinden gelmeyi başaracaklarını biliyordu. En azından öyle umuyordu. Aksini bir an olsun düşünmek istemiyordu. Her ne kadar üzerindeki şoku atlatmış ve her şeyi kabullenip çözüm üretmeye başlamış gibi görünse de aslında tam tersiydi. Duyduklarını hala tam olarak hazmedememişti ve hala oldukça şaşkındı. Ne denilebilirdi ki iyi bir oyuncuydu. Konu scarlett olunca her zaman hissettiklerinin tam tersini yapmak zorundaydı. Birilerinin onu toparlaması gerekiyordu. Ve sevgili ikizi sürekli tam tersini yapmaya çalıştığı için bu görev ona düşüyordu. İki kardeşin birbirinden bu kadar nefret etmesinin nedenini ise hala anlayamamıştı. Önlerindeki yaz tatillerini beraber geçirecek olmalarıysa harika olacaktı. Scarlett’ın tüm yaz boyunca kötü şeyler düşünmeye fırsatı olmayacaktı ve başı belaya girmeyecekti. Tabi tüm bunların yanında scarlett’ın bu işten nasıl kurtulabileceği konusunda da bol bol kafa patlatacaktı. Ama kesinlikle scarlett’ı bu işe karıştırmayacaktı. Hayatında ilk defada olsa sorunsuz ve güzel bir tatil geçirmesini istiyordu. Ve kesinlikle öylede olacaktı. Ne isabel’in nede başka birinin yaz tatillerini mahvetmesine izin vermeyecekti.Şöyle bir düşününce gerçektende bazen her şeyin üst üste geldiğini düşünüyordu. Scarlett’ın ailesiyle sürekli olarak yaşadığı sorunlar , İkizi ve şimdide karanlık lord...

İşler git gide içinden çıkılamaz bir hal alıyordu. Ve ileride nelerin olacağını düşünmek dahi istemiyordu. Scarlett’ın son sözlerinden sonra ortalık kısa süreliğine de olsa sessizliğe gömülmüştü. Tam olarak sessizlik denemezdi aslında kahkahalarla dolu huzur verici bir sessizlikti bu taki kapı sertçe açılıp içeri hızla biri girene kadar… Dean duyduğu tanıdık koku ve sesle neredeyse şoka girmişti başını hızla sesin geldiği yöne doğru çevirdi. Stacy oldukça sinirliydi. Gözlerindeki kızıllık ve ses tonundan bunu anlamak oldukça kolaydı ve ne kadar istemese de sanırım nedenini biliyordu. Scarlett’la dean’ı sarılırken görmüştü ve her şeyi yanlış anlamıştı. Şuan ihtiyacı olan en son şey sevgiliyle arasının bir yanlış anlama yüzünden açılmasıydı. Dean tam stacy’e cevap vermek için ağzını açmıştı ki scarlett’ın konuşmaya başlamasıyla scarlett konuştuktan sonra konuşmaya karar vererek susması bir olmuştu. Nasılsa scarlett’ta dean’la aynı şeyleri söyleyecekti. Arkadaşımla sohbet ediyorduk bir mahsurumu var tarzında bir şeyler söyleyecekti büyük ihtimalle… Tam başını scarlett’ı onaylamak için aşağı indirerek evet diyordu ki sadece ''e…''demiş ve kalmıştı. Scarlett’ın söylediği cümleyle büyük bir şaşkınlıkla kalakalması bir olmuştu. Scarlatt’a bakarak ''Ne?'' diyebildi sadece şaşkınlıkla… Dean kısa süre duyduklarının şokunu üzerinden atmaya çalıştıktan sonra derin bir nefes alarak ''Bir dakika bir dakika sanırım ortada yanlış anlaşılma var tamam biliyorum her ne kadar klasik kardeş tartışmalarından birinin ortasında olsanız da bugün tartışmanız için bence hiçte iyi bir gün değil… Ayrıca her şeyin mantıklı bir açıklaması var'' dedi stacy’nin gözlerinin içine bakarak… Kısa süre sessiz kaldıktan sonra Scarlett’a bakarak ''bak normalde ikinizin arasındaki kavgalara karışmıyorum ama sence de bu günlük bu kadar sorun yetmez mi? '' dedikten sonra stacy’e bakarak ''Kötü bir gün geçiriyor bence sende uzatmamalısın… Şimdi şu ortadaki yanlış anlaşılmaya gelirsek biliyorsun ki scarlett benim yakın arkadaşım yani sarılmamız tamamen arkadaşçaydı. '' dedi ve scarlett’la stacy’nn tepkisini beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 9:44

Gördükleri karşısında gerçekten öfkelenmişti ama bunun yanında kalbinin kırıldığını da hissediyordu. Nasıl böyle bir şey olmuş olabilirdi ki dean ve scarlett üstelik daha bir kaç gündür sevgililerdi ve hemen onu aldatma girişiminde mi bulunmuştu hemde ikiziyle. Ne diyeceğini ne söyleyeceğini bilmiyordu yani arkasına bakmadan çekip gitmeli miydi yoksa tüm nefretini üstlerine kustuktan sonra Dean ile arasındaki durumu tamamen ortadan kaldırmalı mıydı? Kafası gerçekten karışıktı ama yine içinde ki ses biraz bekle diyordu en azından söylediklerine karşılık ikisinden birinden bir cevap almalıydı. Scarlett ayağa kalktığında ona baktı tamam öfkeli görünüyordu, az önce güldüğünü de biliyordu ama gözlerinde ki derinlikle hüznü de barındırıyordu. Yine ikizinin başına bir şeyler geldiğini ister istemez düşünmeye başlamıştı bu belki de ikiz olmalarından kaynaklanan bir şeydi kim bilir. Ama yine de durum ne olursa olsun o umrunda bile değildi sadece bu gördüğü manzaraya bir açıklama bekliyordu. Çok geçmeden Scarlett konuşmaya başlamıştı. Sesinde ki ton ve söylediği şeyler nedeniyle bir an sanki aynaya bakıyormuş gibi hissetti kendini ve duydukları kalbini tamamen parçalara ayırmıştı ve tabi bunu yanında içinde barındırdığı çok az iyi duyguda kalbi ile birlikte yok olmuştu. Öfkeli bir şekilde ikizinin üzerine yürürken " Ne ne dedin sen Dean senin sevgilin falan değil o benim eğer onu sevgilin yapmak istediysen geç kaldın " dedi. Az önce düşündüğü her şeyi unutarak söylemişti tüm bunları ve artık bu iş sıradan bir aldatma olayından çok Dean'i kim alacak yarışmasına dönmüştü. Zaten Dean'in tepkisi görüğünde bu sevgili meselesinden haberi bile olmadığını anlamıştı. Öfkeli gözlerini onun yüzüne odaklanmışken elini yumruk yaparak Scarlett'a doğru hızlı adımlar attı yanına vardığı anda ona sağlam bir tokat atacaktı. Bunu çoktan hak etmişti zaten daha önceki kavgalarının çoğu sadece kelimelere yönelikti diğerleri ise birbirleri üzerinde vampir güçlerini uygulamaya dayanıyordu ve böyle zamanlarda genelde sorunlu ikizi yerde kanlar içinde bulunurdu. İşte değişmiyecek olan gerçekte buydu onu tekrar o hale sokmak için sabırsızlanırken önüne Dean in geçmesiyle bir an da durdu.

Söylediklerini duymak istiyordu ama içindeki öfke ve yok etme arzusu her şeyin önüne geçiyor olsa da Dean onu ikizinin yanına yakınlaştırmamakta kararlı görünüyordu. Söylediklerinden sonra " Evet Dean ortada bir yanlış var ve o tam karşımda duruyor Scarlett önümden çekilirsen o yanlışı ortadan kaldırıcam sonsuza kadar" dedi. Bunu gerçekten istiyordu artık onu öldürmek bile umurunda değildi. İçindeki kıskançlık duygusu tarafından adeta köleleştirilmişti. Dean aralarını bulmaya çalışan sözleriyle sakinleştirmeye çalışsa da bu mümkün değildi. Zaten çok geçmeden Dean i kolundan yakaladı," Sana önümden çekil dedim Dean" dedikten sonra onu kenara doğru fırlatarak ikizinin yanına vardı. Onu yakasından tutarak " Sana sevgilime göz koymak ne demekmiş ödeticem sevgili ikiz kardeşim " dedi ve onu yakasından tutarak önce karşı duvara fırlattı ve sonrasında yanına gidip onu yumruklamak istemişti evet kesinlikle istediği şey buydu. Ama ikizinin yüzünde gördüğü şey karşılık bile vermeyeceğini belirten bir ifade vardı. Sanki istersen beni öldürebilirsin der gibiydi bakışları. Bu durum hiç hoşuna gitmemişti. İkizi hayatta kendine rakip gördüğü tek kişiydi şimdi onu böyle güçsüzken hırpalamak kesinlikle ona göre değildi. Tamam üzgünken onu daha da çok üzmek için elinden gelen her şeyi yapardı ama dövüşmek için karşısındaki kişinin güçsüzlüğünden faydalanmak ona göre büyük bir eziklikti. İkizine doğru bir attığı bir kaç adımdan sonra Dean'in yanına ilerledi. " Şimdi Dean lafı Scarlett'a vermeden bana neler olduğunu anlatır mısın tamam madem sarılmanız arkadaşcaydı sarılmanızı gerektiren gerekçe neydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 10:14

Söylediklerine inanamıyordu ve tabi hissettiği şeylere de. Stacy olmak gerçekten böyle bir şey miydi yani. Karşısındakinin ne düşüneceğini bir saniye bile düşünmeden ağzına geleni söylemek üstelik dedikleri sadece kendini ilgilendirmiyordu. Dean'i de zor duruma düşürmüştü. Zaten yeterli derdi yokmuş gibi Stacy'ye karşılık vererek başına daha fazla dert açmıştı. Şimdi bu durumu nasıl düzeltecekti ne diyecekti nasıl bir açıklama yapacaktı, hiç bir şey bilmiyordu. Üstelik dedikleri Stacy nin üzerinde farklı bir etki yaratmıştı sanki garip bir kıskançlık duygusu seziyordu. İşte belki de asıl garip olan şey buydu Stacy durup dururken neden Dean'i kıskanıyordu ki. İşler giderek daha da garip bir hal alıyordu. Bunun üzerine birde Dean in açıklama yapma girişimine tanık olduktan sonra yaşadığı bu şeyin garip bir kabus olduğuna inanmaya başlamıştı. Evet belkide o mektubu okuduktan sonra o kadar çok ağlamıştı ki farkında bile olmadan uykuya dalmıştı. Başka gördüğü rüyanın ardından Stacy kendini göstererek rüyasını bir kabusa çevirmeyi başarmıştı. Stacy üzerine doğru adımlar atarken dediklerine bir anda inanamadı sadece " Ne!... nasıl yani... siz ne zamandan beri sevgilisiniz neler oluyor burada" diye mırıldanmaya başladı. Bu gerçekten doğru olabilir miydi Dean ve Stacy. En yakın arkadaşı ile nefret ettiği ikizi bir birlerine aşık mıydı. İşte bu gerçekten bir kabus olmalıydı. Ama Deanin tavrı ona karşı çıkmamasından ötürü artık gerçek olduğuna inanmıştı ve az önce söylediği şeyden ötürü pişmanlık duymaya başlamıştı. Yani tamam sevgili olabilirlerdi her ne kadar hala kabullenmek zor olsa da onun için buna alışa bilirdi. Ama aralarının onun yüzünden bozulması işte bu gerçekten üzüleceği bir şey oluyordu. Yani ikizini düşünmüyor olsa da Dean açısından böyle davranmalıydı onun arkadaşı olarak yapması gereken buydu. Kafasından bunlar geçerken Dean in önüne geçmesi ve Stacy den duyduğu şeyler istemese de gerçekten ortalığı karıştırmayı başarmıştı işte. Bir şeyler söylemek istiyordu ikizini sakinleştirebilecek her hangi bir şey. Ama hiç birşey bulamıyordu ki yani hayatı boyunca bir kere bile onu sakinleştirmeye çalışmamıştı. Sadece aralarında kavga, atışma ve daha çok kavga meydana gelmişti.

O bunları düşünürken bir anda Dean yanda doğru savrulmuştu ve ikizinin söyledikleri onu ilk kez birisine böyle değer verirken görüyordu. Hatta belki ilk kez stacy nin içinde hala yaşayan bir insan olabileceğini düşünmeye başlamıştı. Dean in söylediklerini düşünerek en azından ortamı yumuşatabilecek bir şeyler yapmaya çalıştı ve bu yüzden ne kadar işe yarayacağını pek bilmese de konuşmaya başlamıştı. "Stacy kıskançlık krizine girdiğinin farkındayım demin söylediklerimi unut olur mu dediklerim sadece... " dedi ve söyledikleri yarına kesilmişti çünkü ikizinin yakasına yapışması ile bir anda boğazının düğümlendiğini hissetti. Zaten bir kaç saniyeden sonra kendini ikizinin onu fırlatmasıyla duvara çarpıp yere düşmüştü. Canı yanmıştı gerçekten zaten bitkin vücudu onca ağlama ve tabi uzun süredir kan almayan vücudu nedeniyle kendini toparlamakta epey zorlanacağa benziyordu. Tekrar konuşmak için bile hali kalmamıştı üstelik ikizi sadece ona bunu yaparak durmayacaktı. Muhtemelen şu an bir kaç saatlik işkence organizasyonunu kafasının içinde planlamış olmalıydı. Hem belki onun elin de ölürdü yani intihar etmek kadar aciz bir şey olamazdı ikizinin elinden ölmek.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 12:03

Söylediklerinin stacy’i bir nebze olsa sakinleştirmesini umuyordu. Her şey zaten stacy gelmeden öncede yeterince kötüydü. Ve stacy olayları daha da içinden çıkılmaz hale getiriyordu. Aslında onu anlıyordu… Aynı şekilde dean Stacy’i başka biriyle sarılırken görse oda stacy gibi olay çıkarırdı ve bekli de stacy kadar konuşmazdı bile… Onu kıskanması genel olarak güzel bir şey olsa da şuan için pekte güzel bir şey olmadığı açıktı. Dean’ın o kadar açıklamaya uğraşmasına rağmen gözleri bir an olsun eski rengine dönmemişti. Ve stacy’nin sesi git gide daha da tehditkâr bir hal alıyordu. Şuan bu atışmayı sonlandırmak için ona açıklama yapmaktan başka bir şey gelmiyordu aklına ama farkındaydı açıklamaları da pek işe yaramıyordu. Olayların daha da içinden çıkılamaz bir hal alacağı belliydi ve bu kesinlikle olmasını istediği son şeydi. Scarlett yeterince üzgündü. Bedensel olmasa bile ruhsal olarak zaten yeterince işkence çekiyordu. Kısaca stacy’nin bir şey yapmasına gerek yoktu. Zaten şuan yeterince berbat bir durumdaydı. Stacy’nin " Evet Dean ortada bir yanlış var ve o tam karşımda duruyor Scarlett önümden çekilirsen o yanlışı ortadan kaldırıcam sonsuza kadar" demesiyle beraber gözlerini stacy’nin gözlerine dikti. Ona ciddi olamazsın dercesine baktı. Stacy ise çok ciddi olduğunu iki kelime ve tek bir hareketle belli etmişti. Dean’ı önümden çekil dediği gibi kolundan tutarak kenara doğru itmişti. Dean ise yaşadığı şaşkınlıkla stacy’ye karşı koyamamıştı bile… O kadar şaşkındı ki… Tamam dean da muhtemelen böyle bir tepki verirdi stacy’le başka birini sarılırken görünce ama stacy için olay biraz daha farklıydı. O Dean’ın scarlett’ın en yakın arkadaşı olduğunu biliyordu ve sarılmalarının arkadaşça olduğunu da az önce söylemişti diğmi… Neden hala sakinleşemiyordu? Scarlett’ın tanıştırıyım dean benim sevgilim deme kısmını saymazsak ki dean aralarındaki sarılmanın arkadaşça olduğunu anlatabilmek için baya uğraşmıştı şimdiye kadar sakinleşmesi gerekiyordu. En azından dean’dan hesap sormaya başlayarak açıklama istemesi lazımdı ama stacy tüm dikkatini tanıştırayım sevgilim dean diye stacy’i sinir etmeye uğraşan ve bunu onu öldürmeyi düşünebilecek kadar çok sinir etmeyi başaran Scarlett’a yoğunlaşmıştı. Scarlett o ara ikizini sakinleştirmesini umduğu bir şeyler söylemeye başlamıştı ama ne yazık ki sözcüklerini bitirememişti.Stacy onu büyük bir sinirle karşı duvara fırlatmıştı. Dean hem stacy’i anlamaya çalışıyordu hemde şaşkındı. Olayların bu raddeye varması yüzünden ise baya sinirliydi. Scarlett’a bu yaptıkları için genelde eğer stacy’ye aşık olmasaydı şuan stacy scarlett’tan daha beter bir halde olurdu ama ona aşıktı bu yüzden sadece büyük bir sinirle stacy’ye bakmakla yetindi bunu yapmamalıydın diyen gözlerle...

Stacy scarlett’a doğru bir adım atmıştı dean da onu durdurmak için tam ona doğru bir adım atmıştı ki stacy’nin dean’ın yanına gelmesiyle olduğu yerde kaldı. Genel olarak gözleri koyu kırmızı olurdu bu gibi durumlarda ama şuan maviliğini koruyordu. Fazlasıyla sinirli olmasına karşın sadece stacy’ye sinirle bakmakla yetiniyor ve stacy’nin söyleyeceklerini bekliyordu. Stacy’nin sorusu üzerine derin bir nefes aldı öfkeli gözlerini ondan ayırmayarak ve ses tonuna hakim olmaya çalışarak ''Bunu daha önce sormalıydın scarlett’ı yere fırlatmadan önce tanrı aşkına sana anlatmaya çalıştım ne olursa olsun önce beni dinlemeliydin... şimdi olanları açıklayacağım ama önce en yakın arkadaşımla ilgilenmeliyim''dedi. Ve koşarak scarlett’ın yanına gitti. Scarlett’a bakarak ''Sen iyi misin? ''diye sordu kısa bir sessizliğin ardından ''Benimki de soru tabi ki değilsin üzgünsün, yorgunsun, ağlanmaktan bitkin düştün birde üstüne üstelik duvara fırlatıldın'' dedi sinirle ve hala yerde yatmakta olan scarlett’ı kucağına aldı ve yerden kalkarak ilk oturdukları masaya doğru ilerledi. Scarlett’ı masanın üzerine yavaşça bıraktıktan sonra kısa süre stacy’e baktı sinirle daha sonra gözlerini neredeyse bayılmak üzere olan scarlett’a dikerek ''Ne kadar üzgün ve yorgun olsa da kendine gelmeliydi tabi doğru düzgün beslendiyse…''dedi. Kısa süre etrafa bakındıktan sonra scarlett’a dönerek '' Bak biliyorum senin yakın arkadaşınım ama yakın arkadaşında olsam toparlanmak için kana ihtiyacın var ve okulun içinde olduğumuzu düşününce hayvan kanı içmen imkansız bu yüzden şöyle bir şey yapacağız ne kadar lezzetlidir bilmiyorum ama benim kanımı içeceksin ve şimdiden söyleyeyim saçma sapan itirazlar istemiyorum. Hayatımda ilk defa ısırılacağım ve emin ol bu benim içinde farklı bir deneyim olacak'' dedi. Ve kolunu ısırdıktan sonra scarlett’ın ağzına götürdü. Scarlett dean’nın kanını içerken dean gözlerini stacy’e çevirmişti. Scarlett’ı kendine getirmek için yeterli kanı verir vermez onunla konuşmaya başlayacaktı fakat şimdi önceliği scarlett’tı… Scarlett yeterince dean’ın kanını içtikten sonra zorlukla açık tutmaya çalıştığı gözlerini tamamen kapatmıştı buda scarlett kendine gelinceye kadar konuşmak için yeterince zamanlarının olacağını gösteriyordu. Scarlett gözlerini kapadıktan sonra dean’nın gözleri bir anlığına da olsa kırmızılaşıp tekrar eski haline dönmüştü ama bu kesinlikle öfkeden ya da sinirden değildi. Scarlett’a kanını verdikten sonra kendini tuhaf hissettiğindendi. Sanki yorulmuş gibiydi. Gözleri anlamsızca renk değiştirmişti. Dean bir an için hafif bir denge kaybı sorunu yaşayarak masaya yaslandı. Fakat normal bir insanın denge kaybını farketmesine imkan yoktu. Çünkü çok göze batıcak tarzda bir denge kaybı değildi. Sadece öne doğru istemsizce hafif bir eğilme omuştu ve dean masaya yaslanmıştı. Kendini fazlasıyla yorgun hissediyordu... Kısa süre sessiz kaldıktan sonra yapması gereken bir konuşmanın olduğunu hatırladı. Isırılmak sanırım insanın dengesini alt üst ediyordu. Her ne kadar dean'da bir vampir olsa da bunun etkilerini hafifte olsa görüyordu. Mavi gözlerini stacy'nin koyu kırmızı gözlerine dikerek ''Evet şimdi gelelim konumuza Scarlett benim yakın arkadaşım demiştim sana hatırlıyor musun? Onu çok seviyorum hem de tahmin edemeyeceğin kadar çok ama kardeşim olarak görüyorum. O benim için asla sahip olmadığım kardeşim gibi yani tabiî ki üzgün olduğunda yanında olacağım. Onu teselli edeceğim ve ona sarılacağım ama bu seni aldattığım anlamına gelmez. Seni seviyorum. Sana aşığım… Sen benim sonsuza kadar birlikte olmak isteyeceğim kişisin ama oda yakın arkadaşım Ondan uzak duramam… Zaten tek arkadaşı benim ve bende onu bırakamam… Ve ayrıca onu duvara fırlatmadan önce beni dinlemeliydin biliyorsun diğmi?''diye sordu ve onun vereceği tepkiyi beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 13:33

Öfkesi hala geçmiyordu ne yapacaktı, nasıl kendine gelecekti. Scarlett'ı duvara yapıştırmak bile öfkesini azaltamadıysa ne azaltabilirdi. Tamam en azından şimdilik ona daha fazla zarar vermemek için kendini sıkıyordu en azından bunu yapabiliyordu. ama gözleri hala koyu kızıldı ve geldiği andan itibaren bir kez bile renk değiştirmemişlerdi ve sanki değişmeye de niyetli değil gibiydi gözleri. Dean in yanına gittiğinde ondan sorduğu sorunun yanıtı bekliyordu ve sonunda beklediğine değmiş, konuşmaya başlamıştı. Ama söyledikleri onu rahatlatacak mıydı bilmiyordu zaten öfkeli gözleri ve söylediği kelimeler rahatlatmaya çalışmaktan çok uzaktı. " Daha önce mi aslında baştan beri ikizim saçma şeyler söylemese durum bu hale gelmezdi " dedi. Ama bu cümle aslında koca bir yalandan ibaretti başka bir şeyler duymuş olsa da durumu bu hale sokabilecek güçte birisiydi. Sonuçta o tamamen bencil biriydi elindekileri asla paylaşmak istemezdi. Üstelik ona bu kadar fazla değer verirken arkadaşı bile olsa onun yanında bulunmasından kendini rahatsız hissediyordu. Hem bu kişi doğduğu ilk andan beri rakibi gözüyle baktığı ikiziyse durum daha da karmaşık bir hal alıyordu. Dean in bitirdiği cümlesiyle birlikte ikizine doğru ilerlemişti. Kafasında bin bir düşünce ile olanları izliyordu. İkizi yürüyecek durumda olmadığında onu kucağına alarak sıralardan birinin üzerine götürmüştü. Dean in ona dokunduğu ilk anda içindeki kıskançlık duygusu ben burdayım dercesine kendini göstermeye başlamıştı. O ise elini yumruk yapmış sıkıyordu yani sıkmasa şu an ikizini Dean in kucağından aldığı gibi yine başka bir yere fırlatacaktı belki Dean ede aynı şeyleri yapabilirdi. Ona seviyor olmasına rağmen onun canını da acıtabilirdi. Ama işte kendini sıkıyordu nasıl başardığını bile bilmiyordu ama sıkıyordu işte. Sonrasında bir anda sakinleşmeye başlamıştı aralarında geçen konuşmaları dinlediğin de ve Dean in ona yaptığı şey ikizine gerçekten değer veriyordu ama ona bakan gözleri gerçekten dediği gibi o kadar masumdu ki yani Dean in kendine nasıl baktığını biliyordu ve bu bakışların arasında ki bariz farkı görmemek neredeyse imkansızdı. İkizi onun kanını içerken yavaş yavaş normale dönüyordu her ne olduysa kesinlikle onun başına açtığı dertlerden de büyük bir şey olmalıydı. Başka nasıl bu hale gelebilirdi ki.

İkizi yavaşça uykuya dalarken Dean ondan yavaşça uzaklaşmıştı ona o kadar odaklanmış bir şekilde bakıyordu ki gözlerinde ki değişimi fark etmişti. Büyük ihtimal verdiği kan nedeniyle kendini garip hissediyor olmalıydı ve ardından yaşadığı denge kaybı ile Scarlett'ın yattığı sıraya yaslanmıştı. Bu hali onu öyle üzmüştü ki sonuçta böyle olmasının nedeni kendisiydi. İkizini o hale sokmasa Dean ona kanını vermek zorunda kalmayacaktı. Ona doğru yavaşça giderek dik durması için onu kolundan tuttu zaten kısa bir süre sonra gözleri tekrar maviye dönüştü ve hemen sonrasında konuşmaya başladı. Aslında düşündükleri ve fark ettiklerinden sonra bir açıklama ihtiyacı bile yoktu. Zaten her şeyi kabullenmişti ve tabi hatasını da. Kendini suçlu hissediyordu ama kendini nasıl affettireceğini de çok iyi biliyordu. Belki ikizine bu aralar biraz fazla iyi davranması gerekecekti ama önemli değildi çünkü Dean buna değerdi. Konuşmaya başladığı ilk andan itibaren dikkatle onu dinliyordu söylediği şeyler ikizi ile ve kendi ile ilgili olanlar. Üstelik özellikle ona duyduğu aşkı tekrar dile getirmişti. İşte bu gözlerini normale döndürecek bir şeydi ve öylede olmuştu. Gözleri yavaş yavaş normale dönüyordu ama ona hiç bir şey söylemiyordu kısa süren bir sessizliğin ardından onu kolundan kavradı ve sınıfta bulunan başka bir sıraya doğru yanında sürükledi. istediği yere geldiği anda onu sıralardan birine yasladı ve " Tamam haklısın hatalıydım kabul ediyorum ama seni çok seviyorum Dean ve seni kaybetmekten çok korkuyorum. Beni anlıyorsun dimi seni kimseyle paylaşmakta istemiyorum özellikle de onunla " dedi. Cümlesini bitirdiği anda yine kızardığını hissetmişti bu küçüklüğünden kalma aştığı bir sorundu aslında aşırı heyecandan ötürü söylediği şeyler utanmasına neden oluyordu. Bunu çok önceleri aşmış biri bile olsa Dean in karşısında böyle çocukça şeyler yapamıyordu. Sonra aklına ikizinin hala baygın olduğu kısım gelmişti. Daha bir süre daha uyanmayacağına emindi yani baş başa sayılırlardı. Dean i yavaşça iterek onu yasladığı sıraya yatırdı. Aslında bir nevi onun da bitkin vücudundan faydalanıyordu. Yani böyle bir şeyi normalde onun rızası olmadan yapamazdı. Üzerine çıktıktan sonra kulağına doğru eğildi "Kendini nasıl hissediyorsun Dean hala bitkin mi sanırım bu durumu değiştirebilirim " dedikten sonra kendi dudağını ısırdı. Yeterli kan dudaklarının etrafına yayıldığında Dean i öpmeye başladı ve tabi bir yanda da onun kanı emmesini sağlıyordu. Bunu Dean onu durdurana kadar da yapmaya devam edebilirdi.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 17:07

Dean kelimenin tam anlamıyla kendini berbat hissediyordu. Oldukça yorgundu ve denge sorunu yaşıyordu. Gözleri hala kırmızıydı. Kendini toparlamalıydı biliyordu stacy’le uzun bir konuşma onu bekliyordu çünkü… O sırada stacy yanına gelmiş ve dik durmasına yardımcı olmak için onu kolundan tutmuştu. Anlaşılan dean için endişeleniyordu. Dean göz rengini normale döndürmek için oldukça uğraşmış ve sonunda başarmıştı. Ne olursa olsun Stacy’i endişelendirmek ya da üzmek istemiyordu bu yüzden gözlerinin rengini normale çevirmek onun için önemliydi ve bunu da kısa sürede başarmıştı. Biliyordu kötü durumda olan stacy değil kendisiydi ama yinede onun için endişeleniyordu ve buna engel olamıyordu. Tek düşündüğü şey stacy di. Aşk dedikleri şey böyle bir şey olmalıydı en kötü anınızda bile kendinizi değil aşık olduğunuz kişiyi düşünmek ve onun için endişelenmek… Kısa süre sessiz kaldıktan sonra açıklamasını yapıp stacy’nin tepkisini beklemeye başladı. Onu kırmak yada üzmek istemiyordu ama scarlett’a da sırtını dönüp çekip gidemezdi. Evet Stacy’e aşıktı onu seviyordu ama scarlett’ta onun en yakın arkadaşıydı. Stacy bunu anlamalıydı. Bu yüzden doğru kelimeleri seçmeye çalışarak ona bir açıklama yapmıştı. Dean’nın açıklamasından kısa süre sonra stacy’nin gözleri normale dönmeye başlamıştı. Dean bunu görünce rahat bir nefes aldı. Her ne kadar şuan bunu gösteremiyor olsa da stacy’nin onu anlamasına sevinmişti. Etraf bir an sessizliğe gömülmüştü. Daha sonra stacy sıkıca dean’ın kolundan kavramıştı. Dean kısa süre stacy’nin ne planladığını anlamaya çalışsa da bir müddet sonra kendini stacy’nin ellerine bırakmayı uygun bulmuştu. Artık ne yapmayı planladığı konusunda kafa patlatmıyordu sadece ne yapacağını hiçbir tahmin falan yürütmeye kalkmadan öylece bekliyordu. Stacy bir müddet sonra dean’nın çekerek yürümeye başlamıştı. Dean stacy’nin adımlarına oranla yorgun olduğu için daha yavaş yürüyordu ve genel olarak yürümenin yanında dengesini de sağlamaya çalışıyordu. Kısa bir süre yürüdükten sonra sonunda durmuşlardı. Stacy dean’ı sıralardan birine yaslandıktan sonra konuşmaya başladı.Dean tüm dikkatini stacy vererek onu dinlemeye başladı. Stacy cümlesini bitirdiğinde yüzünde hafif bir gülümseme oluşmuştu dean’ın Scarlett’ı duvara fırlattığı zamanki öfkesinden eser kalmamıştı. Scarlett’ı duvara çarpmış olsa da ona aşıktı bu yüzden ne kadar sinirlenirse sinirlensin ona bağıramıyordu ve öfkesi çokta uzun sürmüyordu. Bugün bunu anlamıştı.

Kısa süre sessiz kaldıktan sonra gülümseyerek ''Seni anlıyorum… Ve bende seni çok seviyorum… '' Dedi. Sözlerini bitirdiğinde stacy onu yavaşça iterek sıraya yatırmış ve üzerine çıkmıştı. Dean kendini fazlasıyla yorgun hissetmesine rağmen stacy’e hala gülümsüyordu. Stacy’nin sorusu üzerine bir müddet düşündükten sonra ''Sanırım evet hala bitkin bir haldeyim ama sorun değil tüm yanlış anlamalar çözüldü ve sen yanımdasın muhtemelen birazdan düzelirim ''dedi. Birkaç dakika sonra stacy’nin dudaklarını dudaklarında hissetmişti. Ve öpüşmeye başladıktan sadece birkaç saniye sonra stacy’nin kanını ve tadını dudaklarında hissetmişti. Onu düşünmesi güzeldi. Onu öpmesine diyecek sözü yoktu ama stacy’nin kanını içmeyi planlamıyordu. Başına gelen şeylerin stacy’nin de başına gelmesini istemezdi. Vampirde olsa kanını başkasına verdiğinde çeşitli yan etkileri oluyordu. Her ne kadar şuan yorgun olsa da idare edebilirdi. Biraz kansızlıktan ölmezdi diğmi? sonuçta o bir vampirdi. Stacy’nın dudaklarını dudaklarında hissetmenin tadını çıkararak onu uzun bir süre öptükten sonra durdu. Onu son kes dudağından öptükten sonra ''Aslında dudaklarımı dudaklarından bir an olsun ayırmak istemiyorum ama konuşmamız gereken şeyler var ve scarlett uyanmadan konuşmalıyız''.dedi Stacy tamam anlamında başını salladıktan sonra dean’ın üzerinden kalkmıştı. Dean’da yavaşça doğrulup sıranın üzerine oturmuştu. Kısa süre scarlett’a baktı. Hala uyuyordu ve uzun sürede uyanacağa benzemiyordu. Derin bir nefes aldı ve ''Konu scarlett… bence bu aralar fazla üzerine gitmemelisin… Genel olarak şimdiye kadar kavgalarınıza karışmıyordum biliyorsun ama bu aralar moreli fazlasıyla bozuk bu aralar fazla üzerine gitmesen… Ve iyi davaransan… En azından bir süreliğine…. Olur mu?'' diye sordu ve stacy’nin cevabını beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 17:45

Onu öpmeye başladığı ilk anda kendini kaybetmişti işte az önce olanlar ikizi hiç bir şey yoktu aklında. Koca dünya da sadece Dean ve başka kimsenin varlığını hissetmiyordu, hissetmekte istemiyordu. Onu öperken dudaklarının etrafındaki kan yavaşça yok olmuştu bunu ona iyi geleceğini düşünüğü için yapmıştı üstelik kendini ısırtmadığı için Dean gibi kendini kaybedecek bir durumu da yoktu. Zaten ısırdığı dudakları çoktan onlar öpüşürken iyileşmişti. Oldukça uzun süren öpücüğün ardından Dean onu son bir kez öptükten sonra kendini geriye doğru çekmişti. Öpüşmeyi bıraktıkları ilk anda ise stacy küçük bir kız gibi dudaklarını büzmüş ve bundan hiç hoşlanmadığı belli etmişti. Ama sonra Dean in ağzından çıkan kelimelere kulak verdiğinde " Tamam konuşalım bakalım" dedikten sonra onun üzerinden kalkıp sıraya oturdu. Dean kısa bir süre ikizine bakmıştı onun için gerçekten endişelendiği her halinden belli oluyordu. Kendisi onu bir an bile olsa umursamamıştı yani aslında ne olduğu onu ilgilendirmiyor olsa da Dean e karşı gelmek istemediğinden onu sessizce dinlemeye başladı. Konu tahmin ettiği gibi ikiziydi çünkü artık öpücükten sonra aralarında hiç bir sorun kalmamıştı. Aslında söyledikleri kendini affettirmek için yapmayı düşündüğü şeylerden ibaretti. Her ne kadar istemeye istemeye böyle davranacak olsa da Dean in gözünde Scarlett sayesinden yaratılan Stacy'yi yok etmeyi planlıyordu. Bu sayede tıpkı ailesi gibi Dean de onun yanında ikizine karşı durabilirdi ama şimdilik bunu düşünmek için oldukça erkendi. Üzerine takındı cici kız tavırlarıyla " Tamam sen öyle istiyorsan söz veriyorum onu rahat bırakıcam. Üstelik zaten artık uğraşmak istediğim başka biri var ikizime pek ihtiyacım kalmadı" dedi. Aslında bu cümleyi bir nevi onu kıskandırmak için söylemişti. Onu az önce o kadar çok kıskanmıştı ki o da kıskanılma duygusunu tatmak istiyordu. Daha önce başına gelmediğin den değil sadece bunu duyguyu Dean tarafından hissetmek oldukça garip ve zevk verici olacaktı. Bu yüzden konuşmasına devam etti " Üstelik büyük ihtimalle beni ikizimden daha çok eğlendirecek çünkü sonuçta o bir erkek Scarlett kadar kırılgan olacak değil ya" dedi ardından ise sinsice gülmeye başlamıştı. Bir süre onun gözlerinin içine baktıktan sonra ayağa kalkıp ikizine doğru ilerledi.

Scarlett'ın yanına vardığında eliyle yüzünü kendine çevirmişti az önceki ruh gibi olan ikizinin yüzüne az olsa renk gelmişti. Bu da çok az bir süre sonra uyanacağını anlamına geliyordu. Aslında Dean burada olmasa onu sıradan iterek uyandırmaya çalışırdı tabi düşeceği için canı baya yanacaktı ama umurunda bile değildi. Ama şimdi verdiği bir söz ve uygulaması gereken bir planı vardı. Elini yavaşça ikizinin yüzüne götürdükten sonra yavaşça yanağına vurdu. " Scarlett uyan artık" dedi bir kaç saniye sonra ikizi gözlerini açmıştı. Önce Dean'e göz attıktan sonra tekrar ikizine odaklandı ve " Demin yaptıklarım için özür dilerim Scarlett ama biliyorsun ki ikizin çok kıskanç biri ve sende öyle şeyler söyleyince kendimi tutamadım umarım beni affedersin" dedi. Yüzünde oluşturduğu en tatlı gülümseme ile ikizinin kalkmasına yardım ettikten sonra Dean in yanına doğru ilerledi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Perş. 12 Mayıs 2011 - 20:55

Dean stacy’nin verdiği olumlu cevapla birazda olsa rahatlamıştı. Kısa bir süreliğine de olsa stacy’i scarlett’tan uzak tutmak iyi olacaktı. Şuan stacy’nin başına açtığı belalar olmadan da yeterince sorunu vardı. Ekstradan birde stacy’nin bitmek bilmez oyunlarına ihtiyacı yoktu. Stacy’e aşıktı ama bu gerçeklere sırtını döneceği anlamına gelmiyordu. Stacy kötü biriydi bu su götürmez bir gerçekti ve asla inkar edilemezdi. İsabel’in yakın arkadaşıydı ve ikiziyle uğraşmak en büyük eğlencesiydi. Onun canını yakmayı, onu üzmeyi, onu sinir etmeyi seviyordu. Onu scarlett’tan uzun süre uzak tutabileceğini sanmıyordu ama en azından deneyecekti. Scarlet’tan stacy’i ne kadar uzak tutabilirse o kadar iyiydi. Şu sürpriz evlilik olayından sonra scarlett’ı eski haline döndürmek zor olacaktı bu yüzden mümkün olduğunca stacy’i ondan uzak tutmalıydı. Stacy’nin sözünü tutması umuyordu sadece… Kısa süre sonra stacy ayağa kalkarak scarlett’ın yanına gitmişti. Dean’da aynı şekilde hızlı adımlarla scarlett’ın olduğu masaya gitmişti. Stacy’e her konuda inanabilirdi değişip scarlett’a iyi davranacağı konusu hariç bu yüzden de temkinli davranıyordu. Scarlett gözlerini açtığında ona gülümseyerek ''demek sonunda uyanabildin… İyi misin?'' diye sordu hemen kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''kalkmana yardım ediyim'' diyerek scarlettı kaldırmıştı.

Kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''Sana söylemek istediğim bir şey var… Bak stacyle benim aramdaki şeyi bu şekilde öğrenmeni istemezdim ama ne yazık ki hiç istemediğim bir şekilde öğrendin… Sana bunu daha önce söylemeliydim özür dilerim ama o bir türlü fırsat bulup söyleyemedim…''dedi. Daha sonra scarlett’ın gözlerine bakarak '' bak stacy’le aramızda olan şey hiçbir şekilde arkadaşlığımızı etkilemeyecek sana söz veriyorum. Sen yine benim somurtkan şirinem olmaya devam edeceksin göl kenarındaki ufak sohbetlerimiz asla bitmeyecek… stacy canını sıktığında omzumda rahatlıkla ağlayabileceksin sadece stacy’nin yüzünü daha az göreceksin eh buda sorun teşkil etmez senin için diğmi'' dedi ve scarlett’a göz kırptı. Daha sonra scarlett’a sarıldı ve kulağına ''Hiçbir şeyi kafana takma unutma her şeyin bir çözümü vardır. Hem senle ben kafa kafaya verdikten sonra üstesinden gelemeyeceğimiz şey yok unutmave tabi stacy gelmeden önce bana verdiğin sözüde... '' dedi. Daha sonra scarlett’a sarılmayı bırakıp gözlerinin içine bakarak ''bu arada bence beslenmenede dikkat etmelisin biliyorum siz kızların kilo takıntısı vardır genel olarak ama ben şimdiye kadar şişman bir vampire rastlamadım. Sen rastladın mı?'' diye sordu ve scarlett’ın tepkisini, beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Cuma 13 Mayıs 2011 - 9:45

İkizinin üzerine doğru attığı her adım ölüme biraz daha yaklaştığını hissetmesine neden oluyordu. Ona karşı gelmek isterdi bir nevi kendini savunmak ama yapamıyordu işte. İçinde yaşattığı hüzün ve beslenmemiş olmanında verdiği etki ile bedeni o kadar bitkindi ki şu an onun elinden kurtulmasının sadece bir yolunun olduğuna inanıyordu o da Dean'in bir şeyler yapmasının. Ama sonra ikizinin gözünde gördüğü acıma duygusu onu her ne kadar sinir etse de bu onun Scarlett' a bir şey yapmayacağı anlamına geliyordu, tabi sadece şimdilik. Biliyordu ki gücünü tekrar topladığında ona karşı hazır olmalıydı. Şu an kafasının içinde yarattığı her hangi bir işkence tekniğe karşı. O bunları düşünürken ikizi Dean'in yanına doğru ilerlemiş ve ona bir şeyler demişti ne olduğunu bile anlamıştı aslında vampirlerin çok keskin duyuları vardı ama bitkin vücudu hiç bir şey duyusunun doğru düzgün çalışmasına engel oluyordu. Aralarında geçen konuşmalardan sonra arkadaşı yanına gelmişti ve söylediği şeylere cevap dahi verecek hali yoktu sadece hayır anlamında başını sallaya bilmişti. Çünkü biliyordu şu an iyi olmaktan o kadar uzaktı ki üstelik ona yalan söyleyecek durumunda da değildi. Dean in kucağında ilerlerken aklından geçen tek şey ikizi olmuştu yani Dean ona şu an o kadar yakındı ki onu tanıyordu. Muhtemelen üstlerine atlayacaktı belki onu tekrar duvara fırlatacaktı. Sıraya vardıklarında oturdu ve ikizinin hala hiç bir şey yapmadan onlara baktığını gördüğünde oldukça şaşırmıştı. Belki de Dean e olan duyguları nedeniyle iyi bir kız olmuştu kim bilir en azından bazı yönlerinin değiştiği göz önünde bulundurulursa. Kafası ikizine odaklanmış bir vaziyetteyken Dean in konuşmaya başlamasıyla ona baktı, söylediklerinden sonra " Dean yapamam " demişti ama itiraz etme hakkının olmadığını biliyordu bu yüzden onun kanını içmeye başlamıştı. İstemeye istemeye içmeye başladığı kanı her içine çekişinde daha fazlasını istiyordu bu yüzden içtiği kişinin kim olduğunu bile umursamadan kanı içmeye devam etti ta ki Dean kolunu Scarlett'ın ağzından çekene dek sürmüştü bu durum. Sonrasında ise oturduğu sıraya uzanarak yavaşça uykuya daldı. Sonuçta vampir kanı insan ve hayvan kanı gibi değildi. Şu an Dean yerine sıradan birinin kanını içse saniyesinde kendine gelirdi ama okulun içinde böyle bir şey mümkün olmadığı için böyle idare etmek zorunda kalmışlardı.

Uyurken kendini garip bir rüyanın içerisinde bulmuştu baştan her şeyin mükemmel olduğu güzel bir rüya ama sonrasında Kenny denen kişinin ortaya çıkmasıyla kabusa dönmüştü. Kendini huzursuz hissetse de kabusundan kurtulmak için gözlerini açamıyordu ta ki yanağına dokunan eli hissede dek ve ardından duyduğu ses ikizinin sesi ilk kez onu rahatlatacak bir tonda çıkıyordu. Yavaşça gözlerini açtığın da ikizine doğru baktı ve sonrasında ikizinin ağzından çıkan kelimeler neler oluyordu. Acaba hala rüyada mıydı? yoksa başka bir boyutta mı? Kendine tamamen gelmiş olmasa da en azından konuşacak kadar iyi hissediyordu kendini Stacy nin özrüne karşılık " Tamam yani ben ikinizin arasında yaşananları bilseydim öyle bir şey demezdim ben de hatalıyım aslında " dedi. Bunları söylerken duyduklarına her ne kadar hala inanamıyor olsa da cevap vermişti işte. Sonrasında konuşmaya başlayan Dean ile onun söylediklerine odaklandı duyduklarından sonra " Biliyorum Dean yani aranızda olayın bizim arkadaşlığımızı hiç bir şekilde bozmayacağına hem ayrıca bana yaptıkların zaten bunu kanıtlamıyordu sen hala benim en yakın arkadaşımsın ve aynı zaman da ikizimin erkek arkadaşınız" dedi ve istemeden olsa gülmeye başlamıştı. Yani kırk yıl düşünce Dean ve stacy nin birlikte olabilecekleri asla aklına gelmezdi. Gülümserken dean in ona sarılmasıyla o da arkadaşına sarılmıştı dediklerinden sonra " Tamam merak etmek unutmam sözümü tutucam bana güvenebilirsin " dedi sonrasında "Şişman olmayı kafama falan takmıyorum Dean sadece bu aralar beslenmeye fırsat bulamadım bir sürü şey oldu her neyse ben en iyisi yasak ormana gidip bir kaç hayvan yakalayıp kanlarını içeyim ve sonra da odama giderim" dedi kapıya doğru ilerlerken son bir kez arkasına dönüp " Sonra görüşürüz " dedi ve boş derslikten ayrıldı.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Cuma 13 Mayıs 2011 - 16:22

Scarlett’ın iyi olduğuna sevinmişti. Tam olarak iyi sayılmazdı ama en azından konuşup hareket edebiliyordu. Scarlett’a normal bir insan kanını içtiğinde iyileşebileceği kan miktarından biraz daha fazla kanını verse de vampir olduğu için kanı en fazla bu kadar işe yaramıştı. En azından beslenene kadar onu bir süre idare ederdi. Scarlett’a uzun süre sarıldıktan sonra direk en kısa zamanda beslenmelisin demese de beslenmene dikkat etmelisin diyerek uyarmıştı. Scarlett’ta onunla aynı fikirde olduğunu söylercesine beslenmeliyim diyerek kapıya yönelmişti. Scarlett’ın son cümlesinden sonra gülümseyerek ''görüşürüz…'' dedi ve scarlett’ın sınıftan ayrılışını izledi. Kısa süre sessizliğin tadını çıkardı. Birden stacy’nin scarlett uyanmadan önce söyledikleri aklına gelmişti. Yanlış hatırlamıyorsa yeni kurbanının bir erkek olduğunu söylemişti. Gözleri stacy’e kaydı.

Yeni bir kurban bulması güzeldi ama kurbanının erkek olması kısmı kesinlikle tartışılırdı. Her ne kadar stacy ona iyi davranmayacak olsa da sonuçta zamanın büyük bir çoğunluğunu onunla geçirecekti ve bu fikir dean’ın hiç hoşuna gitmemişti. Stacy’e doğru bir adım attı ve gülümseyerek ''Evet sonunda baş başa kaldık…'' dedi. Stacy’yi belinden tutup kendine çekerek '' Sonunda baş başa kaldığımıza göre konuşabiliriz…'' dedi. Gözlerini stacy’nin gözlerine dikerek ''Söyle bakalım kimmiş bu yeni kurban… Tam adını ve sınıfını öğrenmek istiyorum… Hemen…'' dedi. Adını ve sınıfını öğrenmek istiyorum hemen kelimelerini vurgulayarak söylemişti. Her ne kadar onu kıskandığını ve bu yeni kurbanın erkek olma olayına bozulduğunu belli etmek istemese de ses tonu onu ele veriyordu. Gözlerini bir an olsun stacy’den ayırmıyor ve ondan gelecek cevabı büyük bir sabırsızlıkla bekliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Cuma 13 Mayıs 2011 - 18:09

İkizi söyledikleri karşısında şaşırmıştı. Nasıl şaşırmaya bilirdi ki zaten ona türlü eziyetler eden ve her fırsatta sinir eden ikizi ona karşı çok sevecen davranıyordu. Tabi bunun altın da yatan asıl nedeni anlamış olmalıydı Scarlett sonuçta ikizinin oyunlarını en iyi bilen kişi oydu. Ama yine de Dean yanlarında olmasından mıdır bilinmez o da aynı şekilde davranmış ve sonrasında beslenmesini bahane ederek sınıftan ayrılmıştı. Aslında bu iyiydi hemde çok iyi sonuçta dile getirmemiş olsa da Scarlett şu an bir fazlalıktı. Üzerini değiştirdiği andan itibaren planı Dean ile yalnız kalmaktı ve sonunda yalnız kalmışlardı da. O an aklına Dean'e söylediği şeyler geldi her şeyi onu kıskandırmak için söylemişti ama o nedense takmıyor gibi görünüyordu. Bu durum gerçekten canını sıkmıştı ama belki de o da ikizinin ortalarda olmayacağı bir anı bekliyor olabilir diye düşünüp kendini avutmaya çalıştı. Ama sonrasında haklı olduğunu anlamıştı çünkü ikizi sınıftan çıkar çıkmaz tüm dikkatini onun üzerine toparlamıştı. Gözlerinde gördüğü şeyden dolayı ise sinsice gülümsemeye başlamıştı.

Dean'in kendisine doğru attığı adımları gördüğünde yüzünde ki gülümseme daha da artmıştı söylediklerinden sonra " Evet artık baş başayız" dedi ama lafını bile tamamlamadan Dean onu kendine doğru çekmişti. Söylediklerine " Tamam konuşalım" dedi. Dean'in lafı nereye getireceğini bildiğinden dolayı hala üzerindeki sinsiliği atmamıştı. Göz göze geldiklerinde Dean konuşmaya başlamıştı söylediklerin de Stacy nin aklından geçen tek bir düşünceyi bile anlamadığını belli ediyordu. Bir süre onun gözlerinin içine bakmayı sürdükten sonra onun kolundan kurtuldu ve tam karşısında ki sıraya giderek bacak bacak üstüne attı. Elbiseden ötürü bacakları açılmıştı ama bu pekte umurunda olmamıştı. " Dean neden sana bunu söylemem gerekiyor ki sonuçta Isabel den ötürü onun yaptıklarından hoşlanmadığını biliyorum doğal olarak benim davranışlarımdan da hoşlanmıyorsun her ne kadar bana aşık olsan da durum bu öyle değil mi? Yani o kişiyi sana söylemem planlarımı bozar üzgünüm canım" dedi. Onu bugün çıldırtmaya gerçekten kararlıydı bu yüzden eğer gerçeği öğrenmek istiyorsa onu daha çok zorlaması gerekecekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Cuma 13 Mayıs 2011 - 20:37

Stacy dean’nın kolları arasından kurtularak dean’ın tam karşısındaki sıraya oturmuştu. Bu suskunluk dean’ın canını sıkmaya başlamıştı. Sessizlik ona huzur vermekten çok sinirlerini yıpratıyordu. Stacy’den hala bir cevap alamamak tam bir işkenceydi. Sakinliğini ve tepkisizliğini korumaya çalışıyordu ama stacy’nin susarak geçirdiği her saniye bunu gittikçe zorlaştırıyordu. Stacy sonunda konuşmaya başlamıştı dean dikkatle stacy’i dinlemeye başladı. Sakinleşmeyi umuyordu ama stacy’nin ağzından çıkan her kelime dean’ı daha da sinirlendirmekten başka bir şey yapmıyordu. Buna kıskançlık krizi de diyebilirdiniz ama elinden başka türlüsü de gelmiyordu. Stacy’nin zamanının çoğunu başka bir erkekle ilgilenerek geçireceği fikri sinirlerini bozuyordu. Belki Stacy ve İsabel’e göre iyi biri olabilirdi ama kesinlikle scarlett’a göre de sabırsız biriydi ve scarlett genel olarak daha iyi bilirdi çünkü çoğunlukla scarlett yüzünden okulda fazlasıyla kavga etmişti sinirlendiğinde de İsabel’le stacy’den daha kötü ve acımasız olabiliyordu. Ve şuan stacy kurbanının ismini söylememekte ısrar ederek dean’ın sabrını sınıyordu. Dean’ın gözleri zor olsa da hala maviliğini koruyordu yüzünde soğuk ve sahte bir gülümseme vardı. Aklından her ne kadar ses tonunun yüksekliği için endişelenmeden tüm sinirini ve kıskançlık krizini belli ederek stacy’le o şahsiyetin kim olduğunu öğrenmek için tartışmaya girmek geçse de zorda tepkisizliğini koruyordu.

Stacy’le kelime oyunları eğer söz konusu stacy’nin yeni kurbanının bir erkek olması ve bunun kim olduğunu dean’a söylemiyor olması olmasaydı zevkli olabilirdi fakat şuan kesinlikle tam bir eziyetti. Fakat sinirine şimdilik yenilmeye hiç niyeti yoktu. Kelime oyunları oynamak istiyorsa istediğini alacaktı. Bakalım hangisinin sabrı çabuk tükenecekti stacy’ninmi yoksa dean’ın mı ? Gördüğü ilk sıraya otrduktan sonra dein bir nefesl aldı. Yüzündeki soğuk ve sahte gülümsemeyi koruyarak '' Haklısın İsabelden ve onun yaptıklarından hoşlanmıyorum özelliklede beni çileden çıkartabilmek için sürekli burnumun dibinden ayrılmayarak tüm gün bana sırnaşmasından hoşlanmıyorum ve onun küçük oyunlarından da… ''dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra soğuk ses tonunu korumaya çalışarak ''Ve haklısın sana aşığım her ne kadar davranışlarından hoşlanmıyor olsam da… Ama biz sevgiliyiz yani kiminle ne zaman ne yaptığını bilmeye hakkım var ve merak etme scarlett dışındaki herhangi birine işkence etmen beni ilgilendirmiyor yani scarlett’la uğraşmadığın sürece bence istediğin kişiye işkence edebilirsin hatta istersen sana yardım bile ederim. Ama kurbanlarının kim olduğunu bilmek istiyorum özellikle erkek olanların adını ve sınıfını senin haricinde belki arada bende o kişilerle uğraşırım fenamı...'' dedi. Bir müddet sessiz kaldıktan sonra Stacy’e dönerek ''Pardon ben bizim sınıftan bir kıza derslerde yardımcı olacağım konusunda söz vermiştim şimdi hatırladım yani tüh şu malum kurbanla uğraşmaktan mahrum kalacağım ama olsun en azından aklım sende kalmayacak kimle olduğunu ve ne yaptığını bileceğim bensiz eğlenmek zorunda kalacaksın ama sorun etmezsin herhalde sonuçta birileriyle uğraşmak ne olursa olsun eğlencelidir…'' dedi ve stacy’nin tepkisini beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   C.tesi 14 Mayıs 2011 - 12:56

Oturduğu sırada ellerini arkaya atarak oturuşu biraz daha rahat bir hale getirmişti. Söylediklerinin ardından onun neler diyeceğini merak ediyordu. ama için ucunda onu çıldırtmak gibi bir eğlence olduğu için bu bekleyiş hiçte can sıkıcı gelmiyordu. Aksine geçen her saniye güzelliği onun bir nevi gözüne sokmak istercesine seksi bakışlarını onun üzerinde gezdiriyordu. Gerçekten de ondan başka bir erkekle birlikte olurken onun bu durumu kabulleneceğini hiç sanmıyordu. Yine Dean gibi zeki birinin bu kadar çabuk oyuna gelmeyeceğini bir gerçekti muhtemelen Stacy'nin başlattığı bu oyun oldukça uzun sürecekti ki kısa yaşanan her şeyi yok sayan biri için bu uzun dakikaların önemi oldukça büyüktü. Aralarında süren uzun sessizlik boyunca Dean in kafasında bir şeyler geçirdiğini anlayabiliyordu odaklandığı gözleri bir kaç saniye de olsa koyu kızıl bir hal almıştı ama sonrasın da bu gözler yerini çekici mavi gözlere bırakmıştı. Bu onu gerçekten çıldırttığına bir kanıt olduğu için sinsi gülümsemesini daha da arttırmıştı. Dean de karşısında bir sıraya oturduktan sonra o çok beklediği konuşmasına başlamıştı işte. Stacy ise ağzından çıkacak her kelimeyi büyük bir merak için de dinliyordu. Yüzünde yine Stacy nin o çok sevdiği soğuk gülümseme vardı. Bir an sanırım bu gülümseme on da olduğu sürece ona sonsuza dek aşık kalabilirim diye düşündü. Aslında sadece o gülümse için şu an yerinden kalkıp onu defalarca öpebilirdi ama bu başlattığı oyun için pekte iyi olmazdı sonuçta yarım bırakılmış bir oyun olacaktı ve tabi yarım bırakılan hiç bir şey zevkli değildi.

Dean in kurduğu daha ilk cümlenin ardından onun bir kez daha kuzenin den ne kadar nefret ettiğini anlamış oldu. İki kuzenin kendi ve ikizi arasında yaşananlardan pekte farklı bir yaşantısı olmadığı belliydi. Ona cevap verme gereği duyduğu için konuşmaya başladı. " Evet işte dediğim gibi Isabel den gerçekten nefret ediyorsun. O ve onun yaptığı her şeyden ama sonuç olarak artık senin kız arkadaşın olduğum için en azından benimleyken o kafana takmaman gereken bir sorun. ama tabi ben yokken ikiniz yalnız olduğunuz da neler olur bilemem " dedi. Aslında bilemem demesi tamamen yanlıştı çünkü biliyorsu sonuçta bahsettikleri kişi onun en yakın arkadaşı Isabeldi. Onu çıldırtmak için elinden gelen her şeyi yapacaktı Dean onun sevgilisi olduğu halde en yakın arkadaşına sevgilim rahat bırak da diyemezdi yani bu bir kızın elinden oyuncağını almakla aynı şeydi. Dean nasıl Scarlett ile kendi arasında bir seçim yapamıyorsa aynı şey stacy için de geçerliydi. Yani Isabel, Dean ile iyi anlaşamıyor diye onu hayatından çıkaramazdı da üstelik bu hayatta sahte değer verdiği kişiler dışında ısabel in onun hayatında büyük bir önemi vardı. Yani güvensizlikler üzerine kurulu bu hayatta sırtını dayayıp güvenebileceği tek dostu Isabeldi. Dean'in sessizliği boyunca kafasının için de saniyeler içinde bunlar yankılanmıştı işte bu düşünceler ama sonra konuşmaya başladığında tekrar ona karşısında ki kişiye odaklandı. Dediklerinin ardından " Hmm anladım demek sevgili olmamız sana hesap vermem gerektiği anlamına geliyor öyle mi ama ben yaramaz bir kızım bana nasıl söz geçirmeyi planlıyorsun merak ettim doğrusu " dedi. Aslında ona sözünü dinlemek için yapabileceği o kadar çok şeyi elinde bulunduruyordu ki Dean tabi onları kullanmayı akıl ederse Stacy yi tam anlamıyla elinde tutabilirdi. Ama sonrasında yine oluşan sessizlik bu düşüncenin gerçekleşmeyeceğini düşünmesine neden oluyordu ve tekrar konuştukların da söylediği şeyler aralarında ki bu oyunu daha da kızıştırmaktan başka bir işe yaramamıştı. Normalde onun boğazına sarılır ve kızın kim olduğu öğrenmek için bir şeyler yapardı ama bugünkü kıskançlık limitini ikizi ile çoktan durdurmuştu sıra Deandeydi ona ne kadar değer verdiğini göstermek istiyordu hepsi bu. Aklından geçen düşünceler ve yüzünde oluşturduğu sinsi gülümsemesiyle sıradan kalktı mini olan elbisesini düzelttikten sonra Dean'e doğru yavaş adımlar attı yanına vardığında ise bir eliyle yanağını okşayarak " Tamam o zaman canım sana kolay gelsin bende işime bakayım bu arada bir erkek gözüyle bana bir baksana sence bu kıyafet bir erkeği delirtebilir mi? Sonuçta erkekler konusunda sadece kelimeler onları çıldırtmaya yetmez bazen güzelliği de kullanman gerekir yanlış mıyım? " dedi sonrasında ise ondan bir cevap dahi beklemeden kapıya doğru yavaş adımlar atmaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   C.tesi 14 Mayıs 2011 - 16:55

Dean sessizce stacy’ın vereceği cevabı bekliyordu. Hala kurbanının kim olduğunu öğrenememişti ve sinirleri de git gide daha fazla bozuluyordu. Bu oyunu daha ne kadar sürdürebilirdi bilmiyordu. Açıkçası bu kadar sabredebildiğine şaşıyordu. Öfke sorunu yaşayan biri için yeterince iyi dayanmıştı şimdiye kadar… Bazen tüm bunların başına gelmesi için ne gibi bir suç işlediğini merak ediyordu. Dünyayı başına yıkmak için sürekli uğraşan baş belası bir kuzeni vardı. En yakın arkadaşının olaysız bir günü geçmiyordu. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi şimdi birde fazladan lord sorunları vardı. Sanki stacy’nin oyunları yeterince sorun çıkarmıyormuş gibi… Üstelik okulda başka kız yokmuş gibi Scarlett’ın biricik düşmanı stacy’e aşık olmuştu. Stacy’le scarlett arasında çıkan kavgalarda ikisinin arasında kalmaya başlamıştı ve sevgili olduktan sadece birkaç gün sonra ilk kavgalarını etmişlerdi. Daha doğrusu hala ediyorlardı.. Ha birde son olarak şu yeni erkek kurban olayı vardı. Her günü İsabel,stacy ve scarlett sayesinde ayrı bir olayla geçiyordu ve dean tüm bu olaylar karşısında artık nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilmiyordu. Sıradan bir hayatı olan bir vampire göre fazla olaylı geçiyordu günleri….

Dean stacy konuşmaya başladığında tüm bu düşüncelerinden kurtularak tüm dikkatiyle onu dinlemeye başladı.Stacy’nin son sözleri üzerine zar zor normal tuttuğu gözleri koyu kızıl olmuştu. Artık sinirlerine hakim olmaya çalışmıyordu. Stacy sabrının sınırlarını yeterince zorlamıştı ve az önce söylediği kelimelerle de dean’ın sabrını tüketmeyi başarmıştı. Gözleri öfke doluydu. Artık oynadıkları oyun umurunda değildi. O çocuğun ne olursa olsun adını ve sınıfını öğrenmek istiyordu. Stacy sonunda dean’ı çileden çıkarmayı başarmıştı. Kıskançlık duygusu… öfke ve sinir en üst seviyedeydi.Hızla ayağı kalktı ve kapıya doğru ilerlemekte olan stacy’nin kolundan sıkıca tutarak onu duvara yapıştırdı. Öfkeli gözlerini stacy’nin gözlerine dikerek ''Yeter artık bu oyundan sıkıldım. Sevgilimin benden çok onunla zaman geçireceği kişinin kim olduğunu öğrenmek istiyorum hemen… '' dedi. Kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''İstediğini düşünebilirsin ama kurbanının erkek olması yeterince sinirlerimi bozdu bence kendi iyiliğin için artık soruma cevap vermelisin tabi eğer hala uğraşabileceğin birileri olsun istiyorsan… İnan bana o kişiyi kendim bulursam onunla işim bittiğinde revirlik olacağı için tüm planlarını ertelemek zorunda kalırsın hem de uzun süreliğine…''dedi .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   C.tesi 14 Mayıs 2011 - 21:31

Kapıya doğru adımlar atmadan önce onun gözlerini içine bakmıştı artık Dean tam olarak da istediği kıvamdaydı. Kıskançlık ve öfke nedeniyle deliye dönmüştü. Ama o durumu daha da kötüleştirmeye karar vermişti bu yüzden kapıya doğru yavaş ama kendinden emin adımlar atmaya başlamıştı. İlerleyişi ise Dean in onu kolundan tutarak duvara yapıştırmasıyla son bulmuştu. Gözlerinde gördüğü şey ona o kadar zevk veriyordu ki bunu kesinlikle kelimelerle anlatamazdı. Ardından dean konuşmaya başlamıştı söyledikleri hala Stacynin baştan beri ne demek istediğini anlamadığını gösteriyordu. Anlamamasının nedeni zeki olmaması ya da başka bir şey den değildi. Sonuçta onun oldukça zeki biri olduğu biliyordu sadece şu an kendini kaptırdığı kıskançlık duygusu onu sadece öfkelendirip normal şeyler düşünmesini engelliyordu. Tıpkı kendi kıskançlığın da olduğu gibi yani normalde düşünse Dean i asla ikizinden kıskanmazdı. Hem onların çok iyi arkadaş olduklarını bildiğinden hemde ikizinin asla Dean i istese de kendine aşık edemeyeceğinden ötürü kendini rahat hissederdi. Ama bugün yaşadıkları bunların tam tersiydi kölesi olduğu kıskançlık ve öfke duygusuyla hareket etmişti. Dean sözlerini bitirdiğinde " Ama tatlım her şeye daha yeni başlamıştık bu kadar çabuk sıkılman hiç doğru değil " dedi üzerinde ki sinsiliği bir an olsun bile kaybetmiyordu. Dean in az önce başka bir kız hakkın da söylediklerini ise çoktan unutmuştu belki de bu nedenle kendini biraz daha rahat hissediyordu. Dean e olan aşkı dışında tam bir duygusuzluk içine girmişti. Bakışları ona olan aşkını gösterirken geriye kalan her şey koca bir hiçten ibaretti. O da bu hiçliğin tadını çıkararak tamamen soğuk tavırlarıyla Dean i gözleriyle süzmeye başlamıştı ta ki o tekrar konuşmaya başlayana kadar.

Dean i bir yandan dinlerken diğer yandan da kafasında bir şeyler planlıyordu ve fazla düşünmesine gerek duymadan planını yapmıştı. DEan in sözlerinin altında sadece kıskandığı çocuğu değil kendini de tehdit edici aslında fazlasıyla rahatsız edici gelse de şu an karşısındakini uğraştığı sıradan insanlarla kıyaslayamazdı. Dean konuşmasını tamamladığında onu kollarından tutarak duvara yapıştırdı bir kaç saniye içinde yer değiştirmişlerdi. Hemen ardından ise ondan bir kaç adım uzaklaştı ve kafasında ki planı uygulamaya koyuldu. " Lütfen Dean beni tehdit mi ediyorsun yani söylemezsem burada canımı mı yakacaksın. Aslın da bakarsan gerçekten yaptığını görmek isterim biliyor musun? " dedi. Evet işte planı buydu tamamen çılgına çevirmeliydi şimdikinden bile daha fazla tüm bu aptalca konuşmalar bittiğinde ise onunla sabaha kadar öpüşmek istiyordu tabi Dean onu bu kadar çılgınlıktan sonra öldürmezse. Sonra araların oluşan sessizlik bir nevi kuzuların sessizliğini andırmıştı ama sonrasında stacynin attığı kahkaha tüm sessizliği bir an da yok etmişti. Dean e doğru attığı hızlı adımlar ile onu arkasında ki duvara sabitledi " Dean dean dean ben gerçekten birilerini çılgına çevirme konusun da oldukça iyiyim sanırım. Her neyse tüm o söylediklerimin altında yatan gerçek sendin tatlım yani senden başka şu an başka hiç bir şeyle uğraşmak istemiyorum hatta bu koca okulsa sen ve benden başka hiç kimse olsun istemiyorum" dedi ve dudaklarından öpmeye başladı. Ama bu seferki sıradan bir öpücük sayılmazdı tüm o öpüşmelerinin aksine bu seferki gerçekten tutku doluydu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Paz 15 Mayıs 2011 - 19:16

Stacy’nin ilk sözleri üzerine daha da sinir olmuştu. Hala oynadıkları oyundan bahsediyordu sanki dean’ın çok umurundaymış gibi… Bu kadar çabuk sıkılması hiç doğru değilmiş… Ne yapmayı planlıyordu dean’ı çıldırtmayı falan mı? İstediği buysa bunu zaten başarmıştı. Oyun dean için uzun süre önce bitmişti. Baştan hiçbir tepki göstermeden ona iyi eğlenceler dileyerek çekip gitmeyi düşündüyse de stacy bunu zaman içinde söyledikleriyle imkansız hale getirmişti. Sonuç ortadaydı kıskançlık duygusuna ve öfkesine yenik düşmüştü. Gözleri deyim yerindeyse ateş püskürüyordu. Stacy’e sinirle gülümseyerek''Ya öylemi bir dahaki sefere hatırlat bunu telafi edelim ''dedi. Zorlada olsa ses tonuna hakim olarak… Tabi bunu sadece bir şeyler söylemek zorunda olduğu için söylemişti. Tamamen sinirle hiç düşünülmeden söylenen bir şeydi. Stacy’nin yüzündeki gülümseme daha da yayılmıştı anlaşılan dean’ı sinirlendirmek dean haricindeki herkes için eğlenceliydi. Bu gülümsemeyi iyi tanıyordu İsabel’in yüzünden eksik olmayan o sinsi gülümsemeydi bu ne yazık ki şu durumda eğlenen tek kişi stacy’di. Az önceki sinirli gülümsemesi kaybolmuş yerini ifadesizliğe bırakmıştı. Artık hiçbir şey düşünemez olmuştu. Asla plansız hareket etmeyen birinin sadece birkaç günde bu kadar değişebileceği aklının ucundan geçmezdi. Ama durum ortadaydı… Stacy’nin " Lütfen Dean beni tehdit mi ediyorsun yani söylemezsem burada canımı mı yakacaksın. Aslın da bakarsan gerçekten yaptığını görmek isterim biliyor musun? " demesi üzerine kısa süreliğine yere devirdiği gözlerini stacy’nin gözlerine dikti. Sinirli bir şekilde gülümseyerek hayır anlamında başını salladı. Onu tehdit mi ediyordu? Evet tehdit ediyordu ama onun canını yakmayı düşünmüyordu. Birinin canı kesinlikle yanacaktı ama o biri stacy değil stacy’nin zavallı kurbanıydı. Stacy’nin adını söylememek için uğraştığı her saniye uğraşmaya niyetli olduğu kişinin revirde kalacağı süreyi biraz daha uzatıyordu. ''Seni tehdit mi ediyorum? Hım güzel soru… Evet seni tehdit ediyorum canını yakma kısmına gelecek olursak emin ol zavallı kurbanının canı senden daha çok yanacak… ''dedi büyük bir sinirle… Etrafı derin bir sessizlik kaplamıştı. Sessiz kalmak… Çoğunlukla güzel olsa da şuan tam tersiydi. Stacy’nin daha fazla canını yakmamak için kendini zor tutuyordu ve stacy…

O dean’ı deli etmekte kararlıydı. Sessizlik stacy’nin kahkahalarıyla son bulurken dean gözlerini bir an bile ondan ayırmayarak ona bakıyordu sadece… Sinirleri iyice yıpranmıştı. Aklında şuan tek bir şey vardı oda çekip gitmek çünkü stacy’i incitmek y ada onun canını yakmak istemiyordu. Stacy’ın yeni kurbanını söylemeyeceği açıkça ortadaydı. Daha fazla zorlamanın bir anlamı yoktu çocuğu kendi yöntemleriyle bulması gerekiyordu. Gözleri hala koyu kızıldı fakat artık kolundan sıkıca tutmuyordu onu bırakmıştı ve bir adım geri çekilmişti. Derin bir nefes aldı ve bir müddet gözlerini stacy’nin gözlerine dikerek ona uzunca bir süre baktı. Yüzünde belli belirsiz sinirli bir gülümseme vardı. Tam gitmek için harekete geçmeyi düşündüğü anda stacy’nın ona doğru gelmeye başlamasıyla birkaç adım geriledi ve çok geçmeden duvara yapıştı. Stacy onu hareket edemeyeceği şekilde duvara deyim yerindeyse duvara sabitlenmiş durumdaydı. Hareket edecek alanı yoktu. Ne geriye gidebiliyordu nede ileriye… Gözlerini sinirle stacy’nin gözlerine dikti çok geçmeden yine konuşmaya başlamıştı. Ama artık küçük oyunlar için hiç sabrı yoktu. Stacy’nin " Dean dean dean ben gerçekten birilerini çılgına çevirme konusun da oldukça iyiyim sanırım.'' demesiyle istemsizce soğuk bir şekilde gülümsedi. Ona şüphe yok dercesine… Evet, bu oldukça açıktı. Birilerini sinir edip çılgına çevirme konusunda en az isabel kadar iyiydi. Lafı nereye getireceğini merak ediyordu bu yüzden tüm dikkatini ona vererek stacy’i dinlemeye başladı. Söyledikleri dean’ı şaşırtıp aklını karıştırmıştı. Gerçekten doğrumu söylüyordu. Yani bunca zamandır Stacy’le ondan daha fazla zaman geçirecek diye kıskandığı kişi kendisimiydi? Peki dean bunu nasıl fark edememişti? Aşk ve kıskançlık gerçekten insanın gözünü kör ediyordu anlaşılan bunu az önce yaşamıştı fakat hala aklını kurcalayan sorular vardı. Kafasının karışıklığı yüzüne yansımıştı. Tüm düşünceleri birbiriyle çatışıyordu. Stacy onu öpene kadarda aklındaki karışıklık devam etmişti. Stacy onu öptüğü anda tüm karışıklıklar sona ermişti. Gözleri kısa süre kırmızıyla mavi arasında git gel yaşasa da sonunda eski maviliğine dönmüştü. Stacy’i uzun süre öptükten sonra kendini geri çekerek ''Sen gerçekten insanı çıldırtırsın… O kadar süre boyunca seni kendimden kıskandığıma inanamıyorum. Yalnız gerçekten öyle biri olsaydı kesinlikle revirlik olacağı kesindi. Çünkü benden başka kimseyle özellikle benden başka bir erkekle benimle geçirdiğinden daha uzun bir zaman geçirme ihtimali bile beni yeterince çıldırtıyor.''dedi ve stacy’yi öpmeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Terazi Maymun
Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 26/01/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Salı 17 Mayıs 2011 - 16:36

Onu öptüğü ana kadar yaşanan her şey ona zevk ve tatmin duyguları aşılamıştı. Dean'in tüm o öfke ve kıskançlık krizleri içindeyken verdiği tepkiler den o kadar hoşlanmıştı daha önce hiç kimseyle böyle eğlenmemiş gibi hissediyordu kendini. Aslında düşününce normal olarak garip bir durumdu bu sonuçta Dean i bu şekilde üzüyordu ama diğer yandan ona aşıktı. Aşık olduğu birine bir insan neden böyle bir şey yapma gereği duyardı ki bu soruya mantıklı birinin vereceği cevap ona asla böyle bir şey yapamama olurdu her halde ama Stacy zevk aldığını düşündüğü her şey sonuna kadar yapardı, sonucunu düşünmeden sadece alacağı zevke odaklanmış bir şekilde. Dean'i öpmeye başladığın da ise tüm o almak istediği zevk ve tatmin duygusu yön değiştirmişti. Şu an yaptığı her şeyi ise içinde ki aşk duygusu ile yapıyordu ve öpücüğü tutku doluydu. Dean'in de aynı şekilde zevk alıp almadığını merak ediyordu aslında ama öpücüğüne karşılık vermesi bile onun da hoşlandığı anlamına gelmiyor muydu zaten bu yüzden neden sormak için bu güzel öpücüğü bozmak kesinlikle ona göre değildi. Onu öpmeye devam ederken Dean'in bir anda kendini geri çekmesiyle onun gözlerinin içine bakarak yüzünde somurtan bir ifade oluşturmuştu. Çünkü onu hala öpmek istiyordu ama sözlediği sözlerinden sonra somurtkan suratı sinsi bir ifadeye ve iki büklüm dudakları yerini sinsi bir gülümsemeye bırakmıştı. Sözlerinin ardından " Evet kesinlikle öyle bir özelliğe sahibim daha önce de söylememiş miydim..... Hem konuşmanın başın da beni aslın da anlayacağını düşünüp korkmuştum ama sen beni kıskanmaya başladıktan sonra sanırım bir nevi kendini kaybettin aşkım " dedi. Bir süre gözlerinin içine baktıktan sonra " Kıskanç sevgilim benim " dedi ve tekrar öpüşmeye başladılar. Uzun bir sürede bu öpücüğü sürdürdüler.

Öpüşmeyi bıraktığın da Dean'den uzaklaşarak en yakın masanın üzerine oturdu. Saçlarını arkaya attıktan ve kıyafetin etek kısmını düzelttikten sonra bir şeyler düşünmeye başladı. Aklına yine bin bir türlü şeytanı plan geliyordu. Zaten genelde böyle planları düşünmesi bile gerekmiyordu onlar kafasının içinde bir şekilde oluşuyordu. Sonunda aklına gelenler den birini uygulamaya karar verdi tüm bakışlarını sevdiği kişinini üzerine odakladığında sinsice bakışlarını belirginleştirdi. " Dean şu senle uğraşmak zevkli olsa da aslında az önce yaşanan gerçek olabilir bunu biliyorsun dimi. Yani gerçekten başka biriyle uğraşmaya başlayabilirim üzgünüm tatlım bu kanımda olan bir şey asla değişmeyecek diğer özelliklerimden birisi" dedi. Aslında bu söylediklerinin pekte planı ile ilgisi yoktu yani yeni bir kıskançlık krizi yaratmaya çalışmıyordu asıl planı ikizi ile ilgili olan kısımdı aslında bir nevi cici kızlık yapmayı planlıyordu ona ama az önce dedikleri bu plana pek uymuyor gibi görünse de ilerisi için bir zemin hazırlıyor denebilirdi. Üstelik cici kız çalışmaları için de henüz gerçekten erkendi. Bir an gözü pencereye kaydı hava oldukça kararmıştı üstelik buraya gelmeden önce öğlen sonrası güneşi gökyüzünden kendini gösteriyordu. Demek onca kavga ve öpüşmeleri sandığından biraz daha zaman almıştı. İstemiyor olsa da artık ayrılmaları gerekiyordu. Tabi ki dersler yüzünden ailesine karşı en büyük kozu olan derslerini asla ihmal etmemesi gerekiyordu çünkü. Sonra birden " Tatlım sanırım ayrılmamız gerekiyor saat tahminimden de çabuk geçti ne yazık ki" dedi ve sıradan kalktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Alone
Vampir|Hufflepuf IV. Sınıf
avatar

Balık Keçi
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Hüzünle karışık öfke krizi   Salı 17 Mayıs 2011 - 20:15

Uzun süre öpüştükten sonra stacy onu son kes öptükten sonra geri çekilmiş ve onlara yakın olan ilk masaya oturmuştu. Davranışlarından ve yüzündeki sinsi gülümsemeden yine aralarında enteresan bir konuşma geçeceği belliydi. Dean stacy’nin gözlerine bakarak derin bir nefes aldı. Enteresan konuşmaların, sinsi planların ve sıra dışı olayların ardı arkası kesilmiyordu bir türlü… Fakat dean’ın bu günlük olaylar karşısında tepkisiz kalarak olayları anlamaya çalışma sınırı çoktan dolmuştu. Artık yeni bir sorunla karşılaşmak istemiyordu. Ne yeni bir tartışmaya yetecek kadar gücü ne de yeni bir oyuna başlayacak kadar sabrı kaldığını düşünmüyordu. Bir gün için yeterince olay yaşamıştı daha fazlasını kaldıramazdı. Zaten belli etmese de fazlasıyla yorgundu. Scarlett’a kan verdikten sonra geriye kalan tüm enerjisini de az önceki tartışmada tüketmişti. Dinlenmeliydi… Yavaşça duvara yaslandı. İfadesiz bir yüzle stacy’nin söylediklerini dinledikten sonra belli belirsiz bir şekilde sahte bir gülümseme takındı. Elbette yeni bir kurbanı olacaktı biliyordu. Stacy asla birileriyle uğraşmaktan vazgeçmeyecekti. Tıpkı isabel gibi… Sürekli yeni kurbanları olacaktı. Dean sadece bu kurbanların erkek olabileceği fikrinden hoşlanmıyordu. Ama bunun içinde yakında bir çözüm bulacaktı.

O sıra gözleri cama kaydı. Hava kararmıştı. Anlaşılan düşündüğünden daha uzun süredir buradaydılar… Dean sessizliğini koruyor ve dışarıda esen şiddetli rüzgârın sesini dinliyordu. Havanın gittikçe soğuk olduğunu cama vuran rüzgârın şiddetinden ve camlardan gelen sesten anlamak oldukça kolaydı. Bir an önce kendini yatağa atıp bu geceliğine her şeyi bir kenara koyarak sabaha kadar deliksiz bir uyku çekmek istiyordu. Genel olarak stacy’den bir an olsun ayrılmak istemezdi ama bu gün gerçekten fazlasıyla şey yaşamıştı. Ve bu günlük kesinlikle bu kadar olay yeterliydi. Stacy’le ya da scarlett’la geçirdiği her an olaylıydı. Biraz dinlenmeliydi. Tüm bu yaşananlar bir vampir için bile oldukça fazlaydı. Stacy’nin son sözlerinden sonra zoraki bir şekilde gülümseyerek ''Evet haklısın… Zaman düşündüğümüzden de hızlı… Saatler oldukça hızlı geçiyor'' dedi. Aslında buna tam olarak katılmıyordu. Güzel zamanlar evet çabuk geçiyordu fakat bu gün pekte güzel geçmemişti. Yani dean için gün stacy’nin düşündüğünden daha uzun bir gün olmuştu. Dean stacy’e doğru birkaç adım attıktan sonra durdu ve derin bir nefes aldıktan sonra ''Evet sanırım yatakhanelerimize dönsek iyi olur. Bu gün yeterince şey yaşadık ikimizin de biraz dinlenmeye ihtiyacı var. '' dedi. Stacy de evet anlamında başını sallayarak dean’ın söylediklerini onaylamıştı. Ve beraber boş derslikten çıkarak binalarına doğru yürümeye başladılar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hüzünle karışık öfke krizi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Yazıcı kartuşu sorunlarını gidermek için
» Garip benzerlik, karışan kafalar

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HOGWARTS :: IV. Kat :: Boş Derslik-
Buraya geçin: