AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Düşünce Denizi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Düşünce Denizi   Salı 19 Nis. 2011 - 20:16

Bugün günlerden beri yapmadığı bir şeyin farkına vararak odasından ayrıldı. Günlerdir onun yanına uğramamıştı emindi ki yanına gitmemesi onu oldukça üzmüş ve onunla karşılaştığı ilk anda kırgın olduğunu yüzüne vuracaktı. Yine de onun gönlünü tekrar alabileceğine emindi sonuçta sadece sevgisi göstermek bile onu mutlu ederdi. Odasından çıkmadan önce onun için atıştırmalıkla hazırlamıştı ve kulenin merdivenine vardığında artık kimse tarafından görülmediğini düşündüğü an vampir hızıyla yukarıya çıktı. Baykuş hanenin kapısında bir kaç saniye bekledi baykuşların sesleri o kadar rahatlatıcı bir melodiymiş gibi geliyordu ki ona hayatı sadece onların yanın da geçirebilirdi. Kapıyı yavaşça açarak içeri doğru adım attı ve daha ilk adımında kendine doğru uçmakta olan baykuşa bakıp gülümsedi ama tam ona dokunacağı an baykuş manevra yaparak yuvasına geri gitmişti. Bu demek oluyordu ki Jarvis gerçekten onunla ilgilenmediği için kızgındı Scarlett'a. Ama dersler ikizi ile aynı odayı paylaşıyor olmalı yani evde hayatını cehenneme çevirdiği yetmiyormuş gibi okulda da aynı davranışları sergiliyordu. Yine de bunlar Jarvisle ilgilenmemek için bir bahane olmamalıydı. O hayatında değer verdiği en önemli canlılardan biriydi yani ikizi ile onun arasında bir seçim yapması gerekse tereddüt dahi etmeden seçeceği kişi Jarvis olurdu. Jarvisin yuvasına doğru yaklaştı ve onun başına dokundu. " Tamam biliyorum Jarvis bana kırgınsın ama hala benim en iyi arkadaşımsın buraya gel " dedi ama o sanki umursamıyormuş gibi başını diğer yana çevirmişti. Üzgün dolu gözlerle Jarvis'e bakarken kısa süre sonra baykuşta ona bakmaya başlamıştı ve Scarlett'ın gülümsemeye başlamasıyla baykuş birden havalanıp Scarlett'ın başına kondu. Bu da iki dostun asla küs kalamayacaklarını kanıtlıyordu.

Jarvis hala başında kendine baykuş hanede oturabileceği bir yer aradı. Normalde baykuşun başına çıkmasına kızardı ve o bunu bile bile Scarlett'ı her gördüğünde aynı şekilde başına konardı. Ama bugün bu bile ona rahatsızlık vermiyordu. Baykuş hanenin pencerelerinin bulunduğu kısımda oturabileceği bir yer bulmuştu ve oturur oturmaz yaptığı ilk iş Jarvisi başından alarak kucağına yerleştirmişti. Tüylerini okşamaya başladığında aklına yanında getirdiği atıştırmalıklar geldi. Poşetinden baykuş bisküvilerini çıkarırken " Buraya sadece seni görmeye gelmedim ufaklık bunları ne kadar sevdiğini biliyorum" dedi ve bisküvileri baykuşa yedirmeye başladı. Jarvis büyük bir iştahla midesinin doldururken o da tüyleri okşamaya başlamıştı. Kısa bir süre farkında bile olmadan kendini bir düşünce denizinin içinde kaybolurken buldu.

Rp Out:Gelecek Var

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Düşünce Denizi   Salı 10 Mayıs 2011 - 0:02

İsabel dersten çıkar çıkmaz hızla yatakhanesine doğru ilerlemeye başladı. Sonunda sıkıcı dersler bitmişti ve özgürdü. Yapmayı planladığı bir sürü şey vardı ama önce üzerindeki şu iğrenç üniformadan kurtulmalıydı. Üniformasından da binasından da etrafa belli etmese de oldukça nefret ediyordu. Kısa süre sonra sonunda yatakhanesine varmıştı. Birkaç küçük sersem kızla dikkatsizliği yüzünden tartıştıktan sonra büyük bir sinirle odasına girdi. Uzun süre ne giysem diye düşündükten sonra siyah mini eteğini ve aynı renkteki tişörtünü giydi . Tam odadan çıkmak üzereydi ki gözüne uzun zaman önce yazdığı ama ailesine bir türlü yollayamadığı mektup çarptı. Bir müddet baykuşhaneye gidip gitmeme konusunda sessiz kalsa da sonunda mektubu aldı ve odasından çıktı. Aslında bugünkü planlarında mektup yollamak yoktu. Halletmesi gereken birkaç ufak işi vardı daha sonra stacy’le buluşacaktı. Fakat uzun süredir göndermeyi ertelediği mektubunu göndermeyi biraz daha ertelerse ailesinden azar işitecekti. Nutuk dolu bir mektup ve yaz tatilinde azar işiterek geçirilen 1 hafta geçirmek istemiyordu. Bu yüzden mektubu bir an önce yollamalıydı.

Baykuş sesleri gittikçe artıyordu. Yavaş yavaş baykuşhanenin merdivenlerinden çıkarken bir yandan da baykuşunu ne kadar uzun zamandır görmediğini düşünüyordu. Evet sorumsuz biriydi ama baykuşunu hiç bu kadar ihmal ettiğini hatırlamıyordu. Gittikçe daha sorumsuz biri halinemi geliyordu yoksa… Düşüncelerinden kurtulup etrafına baktığında baykuşhanenin kapısına geldiğini fark etti. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdi. Kısa süre etrafa göz gezdirdi. Baykuşunu etrafta görememişti. Biraz daha ilerlediğinde baykuşhanede yalnız olmadığını fark etti. İleride bankta oturan biri daha vardı ve kokusu hiçte yabancı gelmiyordu. O ara baykuşunu gördü. Baykuşunun yanına gidip onu biraz devri yemesi için getirdiği krakerleri verdikten sonra mektubunu da vererek baykuşunun yanından ayrıldı. Hızlı adımlarla tanıdığı biri olduğunu düşündüğü kişiye doğru ilerlemeye başladı. Yanılıyor da olabilirdi tabi ama sanki orda oturan kişi scarlett tı. Çok geçmeden tahmininin doğru olduğunu gördü sinsice gülümseyerek yanına gitti. Ve alaycı bir ses tonuyla ''bence fazla derinlere dalma boğulursun sonra... ''dedi. Scarlett'a bakarak ''bakıyorumda biricik vahşi yaratıkcığınla dertleşiyorsun ama şaşırmamalıyım diğmi ? Sen sonuçta sorunlu birisin normal bir arkadaşının olmasını beklemek haksızlık olurdu...''dedi. Ve scarlet'ın tepkisini beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Düşünce Denizi   Salı 10 Mayıs 2011 - 18:51

Sessizce akıp giden zamana aldırmadan tepkisiz bir şekilde düşünce denizinin içindeydi hala, çıkmaya da pek niyetli olduğu söylenemezdi. Yani şu an hayattan öylesine soyutlanmıştı ki Jarvis bile durumun farkında olmalıydı çünkü nefes almak dışında hiç hareket etmiyordu. Belki de rahatsız edeceğini bile düşünüyor olabilirdi. Sonuçta baykuşlar zeki canlılardı ve Jarvis Scarlett'a oldukça fazla değer veriyordu. Öyle ki bir keresinde ikizi her zamanki gibi odasında onu rahatsız ederken camdan içeri girip Stacy'i gagalamıştı tabi sonrasın da Scarlett onu elinden almasa onu saniyeler içinde öldürecekti ama tabi ki buna izin vermemişti. Jarvis bu hareketiyle başına gelebilecek her şeyi biliyordu yine de buna rağmen hiç bir işe yaramasa bile onu koruduğunu belli etmek istercesine uyguladığı bu hareketi ona ne kadar değer verdiğini gösteriyordu. Bunları düşünürken bir anlığına düşünce denizinden çıktığı hissetmiş olsa da saniyeler içinde denizin derinliklerine doğru çekildi. Jarvis ile ilgili çoğu anısı onu mutlu ederken o derinlerde başka düşüncelerle karşılaşmış ve karamsarlığın boynuna bağlanan bir taş gibi ona uyguladığı ağırlıkla daha derine batıyordu. Üzerine binen en ağır yüklerden birisi ise daha sadece bir kaç gün içinde başına gelen olaydı. Saldırıp kanını içtiği o kız ona oldukça anlayışlı davranmıştı ama çocuk o pekte insancıl bir şekilde davranmamıştı ona daha sı sanki ona bir yaratıkmış gibi bakmayı sürdürmüştü. Ama bu durumda ona nasıl kıza bilirdi ki çünkü haklıydı sonuçta bir hayvan gibi onun canını yakmış ve kanıyla beslenmişti. Sonrasında aklına gelen ilk düşünce ile ailesi ile olan son konuşmasıydı ve ima ettikleri şey neden ikizine benzemek zorundaydı ki dışarıdan bakıldığında herkesi inandırdığı cici kız görüntüsünün altında yatan şeytanı sadece kendi görüyor diye neden bu kadar üzerine gelmek zorundaydılar. Onun gibi olmak istemiyordu hepsi bu tamam belki iyi biri sayılmazdı ama onun gibi birine de dönüşmek istemiyordu kendi içinde yeterince acı çekerken etrafında ki herkese de acı çektirmesinin ne anlamı vardı ki. Belki de asıl anlaması gereken şey buydu ya da ne yaparsa yapsın anlamayacağı şey stacy'nin bunlardan nasıl bir zevk aldığıydı.

Tüm bu düşünce yığınıyla içinde bulunduğu deniz git gide daha da bulanık bir hal almıştı ve tabi onu dünyadan daha fazla soyutlaştırmıştı. En başta çıkmak istemeyen kendi olsa da şimdi istese de sanki çıkamayacak gibi hissediyordu kendini. Zaten dışarı da onu bekleyen kim vardı ki kucağında ki Jarvis ve arkadaşı Dean dışında ona değer verip yokluğunda onu arayacak kim. İkizi canı onunla uğraşmak istemediği zamanlarda kesinlikle ortalarda olmazdı. Tam her şeyi kabullenmiş ve artık çıkamayacağına inandığı anda kulağına gelen rahatsız edici ses tonuyla bir anda kendine geldi. Karşısındaki kişi ile göz göze geldiği ilk anda içinde oluşan nefret ve öfke neredeyse ikizine karşı duyduğu duygularla aynı ölçüdeydi. Nefret dolu bakışlarını onun yüzüne odaklamışken ağzından çıkan kelimelere kulak veriyordu. Söyledikleriyle onu sinir etmeye mi çalışıyordu sonuçta varlığı bile onu sinir etmeye yeterdi. " Ha ha ha çok komiksin Isabel noldu soytarılık yapacak başka birini bulamadığın için baykuşlarımı eğlendirmeye geldin " dedi. Her ne kadar bu sözleri ile onlara benzememek istemediği düşüncesi çelişiyor olsa da onların karşısında sessiz kalmak gibi bir niyeti yoktu. Devamında söylediği sözlere sadece sinir bir şekilde güldü ve Jarvisi yuvasına yolladıktan sonra " O yaratıkçık dediğin baykuşun bir adı var Jarvis unutmamışsındır her halde dimi hem ayrıca haklısın ben sorunlu biriyim bu yüzden neden arkana bile bakmadan yanımdan gitmiyorsun bilirsin ki sorunlu kişilerin her an ne yapacakları hiç belli olmaz yani canını yakmak istemem tabi bu acıtmayacağım anlamına gelmez " dedi.

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Düşünce Denizi   C.tesi 14 Mayıs 2011 - 18:46

Scarlett tamda isabel’in istediği gibi tepki vermişti. İsabel’i görünce sinirleri tepesine çıkmıştı. Yüzündeki ifadeden bunu anlamak oldukça kolaydı. Tıpkı dean gibi scarlett’ta isabel’den nefret ediyordu biliyordu ama bundan şikayetçi değildi İsabel de onlardan nefret ediyordu. Yani duyguları tamamen karşılıklıydı… Onlarla uğraşmayı ve onları çileden çıkarmayı seviyordu. Scarlett’ın onu tehdit etmesi üzerine kısa süre gülmüştü. Hiç öğrenemeyecekti diğmi? İsabel’in gözünü korkutup ondan kurtulmak için tehditten daha fazlasına ihtiyacı vardı ki aralarında çıkabilecek kavga bile gözünü korkutmuyordu. Aksine scarlett’la karşılaşmak eğlenceli olabilirdi. Her ne kadar dean’la uğraşmak daha eğlenceli olsa da dean’ın değer verdiği tek kişiyle de uğraşmak en az onunla uğraşmak kadar zevkliydi. Çünkü biliyordu. Scarlett dean’ın en yakın arkadaşıydı ve scarlett genel olarak başına gelen ya da canını sıkan her şeyi dean’a anlatırdı. Buda dean’ın tüm olanlardan haberi olunca sinirden çıldıracağının habercisiydi. Bir nevi dolaylı yoldan da olsa istediğini elde edecekti.

Bu da scarlett’la uğraşması için yeterli bir sebepti. Tabi scarlett’la uğraşmasının çeşitli sonuçları da olacaktı farkındaydı. Scarlett ve dean’la kavga etmek gibi… Scarlett onun için sorun teşkil etmiyordu ama emindi ki dean’ın tepkisi düşündüğünden daha kötü olacaktı. Tatilde onun arkadaşıyla uğraşmanın bedelini ağır ödemişti. Üstelik tatildeki arkadaşına scarlett kadar değer vermiyordu. Şimdi ise en değer verdiği kişiye sataşıyordu… Ama bunu pekte önemsemiyordu. Yüzündeki sinsi gülümseme daha da belirginleşmişti. Scarlett’ın baykuşuna doğru bakarak ''ah evet bir adı vardı diğmi? Ama ne fark eder ki? Sonuçta aşırı yabani, saldırgan ve sevimsiz bir baykuş kısaca yaratık da denilebilir…'' dedi. Jarvis ona sinirlenmiş olacaktı ki kısa süre ona baktıktan sonra çekip gitmişti. Başka biri olsa saldırmayı deneyebilirdi ama daha önce isabel’le tanışmıştı ve ona saldırmanın hiçte iyi bir fikir olmadığını öğrenmişti. Bu yüzden çekip gitmişti. Gözlerini scarlett’a dikerek ''tüh sanırım konuşmanızı bölmemden hoşlanmadı ve gitti. ''Bir süre sessiz kaldıktan sonra alaycı bir ses tonuyla ''Ah lütfen sence seninle burada sohbet etmek dururken çekip gider miyim? Ama belki dean’ı nerede bulabileceğimi söylersen olabilir...'' dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Venom
Vampir|Slytherin V. Sınıf
avatar

Akrep Keçi
Mesaj Sayısı : 128
Kayıt tarihi : 23/01/11
Lakap : Bela, kan emici

MesajKonu: Geri: Düşünce Denizi   Ptsi 16 Mayıs 2011 - 12:11

Isabel'in suratında ki ifadeden hiç hoşlanmamıştı kendisinden hoşlanmadığı gibi. O ve ikizi yapacak başka bir iş bulamadıklarında mı peşlerinde dolanarak birilerini sinir etmeye çalışıyorlardı. Bazen onları anlamaya çalışsa da onları anlamak neredeyse imkansızdı zaten onları anlamaya çalışmayı da uzun süre önce bırakmıştı. Isabel tavırlarını sergiledikçe ikizi ile neden arkadaş olduklarını da anlıyordu birbirine o kadar çok benziyorlardı ki birilerini sinir etmek en yakınlarına dünyayı dar etmeye çalışmak. Bazen Dean ile olan dostluklarında onların payının olduğunu bile düşünüyordu. Yani Dean de Scarlett a benzerdi bazı yönlerden üstelik ikisininde bir baş belası vardı üstelik baş belalarının aralarında ki dostluk işte bu gerçekten onların payı olduğununu düşünmesini sağlıyordu. Ama yine de şu da vardı ki Dean ile aralarında ki bağ onlar olmasa da gerçekleşmesi muhtemel bir şeydi yani o hayatında kaç kişiye güvenmişti ki gerçek anlamda kendi ailesine bile güvenmiyordu. Bunda da haksız sayılmazdı tüm ailesi Stacy tarafından başlarına geçirilmiş at gözlükleri ile ona bakıyor ve ikizinin söyledikleriyle onu yargılıyorlardı. Stacy bu işi nasıl beceriyordu bilmiyordu sonuçta ailesi yetişkinlerden oluşuyordu. Yetişkinlerin kandırmanın zor olduğu söylenirdi ama ikizi onları birer çocuk gibi avuçlarının içlerinde oynatıyordu. İşte bu nedenle onlara güvenemezdi ama Dean o her koşulda güvenebileceği biriydi ve öylede yapıyordu. Isabel ile aralarındaki sessizlik sürerken kafasındaki düşünceler işte bunlardan ibaretti geçen her saniye daha fazla düşünce kafasında oluşurken Isabel in konuşmaya başlamasıyla her biri yok oldu.

Isabel'in varlılığının yanında sesi de onu deli ediyordu ama yine de sakinliğini korumalıydı en azından şimdilik söylediklerinden sonra " Evet onun bir adı var Isabel ama ne yazık ki onun adını aklında tutabilecek kadar bile beynin yok değil mi? Üstelik ona yabani demeyi kes çünkü Jarvis karşısında ki kişiye göre davranır senin sevimsizliğine yabanilik olarak cevap vermesi ise gayet doğal bir tepki" dedi. Aslında bu kelimeler ve söylediği her şey hala sakin bir Scarlett ın ağzından çıkan kelimelerdi. Kendini kaybederse neler olacağını kim bilebilirdi zaten karşısında ki kişinin değersizliği yüzünden kendini kaybetme korkusu da taşımıyordu üzerinde. Jarvis'in yanından gitmesi de buna işaretti belki de çünkü o da kendini kaybetmiş Scarlett'ı görmekten hoşlanmıyordu, tıpkı Daen gibi. Isabel'in söyledikleri onu en az ikizinden kurtarmak için çabaladığı kadar onla da uğraşması gerektiğini gösteriyordu. " Bence konuşmamızdan değil senden hoşlanmadığı için gitti hem ayrıca Dean nerede şu an bilmiyorum hem bilsem bile neden onun yerini sana söylemek isteyeyim ki hem ayrıca ne zamandan beri biz sohbet ediyoruz söyler misin? ".

-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Alone
Vampir|Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Kova At
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/04/11

MesajKonu: Geri: Düşünce Denizi   Paz 29 Mayıs 2011 - 20:50

İsabel Scarlett’ın içten içe sinirde çıldırdığını biliyordu. Bu yüzden söylediklerini çokta umursamıyordu. Gözlerini bir süre scarlett’ın gözlerine dikti. Her an öfkeden çıldırabilirdi. Gerçekten hayatta katlanamadığı iki şey vardı büyük ihtimalle scarlett’ın biri ikizi diğeri ise İsabeldi. Yüzündeki sinsi gülümsemeyi korurken aynı zamanda umursamaz bir tavır sergiliyordu ki bu genelde dean’ı sinirden çıldırtmaya bir adım daha yaklaştıran şeylerden biriydi muhtemelen scarlett’tada aynı şey yaşanacaktı. Sonuçta dean’la scarlett yakın arkadaştılar ve ne kadar inkar ederlerse etsinler bir çok yönden birbirlerine benziyorlardı. Aynı şeyleri seviyor ve aynı şeylerden nefret ediyorlardı. Ve kesinlikle katlanamadıkları tek kişi İsabel’di. Aslında stacy’de vardı tabi… Etrafa kısa süre göz gezdirdikten sonra gözlerini scarlett’a dikerek umursamazca '' Tabi tabi benim yaratık demem beyinsiz olduğumu ama senin bir hayvanla konuşman zeka küpü olduğunu gösteriyor diğmi? Hangimiz daha acınası yabani hayvanına yaratık diyen benim mi yoksa bir baykuşla konuşan senin mi? … Ah o küçük beynini yorma canım tabi ki senin halin daha acınası… '' dedi. Daha sonra uzaktan onları izleyen jarvise bakarak ''ayrıca jarvis bir yabani kabul et dean’ı ısırdı. Eğer dean’ı bile ısırabiliyorsa kesinlikle yabani demektir. '' dedi. Jarvis ona sadece uzaktan kötü bir şekilde bakmakla yetiniyordu. Daha doğrusu isabel’e saldırmaya kalktığında neler olacağını bildiği için bakmakla yetinmek zorunda kalıyordu demek daha doğru olurdu. Jarvise çok bilmiş edasıyla ufak bir gülücük fırlattıktan sonra yine dikkatini scarlett’a dikti.

Ah scarlett… Asla öğrenemeyecekti diğmi? Dean’ın yerini söylemek ondan bir an önce kurtulmak demekti ama tabi onunlayken de gayet eğleniyordu bu yüzden dean’ın nerede olduğunu söylememiş olmasın a pek takılmadı. Uzun süren bir sessizliğin ardından gülerek '' Hım dean’ın yerini bana neden söyleyesin ki? Benden kurtulmanın tek yolunun dean’ın yerini söylemen olduğu için olabilir mesela…'' dedi. Ona yaramaz çocuklar gibi bakarak omuz silti ve ''ama dean’ın nerede olduğunu söylememen de o kadar sorun değil tabi senle uğraşmakta en az onunla uğraşmak kadar eğlenceli... Tabi günün sonunda olan biten her şeyi dean’ın omzunda ağlayarak anlatırken dean’ın sinirden çıldıracağı düşüncesi de bunu daha da zevkli hale getiriyor'' dedi. Aklına scarlett’ın sohbetle ilgili söylediği şeyler gelmişti. Yüzüne muzip bir gülümseme yerleştirerek '' Ayrıca senin sinirden çıldırmamak için kendini zor tuttuğunu bilerek geçirdiğimiz her ufak atışma aslında bir sohbet benim için… '' dedi. Gözlerini gökyüzüne dikerek ''Harika bir hava diğmi? Bu arada sen neden bu kadar üzgünsün? Yani dean’ı bulamadığın için baykuşunla konuşabilecek kadar vahim bir durumda olmanın nedeni nedir? Aklını mı kaçırdın yoksa ? '' diye sordu. Scarlett’ı bu halde görmenin ona ne kadar zevk verdiğini belli eder bir şekilde sormuştu bunu…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Düşünce Denizi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HOGWARTS :: Kuleler :: Baykuşhane-
Buraya geçin: